
Esas No: 2006/2458
Karar No: 2008/5855
Karar Tarihi: 09.06.2008
Cezaların İçtimaı - Dolandırıcılık - Zincirleme Suç - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2006/2458 Esas 2008/5855 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık Sedaf, Samsun'da açılacak olan bir süpermarkete güvenlik elemanı olarak akrabalarını işe alacağını vaat ederek dolandırıcılık yapmıştır. Mağdurlar, sanığın haksız menfaat sağlaması sonucu dolandırılmışlardır. Ancak mahkemenin soruşturması sonucu hangi mağdurun hangi zaman diliminde sanığın yanına giderek para verdiği kesin bir şekilde saptanamadığından, tek bir ceza ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği bildirilmiştir. Ayrıca, sanığın bir diğer suçu olan Veysel'e yönelik eylemden dolayı 765 sayılı TCK'nın ilgili tüm hükümlerinin bir bütün olarak tekerrür hükümleri ile birlikte uygulanması gerektiği hatırlatılmıştır. Kararda ayrıca hangi kanun maddelerine uygun olarak mahkumiyet kararı verildiği belirtilmiştir: 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 43 ], 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 107 ], 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 157 ], 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 158 ], 5275 S. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA ... [ Madde 99 ].
11. Ceza Dairesi 2006/2458 E., 2008/5855 K.
11. Ceza Dairesi 2006/2458 E., 2008/5855 K.
- CEZALARIN İÇTİMAI
- DOLANDIRICILIK
- ZİNCİRLEME SUÇ
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 43 ]
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 107 ]
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 157 ]
- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 158 ]
- 5275 S. CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA ... [ Madde 99 ]
"İçtihat Metni"
Dolandırıcılık suçundan sanık Sedafın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair (Bafra Asliye Ceza Mahkemesi)"nden verilen 13.12.2005 gün ve 2005/183 Esas, 2005/961 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay"ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı"nın bozma isteyen 24.03.2006 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Sanığın şikayetçilerin çalıştıkları işyerlerinin karşısında bulunan ve sık sık gittikleri kahvehaneye gidip gelmek suretiyle samimiyet kurduğu, bunlara gerçeğe aykırı olarak Samsun ilinde bir süpermarket açılacağını, burasının güvenlik şefliği görevini kendisinin yaptığını, buraya güvenlik elemanı alınacağını söylemek suretiyle yaptığı hileli hareketlerine aldanan şikayetçilerin sanıktan akrabalarını işe almalarını istedikleri, sanığın da akrabalarını güvenlik elemanı olarak işe aldıracağını, ancak bunun için güvenlik sertifikalarının bulunması gerektiği ve bunu temin etmek bahanesi ile her bir şikayetçiden haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; sanığın mağdurlardan hangileri ile müstakilen, hangileri ile topluca görüşüp paraları aldığı kesin surette saptanıp, aynı yer ve zamanda topluca para alınanlara karşı işlenen dolandırıcılık suçu yönünden tek ceza tayin olunup, kendi içinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, ayrı yer ve zamanda gerçekleşen dolandırıcılık suçu/suçları yönünden ise, mağdur sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mağdur sayısınca suç oluştuğunun kabulüyle ayrı ceza tayini,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın katılan Veysel"e yönelik eyleminden dolayı lehe olduğu kabul olunan 765 sayılı TCK"nın ilgili tüm hükümlerinin bir bütün olarak tekerrür hükmü ile birlikte uygulanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama ile eksik ceza tayin edilmesi,
b- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"un 99. maddesinde "hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar" hükmünü içerdiği gözetilmeden, 5237 sayılı Yasa"nın 107. maddesi uyarınca tayin olunan cezaların da içtimaına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca istem gibi (BOZULMASINA), 09.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.