10. Hukuk Dairesi 2017/3698 E. , 2017/6868 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamda belirtilen nedenlerle davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
Hükmün, davalı ... ile fer"i müdahil Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı ... avukatının temyiz talebi yönünden;
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu"nun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Davada da, gerekçeli karar ve fer"i müdahil Kurum avukatının temyiz dilekçesi 29.05.2015 tarihinde temyiz eden davalıya bizzat tebliğ edilmiş, temyiz ise 08.06.2015 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da gözönünde tutularak davalının temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine,
2-Fer"i müdahil Kurum avukatının temyiz talebi yönünden ise; davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1979 olduğunun ve 01.04.1979 - 01.10.1979 tarihleri arasında davalıya ait inşaat işyerinde çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada, Mahkemece öncelikle çalışıldığı iddia edilen inşaat işyerinin inşaat ruhsatının araştırılması ile hangi yıllarda yapıldığının belirlenmesi ve sonrasında dinlenen tanıkların beyanlarında davacıya doğruladıkları anlaşılmakta ise de, bu tanıkların çalışmalarının davaya konu inşaat işyerinde geçip geçmediği hususunun tespiti bakımından hizmet döküm cetvelleri getirilmeli ve komşu işyerleri araştırması yapılmak suretiyle kayıtlara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda re"sen delil araştırmasının mahkemece yapılabileceği de dikkate alınıp, gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O hâlde, fer"i müdahil Kurum avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.