Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2016/1272
Karar No: 2017/28

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/1272 Esas 2017/28 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2016/1272 E.  ,  2017/28 K.

    "İçtihat Metni"

    Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Günü : 16.02.2012
    Sayısı : 88-22

    Sanık ..."in suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan 5237 sayılı TCK"nun 220/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis; mağdur..."na yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanunun 109/2, 109/3-b ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden TCK"nun 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.02.2012 gün ve 88-22 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 06.11.2013 gün ve 24421-21962 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.07.2016 gün ve 212903 sayı ile;
    "İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 6. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilen hürriyeti tahdit ve suç örgütüne üye olmak suçlarının yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkin bulunmaktadır. Dosyanın kapsam ve içeriği, mevcut delil durumu, özellikle mağdurun sıcağı sıcağına ve sonradan alınan beyanları dikkate alındığında sanık hakkında yağma suçundan açılıp tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilen kısmı için de itiraz düşünülmüş ise de, suç örgütü yöneticisi ve üyesi olan ve çok sayıda eylemleri bulunan diğer sanıkların bazı eylemleri ile birlikte bu suça ilişkin kısım da Yüksek Dairece bozulduğundan ve dosya yerel mahkemesine gönderilerek yargılamanın bu suç ve diğer sanıklar yönünden mahallinde devam etmekte olması sebebiyle yargılamanın sürüncemede kalmaması için dosya mahallinden istenmesi yoluna gidilmeyerek yargılama bittiğinde yapılacak temyiz incelemesi sırasında tebliğname aşamasında değerlendirilmesi uygun görülmüş, mağduriyetin önlenmesi için sadece onama kararı verilen ve infaz aşamasında olan iki suç için itiraz cihetine gidilmiştir.
    Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; suç tarihinden öncesinde ve sonrasında herhangi bir adli sicil ve arşiv kaydı bulunmayıp suç tarihinde İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi, Endüstri Mühendisliğinde öğrenci olan sanık ..."in ailesinin bulunduğu Akhisar ilçesinde ikamet etmekte olduğu ve olay tarihinden öncesinde Manisa ve Akhisar bölgesinde "Topi"ler adı altında illegal faaliyet gösteren ... yöneticiliğindeki suç örgütüne üye olduğu ve örgüt adına araç kiralama sebebiyle alacak iddiası bulunan örgüt liderinin talimatı doğrultusunda mağdur..."nun alıkonulması ve zorla senet imzalatılmasına katıldığı iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır. Suç örgütünün illegal faaliyetleri sebebiyle alınan mahkeme kararları doğrultusunda suç örgütü yöneticileri teknik takibe alınmış ve izleme ve dinlenmeye başlamış olup sanığın suç örgütü yöneticileriyle suç teşkil eden bir konuşması görüşmesi tespit edilememiştir. Somut olayda; sanık ile suç tarihinden 5 yıl öncesine kadar arkadaşlığı bulunan mağdur ..."in, olay gününden kısa bir süre önce örgüt yöneticisi ..."ün işyerinden kiraladığı araç ile kaza yapması üzerine aracı kendi imkanları ile tamir ettirdiği, hatta tamir için sanayide sanıkla birlikte tamirhane aradıkları, ancak sanık ..."ün aracın tamir süresinde beklediği ve günlük kira bedeli olan 80 Liranın toplam yaklaşık 1500 Liranın da ödenmesi gerektiği yönünde mağdura baskı yapmaya niyetlendiği, ancak parası olmayan ve zaten tamir masrafını üstlenen mağdurun bu parayı ödemek istemediği, suç gününde mağdurun ve sanığın birlikte atari salonunda bulundukları ve sohbet ettikleri sırada ..."ün kardeşi olan ve kayıt altına alınan olaydan sonraki telefon konuşmalarında suçtan haberdar olduğu anlaşılan sanık ..."un yanlarına geldiği, aynı zamanda ..."un mağdur ..."in de arkadaşı olduğu, atari salonundan üçü birlikte başka bir kafeye geçtikleri ve burada oturdukları sırada sanık ..."in yanlarına geldiği, burada birlikte oturdukları, ancak ..."in para mevzusunu açmadığı, mağdur ve sanıklara kendine ait araçla başka bir yere gidip bir şeyler içme davetinde bulunduğu ve hepsi birlikte mağdura karşı herhangi bir cebir ve tehdit olmadan ..."in kullandığı araçla Kapaklı mevkiinde bu sanığın büfesine geldikleri, araç içerisinde de herhangi bir para mevzusu konuşulmadığı, ancak burada iken birden sanık ..."in kira alacağı konusunu açıp mağdurdan para istediği, hatta sanık ..."le de mağdurun telefonla konuşturulup parasının olmadığını söylediği, parası olmadığı anlaşılan mağdura bu kez sanık ... iki tokat atarak boş bir senedi 1500 Lira olarak imzalattığı, bu sırada olay yerinde bulunan sanık ..."in mağdurun sıcağı sıcağına alınan ilk beyanlarından ve sonraki tüm beyan ve dilekçelerinden anlaşıldığı şekilde olaya karışmadığı, mağdur üzerinde herhangi bir baskı kurucu veya sanık ..."in eylemini destekleyici bir tavır içerisine girmediği, senedi alan sanık ..."in daha sonra mağdur dahil herkesi evlerinin yakınına bıraktığı anlaşılmaktadır. Sanık ... hiçbir aşamada atılı suçlamayı kabul etmemiş, mağdur veya diğer sanıklar da sanık ..."in suça katıldığına dair beyanda bulunmamışlardır. Sanığın olay yerinde bulunmasına rağmen fiilen suça katıldığına dair mahkûmiyete yeter derecede bir delil bulunmamaktadır. Keza sanığın, suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olduğu sonucuna götüren bir delil de dosyada bulunmamaktadır... Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/02/2013 tarih, 2012/6-1490 esas, 2013/59 sayılı kararında örgüt üyeliği suçunun oluşması için aranan yasal şartların sanık yönünden oluşmadığı anlaşılmaktadır. Hürriyeti tahdit suçunda ise, 5 yıllık arkadaşı olan mağdurla tesadüfen birlikte olduğu sırada eylemin diğer sanıklarca icra edilmesine katılımı olmamıştır. Mağdurun beyanı da bu yöndedir.
    Bu sebeplerle; sanık ... hakkında suç örgütüne üye olmak ve hürriyeti tahdit suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı" görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat ederek, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
    5271 sayılı CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 27.09.2016 gün ve 5039-5880 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    1- Özel Dairece onanmasına karar verilen; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, mağdur ...’e yönelik yağma, mağdur...’na yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdur ...’a yönelik tehdit ve mağdur ....’a yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; sanıklar ... ...ve ... ...hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve mağdur...’na yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık.... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ile mağdurlar ... ve ...’ya yönelik yağma; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve mağdur ...’e yönelik yağma; sanık ....hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve mağdur ....’a yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; sanıklar .... ve .... hakkında mağdur ... ve....’e yönelik yağma suçları ve sanıklar ...., .... ve .... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçlarından kurulan mahkûmiyet ile sanıklar ... ve İsmail ...hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan kurulan beraat,
    2- Özel Dairece bozulmasına karar verilen; sanık ... hakkında mağdur..."na yönelik tehdit, sanık ... hakkında mağdurlar ...,.... ve ...."ya yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdurlar ...., ...., .... ve ..."e yönelik yağma ile mağdurlar..., ..., ... ve ..."e yönelik tehdit; sanık ... ...hakkında mağdur ...’ye yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdurlar ... ve..."na yönelik tehdit, mağdurlar .... ve ..."e yönelik yağma ile mağdur ....’a yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; sanık ... ...hakkında mağdur..."na yönelik tehdit ile mağdurlar .... ve ...’e yönelik yağma; sanık .... hakkında mağdur ...’ye yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık.... hakkında mağdurlar.... ve ...."ya yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mağdur ..."e yönelik yağma ile mağdur ..."a yönelik tehdit; sanık ... hakkında mağdurlar.... ve ...."ya yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık .... hakkında mağdur ...’a yönelik tehdit, sanık ....hakkında mağdurlar .... ve ....’a yönelik yağma, sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte yardım etme ve mağdur ...’ye yönelik yağma, sanık .... hakkında mağdur ...’a yönelik tehdit ve suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte yardım etme ile sanıklar .... ve .... hakkında örgüt adına suç işleme suçlarından kurulan mahkûmiyet,
    3- Temyiz edilmeksizin kesinleşen; sanıklar ..., ... ..., ... ...ve.... hakkında mağdurlar ...ve ...’a yönelik hakaret suçundan kurulan düşme, sanıklar ... ...ve.... hakkında mağdur ...’ye yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar ... ...ve ... ...hakkında mağdur ...’e yönelik yağma ile mağdurlar ....ve...."e yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık.... hakkında mağdur...’na yönelik tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar ..., ... ..., ... ...ve ... hakkında mağdur ...’ya yönelik yağma, sanıklar ... ..., ... ...ve.... hakkında mağdurlar ..., ...ve ...’a yönelik tehdit, sanık ... hakkında mağdur ....’a yönelik tehdit, sanıklar ..., ... ..., ... ...., .... ve.... hakkında mağdur ...’a yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, sanıklar ... ..., ... ....,.... ve .... hakkında mağdur ...’e yönelik tehdit, sanıklar ..., ... ..., ... ...ve.... hakkında mağdur ...’a yönelik tehdit, sanık.... hakkında mağdur ....’a yönelik yağma, sanıklar ..., ... ..., ... ....,...., ...., İsmail ...ve ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık, sanıklar ... ..., ... ...ve.... hakkında mağdurlar .... ve ....’a yönelik yağma ile mağdur ....’a yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve sanıklar ..., ... ..., ... ...ve.... hakkında mağdur ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat,
    Hükümleri inceleme dışı olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Manisa İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan istihbarî çalışmalarda; il genelinde mağdurlar nezdinde geçmişe dayalı korkutucu şöhrete sahip kişilerin mensubu oldukları ailenin genel lakabı olduğu belirtilen “Topi” tabirini kullanan inceleme dışı sanık ...’nin, Manisa il merkezinde Karaköy Oto Kiralama adlı iş yerini açtığı ve ardından da Karaköy Oto Parkı adlı diğer iş yerine ortak olarak tüm faaliyetlerini buradan yönetmeye başladığı, örgüt faaliyeti kapsamında kendilerine baskı uygulamak amacıyla hedef alınan mağdurların ... tarafından otoparka çağrıldığı ya da bu kişinin liderliğinde örgütlenen diğer inceleme dışı örgüt üyesi sanıkların ...’den aldıkları talimat doğrultusunda mağdurları otoparka zorla getirdikleri yönünde bilgi edinilmesi üzerine örgütün faaliyetlerini sona erdirmek amacıyla 29.01.2008 tarihinde “ARPACIK-45” isimli planlı çalışma başlatıldığı, yapılan istihbarî faaliyetler neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık ... haricinde, inceleme dışı sanık ... ile diğer bazı sanıkların kullandığı cep telefonları tespit edilerek, İzmir Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesince 29.01.2008 gün ve 94 sayı ile iletişimin tespiti kararı verildiği,
    Yerel mahkemece; ...’nin yapı içerisindeki konumu ile diğer sanıklara emir ve talimat vermesi karşısında bu yapının lideri olduğu, inceleme dışı sanıklar ... ...ve ... ....’ün, ...’den emir ve talimat aldıkları, yatay ilişkilerinde ise emir ve talimat verme şeklinde faaliyetleri görülmediğinden “üye” konumunda oldukları, inceleme dışı diğer sanıklar ile birlikte sanık ...’in de yapı tarafından gerçekleştirilen bir kısım eylemlere katıldıkları, tespit edilen iletişimlerinde ...’den talimat aldıkları ve kendi aralarında gerçekleştirdikleri görüşme içeriklerine göre örgüt üyesi oldukları, diğer bazı sanıkların ise örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri veya örgüte yardım ettikleri, bu suretle örgüt faaliyeti kapsamında; kiralanan ya da satışına aracılık edilen araçlara ilişkin çıkan sorunların tehdit, baskı ve zorlama ile yapı yararına çözülmeye çalışıldığı, Akhisar ilçesinde midye satışının tekelleştirilmeye çalışılarak bir kısım satıcıların satış yapmasının engellendiği, midye satmasına izin verilen kişilerden haraç alındığı, ayrıca başka kişilerin alacaklarının tahsili amacıyla mağdurların tehdit edilerek baskı oluşturulduğu kabul edilerek, suç işlemek amacıyla kurulduğu kabul edilen örgütün varlığı ve devamlılığına gerekçe olarak gösterildiği, bu kabule dayanak teşkil eden birden fazla olayın tespit edildiği,
    Suç işlemek amacıyla kurulan örgütün faaliyetleri kapsamında işlendiği kabul edilen bu eylemler arasında sanık ... hakkında açılan davaya konu tek eylemin; önceden ...’den kiraladığı araçla kaza yaptıktan sonra kendisinden aracın tamirde kaldığı süreye karşılık olarak kira bedeli talep edilen mağdur...’nun, ...’nin talimatı üzerine yanında sanık ... ile inceleme dışı diğer sanıklar ... ...ve ... ...olduğu halde ...’e ait araçla Kapaklı beldesine getirilerek bu bedeli ödemesi hususunda ... tarafından dövülüp tehdit edilmesi ve kendisine zorla senet imzalatılmasından sonra tekrar Akhisar’a bırakılması, bir gün sonra da suça konu senedin ... ...tarafından mağdurun babası olan ... Dağcıoğlu’na iade edilmesi olayı olduğu,
    Mağdur...’na yönelik eylemin incelenmesinde;
    ...’nin kullandığı telefon hattına ilişkin iletişimin tespiti esnasında 18.09.2008 günü 17.26 ila 19.09.2008 günü 01.07 saatleri arasında ...’nin, inceleme dışı diğer sanıklar ... ...ve ... ...ile ayrıca ...’in o anda telefonunu verdiği sanık ... ve mağdur... ile görüşmeler yaptığı, iletişim tespit tutanaklarında özetle;
    18.09.2008 tarihinde saat 17.26 sıralarında ...’ün, ... ..."yi aradığı, ..."un “Bu ....’e kaç para masraf gitti? Bu adam yanımda, buldum”, ...’ün “babası tamir masraflarını verdi, bu araba 35 gün yattı...35 günlük kira için bir buçuk Lira vermesi lazım”, ..."un “anlatıyoruz adama da anlamıyor”, ...’ün “sen anlatacaksın, kaç para veriyor şimdi, üstünde ne var?”, ..."un “hiç bir şey yok, ben babamla konuşacağım diyor”, ...’ün “kendisi gönlünden çıkarıp bir milyar bir buçuk milyar verecek” şeklinde,
    ... ...ile ... arasında aynı gün saat 21.28’de yapılan görüşmede ...’un “... abinin oradayız, rüşveti de aldık, seni öldüreceğiz, parayı çıkar dedik”, “ben ... abiyi arayacağım, ‘bana onu telefona ver, köşedeyim oraya geliyorum, senin kafanı keseceğim’ diyeceğim, o... çocuğu parayı çıkaracak, zaten s..tı altına, öteki çocuğu dövdük, getirdik onu buraya”, ...’ün “geliyorum lan köşedeyim o... çocuğu diyeceksin o zaten s..acak altına” şeklinde,
    Aynı gün saat 21.30’da ...’ün inceleme dışı sanık ... ...."ü araması üzerine ..."in telefonunu önce sanık ...’in açtığı ve kim olduğunu soran ...’e kendisini “Enes abi ben” diye tanıttıktan sonra ...’ün “... orada mı?” diye sorması üzerine “... burada abi veriyorum” diyerek konuşması için telefonu mağdur..."na verdiği, devam eden görüşmede ...’ün ...’e “benim paramı yarım saate kadar ayarla” dediği, ...’in üzerinde para olmadığını ve pazartesi günü ayarlayabileceğini söylemesi üzerine 21.31’de tekrar ...’in telefonuyla yapılan görüşmede de ...’ün ...’e “ben gelmeyeyim, ben gelmeden parayı onlara ver” diye söylediği, 21.34’te önce ... ile ... arasında yapılan görüşmede ...’in “abi ben Kapaklı’dayım şu an, getirdiler beni buraya, ben nereden para bulayım, salmıyorlar ki Akhisar’a gideyim”, ...’ün “üzerinde kredi kartın var mı?”, ...’in “yok abi olsa vereyim, üstümde 50 Lira para yok, Akhisar’dan aldılar beni, içiyorduk buraya getirdiler”, ...’ün “ben 35 gün paramın peşinden koştum”, ...’in “abi benim haberim yoktu, ben pederle ilişkiyi kestim, sen pederden istemişsin, peder bana hiç bir şey söylemedi ki”, ...’ün “bir milyar sekiz yüz bin Liranın yarısını verdi, dokuz yüz Lirayı cebimden verdim, bir de babanla kavga ettik”, ...’in “pazartesi günü babaannemden isteyeyim, şu an aldılar beni üstümde canımı alsanız bir milyon param yok” demesi üzerine ...’ün yeniden ...’i telefona istediği ve ...’e “bu adamdan senedi alın, pazartesi açık senet ya da bir buçuk milyarlık”, “bu adam pazartesi parayı getirir”, “senedi almadan salmayın yalnız ha” demesi üzerine ...’in “kardeşim zaten salmayacağım, benim senden alacağım var yani ben bunu gebertirim bu akşam salmam ...” şeklinde,
    Aynı gün saat 22.59’da yapılan görüşmede ...’in ...’e “ben aldım bundan evrağı”, “iki üç tane de sardım buna ben”, “babası aradı şimdi beni”, “...hallettik dedim biz, "sen ne yapacaksın ... çıkıp eve gitti, Akhisar’da" dedim”, “iş olmasın başımıza bunlar?”, ...’ün “bilader ne iş olacak, ...’i yolladınız değil mi?”, ...’in “yok yahu, indi bir şey yok onda” şeklinde,
    Bu görüşme sonrasında saat 23.13’te yeniden ... ile ... arasında yapılan görüşmede ...’ün, mağdurun babası olan ...’ın kendisini neden aradığını sorması üzerine ...’in “..., ... Dağcıoğlu’nu aradı, ne için aradı bilmiyorum, ... da herhalde ...’in babasını aradı” diyerek konuşması için telefonu ... ...’ye verdiği, ...’un “... bana telefonda ‘sen ...’e para için asıl, zaten bir şey olduğu zaman bana geliyor, zaten onu sevmiyorum, onu döv, geldiği zaman ben de döveceğim, öldürün onu dayaktan’ dedi, ben de ...’e ‘bak amca oğlun bile seni kollamıyor dedim ve telefonu ...’e dinlettim”, ...’ün “bırakın adamı gitsin, gitti değil mi adam?”, ...’un “gitti gitti, biz onu yarım saat 45 dakika önce bıraktık, zaten s..tı diyorum, çok s..tı altına, ... abi iki tane salladı ona bir kafa zaten anladın mı, anayolda ölecekti adam her türlü parayı getirecek o” şeklinde,
    Olayla ilgili olarak 19.09.2008 günü saat 00.39’da ... ile ... arasında yapılan görüşmede ...’in ...’e, kendisini mağdurun babası ...’ın aradığını söyleyerek “... oğlu ...’le konuşmuş, ‘benden senet aldı’ demiş, ‘... beni arasın böyle olmaz, bu iş büyür, senet de yarın gelsin, Mesut amcasının yanına gideriz’ diyor”, ...’ün “sen ara adamı götür ver o zaman, "...’ün haberi yok’ dersin, öyle bir şeyler söyleyiver” şeklinde,
    Aynı gün 00.53’te ... ile ... arasındaki görüşmede ...’un “... bana ‘amcamları arayacaklar, ben Kapaklı’ya kaçayım’ dedi... ... amcayla korkak korkak konuşuyor, bu adam zaten manitalarla arabayla gezerken iyiydi, çarpınca mı şimdi bu adam, vereceksin yani sonuçta bu para” ve “her türlü haklıyız abi, ... de ‘şimdi amcamları ararlarsa, onlar gelirlerse...’ diyor”, ...’ün “arasa da haklıyız biz kardeşim”, ...’un “...... ‘böyle böyle abi kağıdı hemen yarın getiriyoruz, neredesin abi, şimdi getireyim istiyorsan’ dedi, adam da anladı tabii, hani şey pozisyonu oldu biliyor musun, işte ben üstünüm gibisinden, kendisini üstün gördü adam”, ...’ün “kardeş biz geri vites yapmayacaktık”, “geldi siz onu siz buldunuz, şeyi”, ...’un “tabii”, ...’ün “...’i, ... ‘tamam ödeyeceğim abi’ dedi, verdi senedi gitti”, ...’un “adam zaten kendisi ‘ne gerekiyorsa yapayım...ben imzayı atayım tamam hadi görüşürüz’ dedi yürüdü gitti” şeklinde,
    Olayla ilgili olarak 19.09.2008 günü saat 01.07’de ... ile ... arasında geçen son görüşmede ise ...’ün “sen hiç geri vites yapma birader, hayır yani, görüşeceksen görüş, adam masada ...’la piyiz yapıyorlardı, ... dedi işte ‘abi arabayı almış etmişsin, kaza yapmışsın, arabayı yatırmışsın 35 gün’ kendisi dedi ‘senet vereyim, tamam borcum borç’ diye, ha tamam, gidilir gidilir, verilir senet de, yarın telefon açarsa, gidersen konuşacaksın, ‘kendisi vereyim dedi’ diye, verdi de yani, ‘tamam borcum borç’ dedi, kafası kıyak oldu, ‘yok üstümde salı günü getireceğim’ dedi, senet verdi, kafa zaten piyiz yaptı mı ..., yaptık canım ya”, ...’in “yaptık”, ...’ün “tamam o şekle bağlayacaksın birader, yine yarın nereye gidiyorsa gitsin, fark etmez, biz haklıyız davamızda”, ...’in “tamam birader, bu adam sarhoş, kafası kıyak hepsinin, öyle dedi böyle dedi’ derim” şeklinde konuştuklarının belirlendiği,
    20.11.2009 tarihinde örgüt lideri ve üyeleri oldukları değerlendirilen kişilere yönelik yakalama, arama ve el koyma işlemleri sırasında sanık ..."in Akhisar’daki ailesinin ikametinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanılmadığı, şüphelilere yönelik gerçekleştirilen adlî işlemler sonrasında, söz konusu görüşme içeriklerinde değinilen olayın aydınlatılması amacıyla kollukça mağdur..."nun da olaya ilişkin iletişim tespit kayıtları kendisine okunmak suretiyle ifadesinin alındığı,
    Sanık ... müdafii tarafından sunulan dilekçe eklerinde, mağdur...’nun babası ... Dağcıoğlu, mağdur ... ve sanık ...’in ortak arkadaşı olup olay gecesi birahaneden çıktıkları sırada yanlarında bulunduğu belirtilen Osman Kıvrak ile hasar gören aracın sanayide tamir işlemlerini gerçekleştirdiği belirtilen .... adlı kişinin el yazılı dilekçelerin bulunduğu,
    “Osman Kıvrak” imzalı dilekçede özetle; “....’le yaklaşık on yıldır arkadaşız, kendisi İstanbul’da üniversite okuduğu için yılda bir kaç kere kısa sürelerle Akhisar’a gelirdi, 2008 yılında ..., ..., .... ve ben önce çay ocağında çay içtik, burada ... ...’e ‘bizim arabayı da pert ettin’ diye esprili olarak takılsa da, bu hususta bir tartışma olmadı, bu kaza ile ilgili ... ...’e ters bir şey de demedi, sonra oradan kalkıp bara gittik, bir süre sonra yanımıza ... abi geldi, onunla da oturduktan sonra evlerimize gitmek üzere hep beraber kalktık, burada da normal muhabbet dışında bir konu konuşulmadı, ..., ... ve .... üçü birlikte ...’in arabasına binerek, ben de yürüyerek oradan ayrıldım, ...’in arabaya zorla bindirilmesi söz konusu değildir, ..., ... ve .... ile liseden beri arkadaşlık etmekteyim”,
    “... Dağcıoğlu” imzalı dilekçede özetle; “oğlum ...’in bana kaza yaptığı aracın tamirde kaldığı günler için kira bedeli karşılığı senet imzaladığını söylemesi üzerine derhal ... ile görüşüp istenen miktarı ödedim ve senedi geri aldım, konu böylece kapandı, ... oğlumun arkadaşıdır, oğlumun bana anlattığı kadarıyla da ....’in bu olayla alakası yokmuş, o gün .... ile birlikte oldukları için olay anında da .... yanındaymış”,
    “....” imzalı dilekçede ise özetle; “Bahse konu aracın tamir işlerini ben yaptım, tamir esnasında gördüğüm kadarıyla .... ve ... samimi arkadaş gibi davranıyorlardı, .... de ...’e yardım etmek için duruyordu, hatta aracın eksik parçasının olay yerinde düşmüş olabileceğini düşünerek birlikte taksiyle olay yerine gidip geldiler” şeklinde anlatım olduğu,
    Haklarındaki hükümler kesinleşen sanıklar ..., ... ...ve ... ...dışındaki diğer sanıklar ile kendilerine yönelik eylemler inceleme dışında bulunan diğer mağdurların beyanlarında sanık ..."le ilgili doğrudan bir anlatım bulunmadığı,
    Sanık ...’in olay tarihinde sabıkasız olduğu ve kovuşturma aşamasında sanık müdafii tarafından sunulan belgelere göre, 15.09.2010 tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun olduğu,
    Anlaşılmaktadır.
    Mağdur... kollukta; ...’yi 2 yıldır tanıdığını, Akhisar’da ... ve ailesinin “Topiler” olarak bilindiğini, Akhisar’da galericiler sitesinde ...’ün oto servisi olduğunu, 2008 yılı Temmuz ayı sonunda ...’e ait galeriden günlüğü 80 Liraya araç kiraladığını ve bir gün sonra kaza yaptığını, araçta meydana gelen hasarı tamir için sanayiye götürüp ... ...ile ...’i arayarak durumu anlattığını, hep birlikte aracın değişecek parçalarını bulmaya çalıştıklarını, aynı gün akşam ... ...’nin, ağabeyi ...’ü, ...’ün de babası ... Dağcıoğlu"nu arayıp konuyu anlattığını, durumu öğrenen babasının amcasıyla beraber arabayı sanayide tamir ettirdiklerini, bu yüzden aracın yaklaşık 10 gün sanayide kaldığını ve ...’ün aracın sanayide kaldığı gün karşılığı para istediğini, ..."e bu parayı ayarlamaya çalıştığını söylediğini, olay günü evinin yakınında bulunan atari salonunda ...., ... ve kendisinin bir arkadaşı ile buluştuklarını, salonda bir süre oturduktan sonra kalkıp Kardeşler Birahanesine giderek birlikte alkol alıp muhabbet ettiklerini, ama kaza ya da araçla ilgili hiçbir şey konuşulmadığını, bu sırada yanlarına önceden tanımadığı ... adlı kişinin gelip, “... bu mu?” diye sorması üzerine kendisini tanıttığını ve ...’in de oturup alkol aldığını, bir süre havadan sudan konuşup saat 20.30 sıralarında birahaneden ayrıldıklarını, dışarıda beyaz renkli bir araç olduğunu, kendisinin ilk olarak arabaya binmeyeceğini ve eve gideceğini söylediğini, ama sanık ..., ... ve ...’in “haydi bir yerlerde içeriz, sonra bırakırız” dediklerini, ...’in kullandığı araçla Kapaklı beldesine gelip, sonradan ...’e ait olduğunu öğrendiği büfede durduklarını, hep birlikte büfenin önünde oturup bir şeyler içtiklerini, daha sonra ...’in kendisine bağırdığını, tam olarak ne söylediğini hatırlamadığını ancak aracın kazası ve ...’ün istediği para ile ilgili olarak hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediğini, kendisine “benim yeğenlerim var arkada, salsam hepsi seni öldürürler” diyerek bir kaç defa vurduğunu, .... ve ...’un ise hiç bir şey demeden oturduklarını, ...’in yan taraftaki çay ocağına gidip geldiğini, ...’in bağırmaları karşısında çayları toplamaya gelen çaycının da “sakin ol” dediğini, ...’in “sen karışma” diye cevap verdiğini, daha sonra ...’in büfenin içine girip tekrar yanlarına geldiğini ve masanın üzerine boş bir senet atıp “imzala” dediğini, bu durumdan kurtulmak ve zarar görmemek için senede isim ve soy ismini yazdıktan sonra imzasını attığını, Kapaklı’da oldukları sırada ... ve ...’un birileriyle görüştüklerini ama kiminle görüştüklerini bilmediğini, sonra tekrar araca binerek Akhisar’a geldiklerini, kendisini eski garaj civarında bırakıp üçünün birlikte ayrıldıklarını, kendisini bırakmalarından 15-20 dakika kadar sonra ...’ün arayıp “bir şey var mı?” gibi sorular sorması üzerine eve gittiğini söylediğini, bu olayı aile bireylerinden duyan kişiler olması üzerine ...’in aranarak senedin istendiğini, ...’in de senedi getirip teslim ettiğini, ...’in kendisine zorla senet imzalattığını söylemiş,
    Kovuşturmada evresinde ise önceki beyanlarını inkâr ederek; kendisine yönelik herhangi bir tehdit olmadığını ve zorla para istenmediğini, ... ....’ü tanıdığını ve ona “abi” diye hitap ettiğini, ... ...ile arkadaş olduklarını, olay günü beraber içmeye gittiklerini, ancak kendisine boş senet imzalatılmadığını, şikâyetinden vazgeçtiğini, kolluk ifadesi alınırken polisin de bir miktar baskı yaptığını, olay günü telefonla yaptığı görüşmeleri kabul ettiğini, ...’den rica etmesi üzerine arabasını verdiğini, bu arabayla kaza yaptığını, ne kadar hasar verdiğini bilemediğini, çünkü arabanın tamirini babasının yaptırdığını, bu zararın da olay gününden önce karşılandığını ifade etmiş,
    İnceleme dışı sanık ... ...kollukta; ... ve ..."u, eski eşinin dayı oğulları olması, ..."i ise ..."un arkadaşı olması ve yaz aylarında da Akhisar"da midye satması sebebiyle tanıdığını belirttikten sonra kendisine olaya dair telefon görüşmeleri sorulduğunda; ...’in öncesinde ...’den kiraladığı araçla kaza yaptığını ve hasarı gidermemesi sebebiyle ...’ün ...’i aramaya başladığını, olay günü ...’un bu kişiyi yakalayıp yanına getirdiğini, büfede ...’un ...’i korkutarak dövmesinden sonra kendisinin de büfenin yanındaki bakkaldan boş senet kağıdı aldığını ve ...’e bu kazadan dolayı alacaklarına karşılık olarak boş senedi imzalattırdıklarını, ...’in de korkudan senedi imzaladığını, ardından da ...’un ...’i bir arabaya bindirip götürdüğünü ve senedin kendisinde kaldığını, ...’in babası olan ...’ı tanıdığını ve ... ile bu konuyu görüştüğünü, ertesi gün de para almadan senedi ...’a geri verdiğini, ... ile görüşüp işi halledeceği ve senedi vereceği yönünde ... ile de telefon görüşmesi yaptığını söylemiş, olay gününe ilişkin diğer telefon görüşmeleri sorulduğunda ise; telefonda .... diye bahsedilen kişinin sanık ... olduğunu, olay günü ...., ..., ... ve yanlarında isimlerini bilmediği iki arkadaşıyla birlikte Akhisar’daki birahanede alkol aldıkları sırada ....’in kendisini arayıp çağırması üzerine yanlarına gittiğini, ..., ..., .... ve ismini bilmediği bir arkadaşlarını arabaya aldığını, ismini bilmediği bu kişiyi otogarda bıraktıktan sonra Akhisar’a bağlı Kapaklı Köyünde işlettiği büfeye geldiklerini, kendisinin ...’den alacaklı olduğunu, ..."ün de ..."ten alacağının bulunduğunu, ...’ün bu alacağa karşılık olarak ...’ten senet alması talimatını vermesi sebebiyle parayı tahsil etmek için ...’e senedin tarih ve meblağ kısımlarını doldurmadan zorla imzalattırdıklarını, bütün bu olaylar olurken ... ve ...."in de büfede olduklarını, ...’i dövmediğini, ama kendisine yalan söyleyince korkutmak için bir tokat attığını, ... ve ....’in de senedi imzalaması ve parayı ödemesi yönünde ...’i ikna etmeye çalıştıklarını, sonra da kendi arabasıyla, ....’in, ... ve ...’i Akhisar’a götürüp bıraktığını, sonra da gelip arabayı kendisine bıraktığını, ....’in arabayla ... ve ...’i bırakmak için gitmesinden sonra ...’in babası ...’ın kendisini arayıp oğlunu sorduğunu, bunun üzerine oğlunun Akhisar’da olduğunu ve biraz görüştüklerini söylediğini anlatmış, olaya dair 18.09.2008 günü 22.59 ve 23.13 ile 19.09.2008 günü 00.39 ve 01.07’de yapılan görüşmeler de sorulduğunda benzer şekilde; ...’ün alacağını tahsil etmek için ... ve .... ile birlikte ...’i alıp Kapaklı’da işlettiği büfeye götürdüklerini, ... ile sonradan yaptığı görüşmede ..."in babası ...’ın, bu işin büyüyeceğini, ailenin ileri gelenlerinden “Topiler” olarak bilinen Akhisarlı Mesut ...’ye konuyu götüreceklerini söylediğini aktardığını, ...’ün de amcasından çekinmesi sebebiyle senedi ... Dağcıoğlu’na iade etmesini istediğini, bu talimat gereği senedi mağdurun babası ...’a iade ettiğini, mağdurun şikâyetçi olması halinde sanık ..."ün, kendilerini savunmak için olay anında alkollü olduklarını, ...’in de alkol alması sebebiyle söylediği sözleri hatırlamadığını ve borcunu kabul ederek kendi rızasıyla senet imzaladığını söylemeleri yönünde talimat verip bu olayı örtbas etmeye çalıştığını beyan etmiş,
    Savcılıkta; olay gecesi sanık ... ...’nin kendisini telefonla arayıp birahanede yanında .... ve bir kişiyle daha alkol aldıklarını söyleyerek yanlarına çağırdığını, birahaneye gittiğinde .... ve ...’un alkollü olduğunu, yanlarında ..."in de bulunduğunu gördüğünü, ..."in ..."e araba kirası nedeniyle 1500 Lira borcu olduğunu duyduğunu, ...’un, ..."le görüşeceğini ve ..."le olan meseleyi halledeceğini söylediğini, hep birlikte arabayla köye kendi büfesine gittiklerini, akşam saat 21.30 sıralarında telefon görüşmeleri yapıldığını, ..."e yönelik hakaret, yaralama ve tehdit eylemlerinde bulunmadığını, ..."e sadece “senin babanı da amcalarını da tanıyorum. Bu işi babanla konuş, hallet” dediğini, ...’ün kendisine herhangi bir şekilde talimat vermediğini, ...’ün, ... ve ...."le görüşüp daha sonra kendisini aradığını, telefonda ...’ün “..."e söyle paramızı versin” demesi üzerine ...’e “... bizim arkadaşımız” dediğini, bu sırada ..."in kuzeni ... Dağcıoğlu"yla da görüşüldüğünü, ...’ın da telefonda “ben ..."e abilik yapmam, o bizi itelemiş, bu işi dallandırmayın, onu oradan gönder, gerekirse döv” demesi üzerine ..."e bir defa tokatla vurduğunu, bunun sebebini de ...’e “amcanın oğlu vur dediği için vurdum” diye söylediğini, kasıtlı olarak yapmadığını, ...’in de “o zaman beni babamlarla muhatap etme, senet vereyim, bu beladan kurtulayım” dediğini ve senedi imzaladığını, sonra ..."i kendi aracıyla Akhisar"a geri götürdüğünü, imzalanan senedin ertesi sabah ..."in babası ...’a teslim edildiğini, suçlamayı kabul etmediğini, olayın ..."nin alacağına aracılık etmesinden kaynaklandığını, her iki tarafı tanıdığı için aracılık yaptığını, bu olaydan menfaati olmadığını ifade etmiş,
    Kovuşturma evresinde ise; mağdur...’nun babasından habersiz ...’den araç kiraladığını, sonrasında bir gece yanına gelip ...’e olan borcunu ödeyemeyeceğini, ancak babasına bu durumun söylenmemesini isteyerek kendisine 1500 Liralık bono verdiğini, ertesi gün ...’in babası ... Dağcıoğlu’na durumu anlatması üzerine babasının ...’in borcunu ...’e ödediğini ve aralarında anlaştıklarını belirtmiş,
    İnceleme dışı sanık ... kollukta; dayısının kızı ile evli olmasından dolayı ...’i tanıdığını, ... ...ile kardeş olduklarını, ...’i de ...’un arkadaşı olmasından dolayı tanıdığını söylemiş, ancak mağdur..."na yönelik eylem kendisine sorulmadan önce susma hakkını kullanmış,
    Savcılıkta; herhangi bir örgüt ile ilgisinin olmadığını, örgüt faaliyeti kapsamında suç da işlemediğini, eylemlerin hiç birini kabul etmediğini,...’na araba kiraladığını ve ...’in araçla kaza yaptığını, bu masraflar karşılığında kendisinden para almadıklarını, arabanın masraflarını da ...’in babasının karşıladığını anlatmış,
    Sorguda ve kovuşturmada da; önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek suçlamaları kabul etmemiş,
    İnceleme dışı sanık ... ...kollukta; ....’i, Akhisar’dan arkadaşı olduğu için tanıdığını, ....’in İstanbul’da öğrenci olduğunu ve onunla ticari ilişkisi olmadığını, fakat yaz döneminde .... ile birlikte midye satışı yaptıklarını, ...’i de halasının kızı ile evli olmasından dolayı tanıdığını söylemiş, olay gününe ilişkin 18.09.2008 tarihinde saat 17:26"da yapılan ilk görüşme kendisine sorulduğunda; konuşmada adı geçen kişinin arkadaşı ... olduğunu, ...’in, kendisinden araç kiralamada yardımcı olmasını istemesi sebebiyle durumu ağabeyi ..."e anlattığını, ağabeyinin ..."e araç kiralamada yardımcı olduğunu, ..."in bu araçla Akhisar girişinde kaza yaptığını, ancak aracın tamir masraflarını ödeyemeyince bu aracı kendilerinin tamir ettirdiklerini, ağabeyinin sonradan telefonla ..."e ulaşamaması üzerine kendisini aradığını ve kendisinin de ..."i bulunca ağabeyine haber verdiğini, ağabeyinin ..."ten sadece tamir masrafını aldığını, günlük kira ücretinin alınmadığını bildiğini, ..."in kaçırılması olayını bilmediğini ve olay yerinde olmadığını, ..."in kaçırılma ve senet imzalattırma olayını bilmediğini, olay günü ... ve .... ile atari salonunda çay içip sonra da birahaneye gittiklerini, orada aldıkları alkolün etkisiyle sonrasını hatırlamadığını, olaya dair diğer telefon görüşmelerini hatırlamadığını söylemiş,
    Savcılık, sorgu ve kovuşturmada da önceki ifadelerini tekrar ederek suçlamaları kabul etmemiş,
    Sanık ... müdafii huzurunda kollukta; olay tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 4. sınıfta öğrenci olduğunu, sanık ...’yi 5 yıldır tanıdığını, ona ait Akhisar’da Tütün Oteli karşısındaki tekel büfesinde çalıştığını, sanık ...’i tanıdığını ancak soyadını bilmediğini, büfede çalıştığı zamanlar ..."in gelip gittiğini, ...’u da ...’ün büfesinde çalıştığı zamandan bu yana tanıdığını belirttikten sonra kendisine iletişim tespit kayıtları okunarak dava konusu eylem sorulduğunda; arkadaşı olan mağdur..."un anlattıklarının doğru olduğunu, ...’in olaydan önce ...’den kiraladığı araçla kaza yaptığını, aracı sanayiye götürdüğü zaman ...’in kendisini arayıp durumu anlattığını, bunun üzerine yanına gidip yedek parça aradıklarını, bunun haricinde aracın tamiri ile ilgili olarak bilgi sahibi olmadığını, olay günü birlikte alkol alırken bulundukları yere ... adlı kişinin gelerek ...’in kim olduğunu sorduğunu, ...’in de kendisini tanıttığını, bir süre bu şekilde oturduktan sonra birahaneden ayrılıp dışarıda bulunan bir araca bindiklerini, aracı ...’in kullandığını ve beraber Kapaklı Mevkiindeki ...’e ait büfeye geldiklerini, burada ... ve ... ile otururlarken ...’in ...’e “parayı ödeyeceksin, arabayı çarptın” diye bağırdığını ve ...’in de sessiz bir şekilde ...’i dinlediğini, bir ara ..."in ..."e tokat attığını, bunun üzerine kendisinin ...’e “abi yapma” dediğini ve bu hareketten dolayı canı sıkıldığı için arkasını döndüğünü, tekrar önüne döndüğünde ...’in, önünde bulunan senedi imzalamakta olduğunu, kendisinin kalkıp araca doğru gittiğini, sonra diğerlerinin de araca geldiğini ve birlikte Akhisar’a döndüklerini, ...’in eski garaj civarında araçtan indiğini, kendilerinin yola devam ettiklerini, bir süre sonra kendisinin de araçtan indiğini, sonrasında yaşanan gelişmeleri hatırlamadığını,
    Kovuşturma evresinde de; içeriğini tekrar ettiği kolluktaki savunmalarına ek olarak; İstanbul’da üniversitede okuyup yazları da İstanbul’da kaldığını, yılda toplam on gün kadar Akhisar’da bulunduğunu, örgütle ilgisi olmadığını, olay günü ... ...ve ... ile birahanede oturduktan sonra ...’in büfesine geçtiklerinde ... ile ... arasında aracın kiralanması ve kaza ile ilgili konuşma olduğunu, senet ve para alma olayını görmediğini, ertesi gün ..."in kendisine; bir gün önce aracın kazası ile ilgili masraflardan dolayı senet verdiğini, daha sonra olayı öğrenen babasının masrafları ödeyip senedi geri aldığını söylediğini, bunun dışında...’na yönelik suçlamaları kabul etmediğini,
    Savunmuştur.
    5237 sayılı TCK"nun “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. maddesinde;
    “(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
    (2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
    Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında da belirtildiği üzere, TCK"nun 220. maddesi anlamında bir örgütten bahsedilebilmesi için,
    a) Üye sayısının en az üç veya daha fazla kişi olması gerekmektedir.
    b) Üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ bulunmalıdır. Örgütün varlığı için soyut bir birleşme yeterli olmayıp, örgüt yapılanmasına bağlı olarak gevşek veya sıkı bir hiyerarşik ilişki olmalıdır.
    c) Suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme yeterli olup, örgütün varlığının kabulü için suç işlenmesine gerek bulunmadığı gibi işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün olmakla birlikte, zorunluluk arz etmemektedir. Örgütün faaliyetleri çerçevesinde suç işlenmesi halinde, fail, örgütteki konumuna göre, üye veya yönetici sıfatıyla cezalandırılmasının yanında, ayrıca işlenen suçtan da cezalandırılacaktır.
    d) Örgüt niteliği itibariyle devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil ancak iştirak iradesinden söz edilebilecektir.
    e) Amaçlanan suçları işlemeye elverişli, üye, araç ve gerece sahip olunması gerekmektedir.
    TCK’nun 220/2. maddesinde düzenlenen üyelik suçunun manevî unsurunu, örgütün belli amaçlarını gerçekleştirme gayesini (manevi unsur içinde yer alan amaç veya saik) bilerek ve isteyerek örgüte girme iradesi oluşturduğuna göre; failin konumunun örgüt üyesi sayılmasını gerektirecek boyuta ulaşıp ulaşmadığı hususunun, örgütün amacını benimsemesinden ibaret bu amaç ya da saikini dışa yansıtan-açığa vuran hareketlerinin, fiilin gerçekleştiği yer ve zaman, şartlar (somut olay) göz önünde bulundurulmak, gerçekleştirilmek istenen amaç suç (tehlike suçu) ve tüm koşullar nazara alınmak ve fail tarafından gelinen-içinde bulunulan aşamaya göre belirlenmesi, herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir. (Osman Yaşar, Hasan Tahsin Gökcan, Mustafa Artuç, Yorumlu-Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, 5. Cilt, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s. 6640)
    Aynı Kanunun "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesinde de;
    "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
    (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
    (3) Bu suçun;
    ...b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
    ...İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır..." hükmüne yer verilmiştir.
    Maddenin 1. fıkrasında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel şekline yer verilmiş ve eylem bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanmış, 2. fıkrada ise, suçun cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilerek, failin iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı hükmüne yer verilmiştir. 3. fıkrasının (b) bendinde de, suçun birden fazla kişi ile işlenmesi cezayı arttırıcı neden olarak öngörülmüştür.
    Bu suç ile cezalandırılmak istenen husus, bireylerin hareket ...lüğünün hukuka aykırı biçimde kaldırılması ve sınırlandırılmasıdır. Nitekim bu durum madde gerekçesinde; “korunan hukuki değer, kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyetidir” şeklinde belirtilmiştir. Suçun maddi unsuru, kişinin ...lüğünden yoksun bırakılmasıdır. Bu fiil, failin doğrudan doğruya veya dolaylı hareketleriyle ve çeşitli araçlar kullanılarak gerçekleştirilebilir. Sonuç ise, mağdurun hareket etme ya da yer değiştirme ...lüğünün kaldırılması biçiminde kendini gösterir.
    Diğer taraftan, amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de, insan haklarına dayalı, demokratik rejimle yönetilen ülkelerin hukuk sistemlerinde bulunması gereken, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" şeklinde, Latincede ise "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi açısından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ya da gerçekleştiriliş şekli hususunda herhangi bir şüphe belirmesi halinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    Sanıklar ..., ... ...ve ... ...dışında, inceleme konusu olmayan diğer eylemlerin tarafı konumundaki mağdur ve sanıkların, ....’le ilgili doğrudan bir anlatımda bulunmamaları, mağdurun Kapaklı beldesine getirilip orada bir süre tutulduktan sonra Akhisar’a bırakıldığı süreçte yanında bulunan sanık ..."in, olay günü arkadaşı olan mağdurla vakit geçirmek için buluştukları ve mağdurun hürriyetinin yoksun bırakılması eylemine iştirak etmediğine ilişkin savunmasının mağdurun anlatımıyla da desteklenmesi, eylemi telefonla yönlendiren ..."ün, olay anında diğer örgüt üyeleri ... ve ..."a talimat vermesine rağmen sanık ..."le yaptığı tek görüşme içeriğinin, ...’in telefonunu açan sanık ..."ten telefonu ...’e vermesini istemeye ilişkin olması, sanık ..."in, mağdurun yerini ... ve ..."e bildirdiğine ve ..."i yanlarına çağırdığına dair delil bulunmaması, ..."in kolluk ifadesindeki; ..."ün alacağının tahsili amacıyla olay yerine birlikte getirdikleri mağdura kendisinin tokat atıp tehdit ettiği sırada, ...."in de parayı ödemesi veya senedi imzalaması için ikna etmeye çalıştığı yönündeki iddiasının, mağdur ile diğer sanıklar ... ve ... tarafından doğrulanmadığı gibi ..."in de sonradan bu beyanından dönmesi, eylemin gerçekleştiği tarihte Yıldız Teknik Üniversitesi"nde öğrenci olan, yaz aylarında kısa sürelerle Akhisar"da bulunup bunun haricinde İstanbul"da yaşadığı anlaşılan sanığın; ... tarafından Manisa"da kurulup bu yerde faaliyet gösteren suç örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olduğunun ve örgütün amacına hizmet ettiğinin sabit olmaması karşısında; sanığın suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçunu işlediğine ve diğer sanıkların mağdur ..."e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna iştirak ettiğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde bulunmadığı kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının sanık ... yönünden kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün, sanığın suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden mahkûmiyetine hükmolunması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; "sanığın suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği sabit bulunduğundan itirazın reddine karar verilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
    2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 06.11.2013 gün ve 24421-21962 sayılı onama kararının sanık ... yönünden KALDIRILMASINA,
    3- İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 gün ve 88-22 sayılı hükmünün, sanık ...’in suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2017 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi