Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/78
Karar No: 2019/1880

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2019/78 Esas 2019/1880 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı Orman Yönetimi davalılara ait olan taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilmesi ve davalıların taşınmaza müdahalelerinin önlenmesinin istemiyle dava açmıştır. Davalılar, davanın kesin hüküm, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler nedeniyle reddedilmesini talep etmişlerdir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline hükmetmiştir. Davalılardan Hazine ve ... vekilleri, karara temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, hüküm ile gerekçe bölümleri arasındaki aykırılıktan dolayı kararı bozmuştur. Mahkeme, bozma kararının ardından yargılama yaparak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiştir. Ancak, mahkemenin yeterli inceleme ve araştırma yapmadığı belirtilerek hüküm usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
Orman Kanunu (6831 Sayılı Kanun)'na göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesi, Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik ve diğer ilgili mevzuat hükümleri gereğince yerinde keşif ve incelemeler yapılarak dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilip edilmeyeceği belirlenmelidir.
20. Hukuk Dairesi         2019/78 E.  ,  2019/1880 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı Orman Yönetimi vekili, ... mahallesi 600 ada 1 parsel sayılı (999,00 m² yüzölçümlü) tapu sicilinde davalılar adına kayıtlı taşınmazın 1001 m²"lik kısmının yörede kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı iddiasıyla orman sayılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, davalıların taşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalılar, kesin hüküm, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler nedeniyle davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli 600 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı asil ... ile davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/10/2015 tarih, 2015/8854- 8522 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında: ""Mahkemece kararın gerekçe bölümünde “çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içerisinde kaldığı belirlendiğinden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, davalıların tapu kaydına dayalı kullanımları söz konusu olduğundan müdahalenin meni talebinin ise reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği” belirtildiği halde, hüküm kısmında “davanın kabulü” şeklinde karar verilerek kararın gerekçe bölümü ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. Gerekçe ile hüküm kısmı arasındaki aykırılık mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir"" gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 600 ada 1 parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, müdahale"nin men"i talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 05/03/1998 tarihinde askı ilânı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
    Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyleki;
    Dava konusu taşınmazın üzerinde haciz şerhleri olduğu anlaşılmaktadır. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın tapu kaydında şerh sahiplerine husumet yöneltmeden dava açmıştır. Mahkemece, şerh sahiplerinin davaya katılımı sağlanmaksızın, husumet yaygınlaştırılmadan
    yokluklarında dava görülüp sonuçlandırılmıştır bu nedenle karar, usûl ve kanuna aykırıdır. Taraf teşkili, davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece re"sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. O halde, dava konusu taşınmazın tapu kaydında icra dosyalarında haciz alacaklıları belirlenerek davaya katılımları sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı, tarafların ileri sürecekleri delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
    Yine mahkemece tüm tahdit tutanakları dosya içine alınmamış taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı belirlenmemiş, ayrıca ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 2001/3 E- 2002/7 K. sayılı kararı dosya içine alınmamış keşifte uygulanmamış olduğundan eski mahkeme hükmünün dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı anlaşılamamıştır.
    Bu nedenle; mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydında adı geçen icra dosyalarında haciz alacaklıları belirlenerek davaya katılımları sağlanarak taraf teşkili sağlanmalı husumet yaygınlaştırılmalı, açılan davaya karşı diyecekleri sorulmalı kendilerine savunma hakkı verilerek tarafların ileri sürecekleri delilleri toplandıktan, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 2001/3 E.- 2002/7 K. sayılı dava dosyası dosya içine alındıktan sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği 2001/3 E.- 2002/7 K. sayılı doyası ve krokisi fen bilirkişi aracılığıyla uygulanarak dava konusu 600 ada 1 parsel sayılı taşınmazı kapsayıp kapsamadığı ve kesin hüküm olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/03/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi