10. Hukuk Dairesi 2015/8139 E. , 2017/6663 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, maaş üzerine konulan haczin iptali ile temsilci olduğu dönemlerdeki prim borçlarından sorumlu olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
6183 sayılı Kanunun “Ödeme emri” başlıklı 55. maddesinin ilk fıkrasında; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; “Ödeme emrine itiraz” başlığını taşıyan 58. maddesinin birinci fıkrasında; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan 6183 sayılı Kanunun 54. maddesi hükmü uyarınca da süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen ... tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda, borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.
Dosyanın incelenmesinde, davacının, dava dışı anonim şirketin ... şubesinin 26.01.2005-09.04.2007 tarihleri arasında temsil ve ilzam yetkilisi olduğu, davacıya gönderilen 2006/29621 nolu ödeme emrinin, ... şubesinin 2005/3-2006/10 dönemleri ve arasına ilişkin işsizlik sigortası primine ilişkin 4.128,38 TL miktarlı olduğu ve herhangi bir şerh belirtilmeksizin .... imzasına 30.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, 27.03.2012 tarihinde 2006/29621 nolu dosya üzerinden haciz bildirilerinin yazıldığı ve borç olarak 344.665,99 TL belirtildiği, mahkemece ....
şubesinin borcunun ne kadar olduğunun sorulması üzerine, icraya intikal etmiş olan 2005/3-2007/4 dönemleri arasına ilişkin 10.5676,51 TL prim, 9.356,67 TL işsizlik sigortası primi ve 1.052,18 TL damga vergisi borcu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacıya tebliğ edilen ödeme emri işsizlik sigortası primine ilişkin 4.128,38 TL miktarlı olup söz konusu tebliğin usulüne uygun olup olmadığı tartışılmadığı gibi, haciz bildirilerindeki miktarlar ve anonim şirketin .... şubesinin toplam borcu nazarında, bu haciz ve borçlara ilişkin davacıya ayrıca ödeme emri tebliğinin yapılıp yapılmadığının araştırılması, edilmiş ise buna ilişkin evrakların ikmal edilmesi ile kesinleşip kesinleşmedikleri hususlarının gözetilmesi gerekmekte olup, kesinleşmeyen ödeme emirleri miktarınca haczin yersiz olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, davacının maaş hesabına konulan haczin davalı kurum yazısı üzerine kesinti yapıldıktan sonra 06.11.2012 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmış olup, haczin kaldırılması yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece belirtilen hususlarda araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.