23. Hukuk Dairesi 2019/912 E. , 2020/3381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında, yabancı bir futbol takımına konaklama hizmeti verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, davalı şirketin bu anlaşma kapsamında yer alan, futbol sahası tahsis etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca rakip takımların da aynı otelde konaklaması nedeniyle huzursuzluk yaşandığını, bunun üzerine yabancı futbol takımının müvekkilince başka bir otele yerleştirildiğini, yeni bir antreman sahası için ödemeler yapıldığını, davalının sözleşmeye aykırı bu davranışları nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, konaklama yapılmamasına rağmen davalı şirkete fazladan ödenen 21.455 Euro, başka bir otele yapılan 10.975 Euro ödeme, antreman sahası için yapılan 2.500 Euro ödeme olmak üzere toplam 34.930 Euro maddi tazminat ile 20.000 Euro manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, buna rağmen futbol takımının süresinden önce otelden ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10.02.2012 – 25.02.2012 tarihleri arasında, yabancı futbol takımına konaklama hizmeti verilmesi konusunda anlaşma yapıldığı, davacının bu hizmet için peşin 49.650 Euro ödeme yaptığı, ancak davalıdan kaynaklanan nedenlerle, futbol takımının süresinden önce, 19.02.2012 tarihinde oteli terk ettiği, otelde kalınılan süreye ilişkin hizmet bedelinin 30.105 Euro olduğu, davalının, takımın otelden ayrıldığı tarihten sonraki döneme ilişkin olarak, davadan sonra davacıya 20.000 Euro iade yaptığı, dolayısıyla davacının konoklama bedeline ilişkin bir alacağı kalmadığı, başka bir otelde konaklama ve antreman sahası için ödeme yapıldığına ilişkin iddiaların ise ispat edilemediği, davacının ticari itibarının zedelendiğine ilişkin dosyada somut veri bulunmadığı, bu yöndeki iddiaların somutlaştırılmadığı gerekçesiyle, 21.455 Euro konaklama bedeline ilişkin açılan davada; 20.000 Euro’su yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığını, 1.455 Euro yönünden talebin reddine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemleri ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 6. maddesi “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davalı vekilince ön inceleme duruşmasından önce 20.000 Euro ödeme yapılmış olup, mahkemece bu tutar yönünden davanın konusuz kaldığına hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, tarifenin anılan hükmü uyarınca, konusuz kalan kısım yönünden davacı lehine yarısı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı lehine bozulması gerekmiş ise de hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 7. paragrafındaki “5.444,76 TL” ibaresi çıkarılarak, yerine “2.722,38 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı tarafa ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.