
Esas No: 1997/7
Karar No: 1997/8
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 1997/7 Esas 1997/8 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 1997/7 E. , 1997/8 K.- İTHALAT REJIMI KARARINA DAYANILARAK YAPILAN ITHALAT SONUNDA, BU KARAR GEREĞI IADE EDILMESI GEREKEN BIR KISIM TEMINATIN IADE EDILMEYEREK IRAT KAYDEDILMESI SONUCU MEYDANA GELEN ZARARIN TAZMIN EDILMESI ISTEMINE ILIŞKIN DAVANIN, IDARI YARGI YERINDE ÇÖZÜMLENMESININ GEREKTIĞI HK.
- TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU (1211) Madde 8
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Vekili : Av. A.T. Davalı : 1- T.C. Merkez Bankası A.Ş. Vekili : Av. E.Ş.Ö. Davalı : 2- Ş.bank T.A.Ş. Vekili : Av. Z.K. OLAY: Davacı Kurum, 27.5.1995 gün ve 22295 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 95/6819 sayılı İthalat Rejimi kararına Ek karar ve bu kararın uygulanması yönünde Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının 31.5.1995 gün ve 95/34705 sayılı kararı doğrultusunda yurt dışından şeker ithal ettiklerini, ithalatın gerçekleştirilebilmesi için; Proforma faturada belirtilen toplam döviz tutarının, T.C. Merkez Bankası cari döviz satış kuru üzerinden TL karşılığı % 2 oranında teminat yatırılacağı, Dış Ticaret Müsteşarlığınca verilen uygunluk belgesindeki miktarın, 31.7.1995 tarihine kadar gerçekleştirilmesi halinde yatırılan teminatın iade edileceği, aksi takdirde, teminatın Yatırımlar ve Döviz Kazandırıcı Hizmetleri Teşvik Fonuna irat kaydedileceği hususlarının 95/6819 sayılı kararda belirtilmiş olduğunu; bu İthalat Rejimi kararı ve Müsteşarlığın uygulama kararlarına uygun olarak yapılan girişim sonucu toplam 47300 ton olarak gerçekleştirilen ithalat nedeniyle % 2 oranında yatırılan teminatın 357.898.842.TL.lik kısmının iade edilmeyerek irat kaydedildiğini, bu işlemin yasal olmadığını ileri sürerek irat kaydedilen paranın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle adlî yargı yerinde 15.5.1996 tarihinde dava açılmıştır. Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi; 24.10.1996 gün ve 278 sayıyla; davanın idari bir tasarrufun iptaline ilişkin olmadığı, bu nedenle mahkemenin görevli olduğuna ve itirazın reddine karar vermiş; davalı idarenin görev itirazına ilişkin 6.11.1996 tarihli itiraz dilekçesi ile dosyayı Danıştay Başsavcılığına göndermiştir. Danıştay Başsavcılığı; 8.1.1997 gün ve 3 sayılı düşünce yazıları ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, davanın çözümünün idari yargı yerine ait olduğu yolundaki 14.2.1997 ve 5700 sayılı düşünce yazıları da alınarak dosyaya konulmuştur. İnceleme ve Gerekçe: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, Selçuk Tüzün"ün Başkanlığında, O. Hulusi Mustafaoğlu, Süleyman Sezen, Nursel Aymakoğlu, Zafer Kantarcıoğlu, Dr. Erol Alpar ve Ertuğrul Taka"nın katılmaları ile yaptığı 24.3.1997 günlü toplantıda, Rapotör-Hâkim Ayten Anıl"ın raporu ve dosyadaki belgeler ile Danıştay Başsavcılığının ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yolundaki düşünce yazıları okunduktan; toplantıya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yerine katılan Savcı Erdoğan Güneş"in ve Danıştay Başsavcısı yerine katılan Savcı Sinan Yörükoğlu"nun düşünceler doğrultusundaki açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davanın konusu, 95/6819 sayılı İthalat Rejimine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı genelgesi uyarınca gerçekleştirilen şeker ithalatı sonucu iadesi gereken teminatın eksik ödendiği ileri sürülerek kalan teminatın tahsili istemine ilişkindir. T.C. Merkez Bankası 14.1.1970 gün ve 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu ile, Türkiye"de banknot ihracı ve imtiyazına münhasıran sahip ve bu Kanunda yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere anonim şirket olarak kurulmuştur. Kanunun 1. maddesi ile kuruluş amacı belirlendikten sonra 4. maddede Bankanın temel görev ve yetkileri tek tek sayılmış ve Bankanın bu hükümlere göre; Hükümetin mali ve ekonomik müşavirlik mali ajanlık ve haznedarlık görevlerini ifa edeceği belirtilmiş ve Kanunun 8. maddesinde Bankanın (A) tipi hisse senetlerinin % 51"inin Hazineye ait olacağı öngörülmüştür. Kuruluş amacı, görev ve yetkileri bakımından Banka, Devletin mali politikasını Devletle birlikte tespit ve yürütmek, Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu çerçevesinde piyasayı düzenleyici tedbirleri almak gibi, tamamen Devletin genel mali politikasında aktif rol alan kendisine özgü bir kamu kuruluşudur. Bu bakımdan para alım ve kredi işlemleri yapan diğer bankalar gibi görülemez. Bakanlar Kurulu kararıyla düzenlenen 534 sayılı Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında ve 535 sayılı Hazine Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK. lerle iki yeni Müsteşarlık kurulmuş; Anayasa Mahkemesi"nin 8.7.1994 günlü, E.1994/56, K.1994/51 sayılı ve aynı günlü, E.1994/57, K.1994/52 sayılı kararı ile 534 ve 535 sayılı KHK.’lerin dayanağı olan 3990 sayılı Yetki Yasası iptal edilmiş, ortaya çıkan yasal boşluk, 9.12.1994 tarihli, 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 20.12.1994 günlü, 22147 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle giderilmiş bulunmaktadır. Anılan 4059 sayılı Yasanın 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, Hazine Müsteşarlığının kurulmasının yanı sıra Dış Ticaret Müsteşarlığının; dış ticaret politikalarının tespitine yardımcı olmak, tespit olunan bu politikalar çerçevesinde ihracat, ihracatı teşvik, ithalat, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ve ikili ve çok taraflı ticari ve ekonomik ilişkileri düzenlemek, uygulamak, uygulamanın izlenmesi ve geliştirilmesini teminen kurulmasına ve teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin esasları düzenlemek olduğuna işaret edilmiştir. Olayda Ş.bank T.A.Ş. savunmasında, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.nin talimatlarına uyarak % 2 teminatı davacı şirketin cari hesabından T.C. Merkez Bankasının Şeker İthali Hazine İşlemleri Hesabına aktarmış olduğunu; davacı şirketin ithalatla ilgili olarak akreditif hesabı açtığını, Emlakbank ve Körfezbank ile ithalat ve döviz işlemlerini yürüten Merkez Bankası arasında teminatın iadesi hususunda yapılan yazışmalara aracılık ettiğini, davanın esasıyla bir ilgisinin olmadığını ileri sürmektedir. 26.12.1994 gün ve 94/6341 sayılı kararnamenin eki İthalat Rejimi Kararının 95/6713 sayılı kararname ile değişik I sayılı listenin değiştirilmesine ilişkin 95/6819 sayılı kararı ile, katı halde şeker ithaline izin verilmiştir. Kararnamede başvuru şekli, şartları ve süresi belirlenirken, proforma faturada belirtilen döviz tutarının % 2 si oranında nakdi teminatın bankalara yatırıldığına dair makbuzun da başvuruya ekleneceği öngörülmüştür. Kararın 4. maddesinde: ithaline izin verilecek miktarın, ithal taleplerine göre dağıtımına ilişkin usul ve esasların, Dış Ticaret Müsteşarlığınca belirleneceği bildirilmiştir. Dış Ticaret Müsteşarlığı da 31.10.1995 gün ve 34705 sayılı genelgesiyle: Kararnamenin uygulanması yönünde açıklamalarla beraber, ithalatçılar tarafından, T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden bankalara yatırılan % 2 oranındaki teminatın T.C. Merkez Bankası İdare Heyeti Nezdinde açılacak ve Müsteşarlık talimatı ile çalışacak bir özel hesaba aktarılacağı, ithalatın gerçekleşmesinden sonra teminatın aracı bankalarca ithalatçılara iade edileceği; Müsteşarlıkça verilen uygunluk belgesinde belirtilen miktarın ithalatının 31.7.1995 tarihine kadar kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, ithal edilmeyen kısma ilişkin teminatın Yatırımları ve Döviz Kazandırıcı Hizmetleri Teşvik Fonuna irat kaydedileceği, T.C. Merkez Bankası İdare Merkezine bildirilmiştir. T.C. Merkez Bankası İdare Merkezi bu duyuruyu, ek açıklamalarla ve 1.6.1995 gün ve 95/30 ve 95/67 sayılı genelgelerle şubelerine duyurmuştur. Bütün bu açıklamalardan, dava konusu edilen ve iade edilmediği ileri sürülen bir kısım teminatın, Bakanlar Kurulu Kararının eki İthalat Rejimi kararının ve bu kararla görevlendirilen Dış Ticaret Müsteşarlığının ve dolayısıyla T.C. Merkez Bankasının idari işlemlerinin uygulanmasına dayandığı anlaşılmaktadır. Bakanlar Kurulunca yapılan düzenlemeler kamu görevi çerçevesinde kamu yararını amaçlayan uygulamaları kapsamaktadır. Teminatların hangi şartlarla iade edileceği, hangi durumlarda irat kaydedileceği kararname ve uygulama genelgelerinde gösterilmiş olup bunlar buyurucu ve düzenleyici nitelikte idari işlemlerdir. Açıklanan nedenlerle Danıştay Başsavcılığının olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin başvurusunun kabulüyle, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlilik kararının kaldırılması gerekmektedir. SONUÇ: Anlaşmazlığın niteliğine göre davanın çözümü idari yargının görev alanına girdiğinden Danıştay Başsavcılığının başvurusunun kabulü ile Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesinin 24.10.1996 gün ve 278 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına, 24.3.1997 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.