Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4096
Karar No: 2017/6870

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/4096 Esas 2017/6870 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2017/4096 E.  ,  2017/6870 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi


    Dava, 01.01.2011 tarihinden itibaren ....-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
    Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Eldeki davada mahkemece verilen 18.03.2015 tarihli karar, Dairemizin 2015/11146 E., 2016/4930 K. Sayılı İlamı ile özetle,“...öncelikle davacının Kurumca sigortalılık süresi olarak kabul edilmeyen 01.01.2011-23.9.2014 döneminde yapılan prim ödemelerinin, Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçlarına ilişkin olup olmadığını ortaya koymak, değilse tescile esas kabul edilmesi gerektiği gözetilerek ve yukarıdaki ilkeler kapsamında tarımsal faaliyetin sürdüğü anlaşılırsa zorunlu sigortalılık süresi olarak kabul etmek, tarımsal faaliyet yoksa, 5510 sayılı Kanunun 50. maddesi kapsamında ve 52. maddenin 3. fıkrasının “Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89"uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz.” hükmü de gözetilerek, isteğe bağlı sigortalı saymaktır. Ayrıca, okuma yazma bilmediği belirtilen davacının ziraat odası kaydına dair terk işleminin safahatı da araştırılmalı, belirlenecek sigortalılık süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşulları yeniden irdelenmesi” gereğine işaret edilerek araştırma yapılmak üzere bozulmuştur.
    Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir.
    (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
    Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
    Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
    Mahkemece, davacı hakkında zirat odası kayıtlarından yola çıkılarak tarımsal faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bozma sonrasında yapılan araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmakla birlikte, bozma ilamımızda da açıkça belirtildiği üzere, tarımsal faaliyetin bulunmaması halinde dahi davacı hakkında 5510 sayılı Kanunun 50. maddesi kapsamında ve 52. maddenin 3. fıkrasının “Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89"uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz.” hükmü de gözetilerek, isteğe bağlı sigortalılık hükümlerinin uygulanma şartlarının varlığı yönünden bozma kararımız çerçevesinde irdeleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.10.2017 günü oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi