
Esas No: 2008/4016
Karar No: 2008/5907
Karar Tarihi: 11.06.2008
Manevi Tazminat - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/4016 Esas 2008/5907 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı S.A.'nın tazminat talebinden dolayı açtığı davanın mahkeme sonucunda kabul edildiği ve davacıya 1326,65 YTL maddi, 1200 YTL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak verilmesine karar verildiği, ancak davada bazı hatalar olduğu gerekçesiyle Yargıtay'a başvurulduğu ve yapılan incelemenin sonucunda davanın bazı yönleriyle bozulması gerektiği kabul edildiği belirtilmiştir. İnceleme sonucunda, davaya katılan bulunup bulunmadığı, dava dilekçesi ile temyiz edilip edilmediği, faizin hangi tarihten itibaren işletileceği ve vekalet ücretinin nasıl hesaplanacağı gibi konuların yanlış değerlendirildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, mahkeme kararı bozulmuştur. Kararda, 2709 sayılı Anayasa'nın 19. maddesi ve 466 sayılı kanunun 7. maddesi hakkında da bilgi verilmiştir.
2709 S. 1982 Anayasası Madde 19: Herkes, davasının, kanuni yargı yetkisi tanınmış mahkemelerce adil bir yargılama sonucunda, hakkaniyete uygun olarak görüleceğine; bu maksatla, dilenciler dahil olmak üzere, her türlü adli yardım ve hukuki mücellit haklarına sahip bulunacağına; ayrıca hiç kimsenin, fi
11. Ceza Dairesi 2008/4016 E., 2008/5907 K.
11. Ceza Dairesi 2008/4016 E., 2008/5907 K.
- MANEVİ TAZMİNAT
- 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 19 ]
- 466 S. KANUN DIŞI YAKALANAN VEYA TUTUKLANAN KİMSELERE ... [ Madde 7 ]
"İçtihat Metni"
466 Sayılı Kanuna göre tazminat talebinde bulunan davacı S.. A.."ün yapılan yargılaması sonunda; 1326.65 YTL maddi, 1200 YTL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair E.. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.07.2007 gün ve 2006/209 Esas, 2007/184 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığın bozma isteyen 24.03.2008 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
1-Davacının tutuklu kaldığı ve beraatine karar verilen tazminat davasına dayanak oluşturan K.. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2004 gün ve 2004/41 esas 2004/110 sayılı kararının sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği, temyize konu tazminat davasının ise 16.10.2006 havale tarihli dilekçeyle açıldığının anlaşılması karşısında; davaya katılan bulunup bulunmadığı, gıyabında verilmiş olması halinde gıyabi hükmün katılana tebliği ve temyiz edilip edilmediği incelenerek beraat hükmünün davacı yönünden hangi tarihte kesinleştiğinin saptanması ve denetime olanak sağlaması bakımından dayanak dava dosyasının dosya içine konulması veya kesinleşme şerhi içeren karar sureti getirtilmesi, sanık veya müdafiinin kararın kesinleştiğini dosyaya yaptıkları bir başvuru ile öğrenip öğrenmedikleri araştırılarak davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dosya inceleme tutanağı ile yetinilerek davanın süresinde açıldığından bahisle kabulüne karar verilip hüküm kurulması,
2-Davacı hakkında yaptırılan zabıta araştırmasında, resmi tatil ve hafta sonlarında çalışmadığının belirtilmesi karşısında; tazminat hesaplamasında çalışmadığı süreler düşülmeden düzenlenen bilirkişinin isabetsiz raporuna itibar edilerek fazla maddi tazminata hükmolunması, bunlar çıkartılıp sonucuna göre maddi tazminat miktarının tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu nezarette ve tutukta kaldığı günlerin tümü üzerinden maddi tazminata hükmolunması,
3-Dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz istenmesine rağmen, tahliye tarihi olan 20.04.2004 tarihinden itibaren faize hükmolunması,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.11.2004 gün ve 177-203 sayılı kararında açıklandığı üzere: 4709 Sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 19/son fıkrasında "zararın tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceğinin"" belirtilmesi karşısında, 466 Sayılı Yasa uyarınca haksız tutuklama tazminatı davasında uygulanması gereken 04.12.2003 gün ve 25306 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 4.fıkrası gereğince, kabul edilen miktar üzerinden tarifenin 3.kısmına göre davacı lehine, davanın reddedilen kısmı üzerinden ise tarifenin 10. maddesinin 2.fıkrası uyarınca tarifenin 3.kısmına göre davacı lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde davalı yararına ve dava tümüyle reddolunduğunda 466 Sayılı Yasanın 7.maddesi hükmü gözetilerek anılan tarifenin 10.maddesi uyarınca tarifenin 2.kısmının 2.bölümüne göre davalı lehine avukatlık ücretleri tayini gerekmekte olup, incelenen dosyada davacının maddi ve manevi tazminat istemleri kısmen kabul olunduğu halde reddolunan kısım üzerinden davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.