Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/13463
Karar No: 2016/8458
Karar Tarihi: 19.10.2016

Zimmet - rüşvet vermek ve almak - görevi kötüye kullanmak - resmi belgede sahtecilik ve bu belgeyi kullanmak - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/13463 Esas 2016/8458 Karar Sayılı İlamı

5. Ceza Dairesi         2015/13463 E.  ,  2016/8458 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Zimmet, rüşvet vermek ve almak, görevi kötüye kullanmak, resmi belgede sahtecilik ve bu belgeyi kullanmak
    HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, düşme

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
    ... vekilinin 21/10/2014 havale tarihli dilekçeyle sanıklar hakkında zimmet, rüşvet almak ve vermek, resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunduğu, Mahkemece Hazinenin sanık ... hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına katılmasına karar verildiği, ... vekilinin 15/12/2014 havale tarihli dilekçeyle sanıklar hakkında kurulan tüm mahkumiyet ve beraat hükümlerini temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesi ve CMK"nın 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince müşteki Hazinenin rüşvet almak ve vermek suçundan açılan davalara katılmasına, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle doğrudan zarar görmeyen, görevi kötüye kullanma suçlarından ise usulüne uygun katılma talebi bulunmayan Hazinenin sanıklar ..., hakkında kurulan resmi belgede sahtecilik, sanıklar ..., hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik ... vekilinin, sanıklar ..."in ölümleri nedeniyle haklarında verilen düşme hükümlerini temyizde hukuki yararı bulunmayan sanıklar müdafiin temyiz istemleri ile sanık ... müdafiin 21/10/2014 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan hükmü 1412 sayılı CMUK"nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06/11/2014 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmakla sanık ... müdafiin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca, sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin ise tayin olunan ceza miktarına nazaran koşulları bulunmadığından CMUK"nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, sanıklar ..., hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK"nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde görülerek mahallinde bir karar verilmesi mümkün bulunduğu, diğer sanıklar müdafiin itirazının ise mercii olan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek reddine karar verildiği anlaşıldığından incelemenin sanıklar ...,hakkında resmi belgede sahtecilik ile rüşvet almak ve vermek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bu sanıklar müdafilerinin temyiziyle, sanıklar ..., hakkında rüşvet almak ve vermek suçundan kurulan mahkumiyet ve beraat hükümleri ile ... hakkında rüşvet almak ve zimmet suçlarından verilen beraat hükümlerinin katılan ... vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı ve sanıklar ... ve ... yönünden duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında ise ..."la ilgili olarak rüşvet vermek suçundan açılan kamu davalarıyla ilgili zamanaşımı süresi içinde mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
    Sanıklar ...,. hakkında rüşvet almak ve vermek, sanık ... hakkında ayrıca zimmet suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
    Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet vermek, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve rüşvet vermek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
    TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni sayılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi,
    Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına “katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 3.000,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit miktarda alınarak katılan Hazineye verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
    ... vekilinin esasa, sanık müdafiin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
    Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına ... aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "kendisini vekille temsil ettiren sanık için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 3.000 TL"nin Hazineden alınarak kendisine verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Sanıklar ..., hakkında resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak ve vermek, sanık ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ..."in rüşvet vermek suçu ile... yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    5271 sayılı CMK"nın 225/1. maddesindeki "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09/10/2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı gibi bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, bu kapsamda iddianamelerde;
    Sanık ... hakkında ..., "la ilgili resmi belgede sahtecilik ve rüşvet vermek, ..., "le ilgili rüşvet vermek,..."la ilgili olarak da resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davalara konu eylemlere ilişkin değerlendirme yapmak yerine dava konusu edilmeyen ..., ."la ilgili resmi belgede sahtecilik ve rüşvet vermek eylemlerinin hükmün gerekçesine esas alınması,
    Sanık ... hakkında ..."la ilgili sahtecilik ve rüşvet vermek suçundan açılan davalara konu eylemlere ilişkin değerlendirme yapılmaması, ..., "le ilgili sadece rüşvet vermek suçundan dava açıldığı, bu sanıklarla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış dava bulunmadığı nazara alınmadan zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması,
    Sanık ... hakkında ..."la ilgili rüşvet vermek, ... ve ..."la ilgili resmi belgede sahtecilik ve rüşvet vermek suçlarından açılan davalara konu eylemlere ilişkin değerlendirme yapılmaması, ..., "le ilgili sadece rüşvet vermek suçundan sevk bulunduğu, resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış dava olmadığı halde resmi belgede sahtecilik suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
    Sanık ... hakkında ise sadece ..."la ilgili rüşvet vermek ve resmi belgede sahtecilik suçundan sevk bulunduğu, sanık ... ...)"le ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan sevk bulunmadığı halde resmi belgede sahtecilik suçundan zincirleme mahkumiyet hükmü kurulması,
    Sanık ... hakkında ..."le ilgili resmi belgede sahtecilik ve rüşvet vermek, ..."le ilgili resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davalara konu eylemlere ilişkin değerlendirme yapmadan ve ..., "la ilgili olarak da sadece rüşvet vermek suçundan dava açıldığı,bu sanıklarla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 225. maddesine muhalefet edilmesi,
    Sanık ..."ın sanıklar ..., "a menfaat karşılığı gerçeğe aykırı sürücü belgesi verdiğine, sanık ..."ın ..."a, sanık ..."nin, Mevlüt Karagöz ve ..."a gerçeğe aykırı sürücü belgesi verilmesi için sanık ... ile irtibata geçerek görev gereklerine aykırı hareket etmesi için menfaat temin ettiklerine dair şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı nazara alınmadan anılan kişiler bakımından da sanıkların atılı suçları işlediği kabul edilerek TCK"nın 3/1 ve 61. maddelerine aykırı olacak şekilde temel cezanın ve TCK"nın 43/1. maddesine göre yapılacak artırım oranının belirlenmesi,
    Yüklenen suçun TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Anayasa Mahkemesi"nin hükümden sonra 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararı TCK"nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin kararın değerlendirilmesi lüzumu,
    Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
    Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m. 38/4, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 14/2), sanıkların aşamalarda değişmeyen savunması, ...,"ın beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, savunmalarının aksine sanıkların ... ile irtibata geçerek görev gereklerine aykırı hareket etmesi için rüşvet verdiklerine dair kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatleri yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
    Sanık ... hakkında rüşvet vermek ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    Sanığın “2005 yılı birinci ay yada ikinci ay içerisinde işletmiş olduğu büfesine gelip giden ..."la tanıştığını, kendisine ehliyet alacağın zaman yardımcı olurum dediğini, daha sonra gerekli belgeleri istemesi üzerine tamamlayıp verdiğini, işlemlerin bittiğini bildirmesi üzerine 600,00 TL verdikten bir ay kadar sonra ..."ın sürücü belgesini getirdiğini” savunması, 13/05/2008 günlü inceleme sonuç tutanağında sahte sürücü belgesinin 28/06/2005 tarihinde tanzim edilmiş olduğunun belirtilmesi karşısında, suç tarihlerinin kesin olarak saptanmasından sonra 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK"nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Sanık ... hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
    Sanığın aşamalarda özde değişmeyen “2005 yılı içinde ... bürosuna sigorta yaptırmak için gittiğinde ..."la tanıştığını, gözündeki arıza nedeniyle sürücü belgesi alamadığını, ..."ın kendisine yardımcı olabileceğini söyleyerek belgelerini aldığını ve 250 TL para verdiğini, iki gün sonra ..."in bürosuna giderek sürücü belgesini aldığını" savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığa yüklenen rüşvet vermek suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,Sanıklar ..., hakkında rüşvet vermek suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
    Sanıklar hakkında rüşvet vermek suçundan kamu davası açılmadığı nazara alınmadan CMK"nın 225. maddesine aykırı şekilde beraat hükümleri kurulması,
    Kanuna aykırı, sanıklar ... müdafiileri ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları ve sanık ... müdafiin duruşmalı incelemedeki savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    19/10/2016 tarihinde verilen iş bu karar 19/10/2016 tarihinde Yargıtay C.Savcısı ... hazır olduğu halde sanıklar ve müdafiilerin yokluğunda tefhim olundu.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi