3. Hukuk Dairesi 2016/15010 E. , 2017/7075 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE)MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ziynet eşyasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, boşanma dosyasından tefrik olunan ziynet eşyası istemli dilekçesinde tarafların 2010 yılında evlendiklerini, davalının düğün yaparken 30.000,00 TL borçlandığını, paraya ihtiyacı olduğunu iddia ederek nişan ve düğün sırasında takılan tüm ziynet eşyalarını geri vermek vaadiyle müvekkilinden aldığını, ancak ziynetleri bozdurarak bir kısmı ile kız kardeşine, kalan kısmı ise ağabeyine araba almaları için verdiğini iddia ederek; kişisel eşya olan ziynetlerin aynen iadesini, mümkün olmaması halinde bedelleri toplamı olan 25.000,00 TL"nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının ziynetleri evden ayrılırken yanında götürdüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafça kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; sözkonusu karar, Dairemizin 17.03.2015 tarih, 2014/18127 Esas-2015/4350 Karar sayılı ilamıyla; davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece; bozma ilamına uyularak Aile Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafca ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.01.2016 tarih, 2015/14651Esas- 2016/976 Karar sayılı ilamıyla “...Somut olayda; davacı, düğünde hediye olarak takılan 9 adet burma bilezik, 3 adet ince hediyelik bilezik, 1 adet gramise, 10 adet çeyrek altının iadesini talep etmiş ise de; yargılamada sürecinde ortaya koyduğu delilleri ile bu ziynet eşyalarının davalı tarafından zorla elinden alındığını ispatlayamamıştır. Ancak, davalı 07.06.2013 günlü duruşmada alınan beyanında davacıya düğünde takılan 3 tane ince hediyelik bilezik ile 10 adet çeyrek altının düğünden 15 gün sonra bozdurularak kıyafet ve eşya alındığını ikrar etmiştir.
./..
-2-
Şu durumda; davalı tarafın ikrarı ile davacı kadına ait 3 adet ince bileziğin ve 10 adet çeyrek altının davalı koca tarafından bozdurulduğu kanıtlanmıştır. Öte yandan; gerçekleşen bu durum karşısında ispat yükü kendisine geçen davalı koca, davacı kadının bu bilezikleri iade edilmemek üzere kendi rızası ile verdiğini de ispatlayamamıştır.
Bu durumda mahkemece; 3 adet ince bilezik ve 10 adet çeyrek altın yönünden ziynet eşyası alacağının kanıtlandığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile davacının üç adet ince bilezik ve on adet çeyrek altının aynen iadesine, olmadığı takdirde, üç adet bilezik bedeli olan 1065 TL ve on adet çeyrek altın bedeli olan 1660 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK"nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır.Hükümde değeri 1.065TL olan, 3 adet bileziğin iadesine karar verilmiş ancak ayar ve gramları yazılmamıştır.
Ne var ki, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün 2.fıkrasında yer alan; “üç adet ince bilezik” ifadesi yerine “üç adet her biri 14 ayar, 5’er gram bilezik” ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.