Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2016/526
Karar No: 2017/18

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2016/526 Esas 2017/18 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2016/526 E.  ,  2017/18 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza

    Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..."ın TCK"nun 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5 ve TCK"nun 62. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.09.2012 gün ve 128-158 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 27.11.2013 gün ve 9604-14412 sayı ile;
    "Avrupa kamu düzeninin temel bir özelliği olan Demokrasi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesince tasarlanan ve sözleşmeyle bağdaşabilen yegane politik modeldir. Siyasi partiler ise, Anayasamızın 68/2. maddesinde de vurgulandığı gibi, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
    Siyasi partiye üye olma ve bir siyasi partinin çatısı altında siyasi faaliyetlerde bulunma örgütlenme özgürlüğü kapsamında iken, özgürlüğün topluca kullanımı bağlamında ifade özgürlüğü ile de ilişkilidir.
    Modern demokrasilerde özgürlüklerle doğrudan ilişkili olan ve yüksek bir meşruiyete sahip bulunan siyasi partilere üye olma ve siyasi faaliyette bulunma özgürlüğünün, diğer başka özgürlükler gibi; terör örgütlerince kötüye kullanılmak istenebileceği açıktır. Nitekim bir siyasi faaliyetteki asıl hedef ve amaçların açıklanan hedef ve amaçlardan daha başka olabileceği, asıl hedef ve amaçların gizlenebileceği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin "Yazar ve diğerleri" kararında da vurgulanmıştır.
    Anayasamızın 68. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesi ile tanınan siyasi partilere üye olma ve siyasi faaliyette bulunma özgürlüğünün kötüye kullanımı, yine Anayasamızın 14/2 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 17. maddeleri uyarınca yasaklanmıştır.
    Bir faaliyetin siyasi faaliyet-örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilmesi ve Anayasa ile Sözleşmenin korumasından yararlanabilmesi için gerçekleştirilmekte olduğu bağlam ile birlikte cebir ve şiddet ile ilişkisi, kullanılan yöntem ve takip edilen amacın hukuk ve demokrasi kurallarına uygun olup olmadığı ve bir terör örgütü ile amaç veya yöntem bakımından ya da yapısal bir bağlantısının bulunup bulunmadığına bakılmalı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 17 Temmuz 2001 tarihli "Sadak ve diğerleri" kararında yaptığı ayrım da dikkate alınmalıdır.
    Dairemizin 28.12.2011 tarih 2011/10371-30790 sayılı kararında; "PKK/KONGRA-GEL terör örgütünü bir devlet sistemi gibi yapılandırmayı hedefleyip birimlerini ve üyelerini sistematik bir yapıya kavuşturmayı amaçlayan örgütün yasama meclisi KONGRA-GEL tarafından kabul edilip sistemin anayasası olarak nitelendirilen KCK (Koma Civaken Kürdistan) sözleşmesinde, KCK ile PKK"nın ideolojik, ahlaki, felsefi ve örgütsel bağlantısının açıkça vurgulandığı ve KCK yapılanması bakımından PKK"nın amaç ve stratejisinin benimsendiği" belirtildikten sonra, KCK’nın PKK ile organik bağlantısı, açıklanan amaç ve stratejisi, hiyerarşik yapısı, üye sayısı, sahip olduğu silahlı ve zorlayıcı gücü itibariyle Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden cebren ayırmaya yönelik amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli silahlı terör örgütü niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.
    Bir kısmı bir siyasi partiye üye de olan sanıkların, siyasi faaliyet görünümü altında gerçekleştirdikleri eylemleri bu ilkeler çerçevesinde ve iletişimin tespiti, teknik ve fiziki takip tutanakları, sanık ..."ın ev ve otomobil aramasında ele geçirilen Gaziantep KCK yapılanmasına ilişkin şema ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirildiğinde salt siyasi faaliyet kapsamında görülemeyeceği anlaşıldığından eylemlerin bir bütün halinde silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi olma suçunu oluşturacağına ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanıklar müdafilerinin bir siyasi partinin yetkilileri olarak yürütülen siyasi faaliyetlerin suç sayılarak cezalandırılamayacağına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir" açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28.10.2015 gün ve 248411 sayı ile;
    "...Hükmün gerekçesinden, iddianamede belirtildiği şekilde iletişim tespit tutanakları, fiziki takip içerikleri aynen gerekçeye alınmak suretiyle bir sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık olması ve Yargıtay"ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanığa isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerekir. Bu ilkeler gözetilmeden, gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması Anayasanın 141, CMK"nın 34, 230. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. İddianamedeki iletişim tapeleri ve fiziki takipten hareketle suçun unsurlarının görüşmelerin ve ileri sürülen görüşler ile sanığın örgüt üyesi olması sonucunu doğuran eylem ve faaliyetlerinin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışmasız bırakıldığı anlaşılmaktadır.
    Şöyle ki; sanığın 10.04.2009 tarihli başka dosya sanığı, ... ile yaptığı telefon görüşmesinde, bu şahıs ile buluşmaya karar verdiği, devamında örgütsel görüşme yaptığı tespiti, gerekçenin ana temelini oluşturmaktadır. Ancak dosyanın incelemesinden; iddia ve kabulde içeriği verilen sanık ile ..."in Yağmur Kafede buluşmayı kararlaştırdıkları, ancak görüşmenin devamında aynı gün saat 15.20"de yapılan fiziki takipte Yağmur Aile Çay bahçesindeki, ..., ..., ... ile yapılan görüşmeye sanığın katılmadığı belirlenmiştir.
    14.05.2009 tarihli fiziki takipte, sanığın YDGM"li şahısların sürekli gittiği Yaho Yaşam Net-İnternet Kafeye girdiği tespit edilmiş, saat 18.25"te Sami Değirmenci, ... ile saat 18.25"te kafe önünde tahminen beş dakika kendi aralarında konuştuktan sonra Yağmur Aile Çay Bahçesine geldikleri tespitine yer verilmiştir.
    Sanığın örgütsel olduğu belirtilerek hükme esas alınan bu fiziki takipte yer alan sanıklardan Sami Değirmenci hakkındaki iddianamede; sanığın 14.05.2009 tarihli bu görüşmeye terör örgütü yanlısı oluşumları koordine etmek ve sivil itaatsizlik eylemlerini düzenlemek amacıyla hayata geçirilen KCK/TM bünyesinde oluşturulan Gaziantep Kent Meclisi çalışmaları kapsamında Yağmur Aile Çay Bahçesinde yapılan toplantıya katıldığı belirtilerek, silahlı terör örgütü üyeliğinden dava açılmış, sanığın isminin ..."in evinde ele geçen flash bellekte isminin yer almadığı, ..."ın evinde ele geçen örgüt şemasında yer almadığı, haklarında fiziki takip, iletişim tespit tutanağı, sanık, tanık beyanı olmadığı, soyut iddialarla cezalandırılması talebiyle dava açıldığı belirtilerek beraatine ilişkin olarak verilen Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 28.09.2012 gün ve 2010/128 Esas, 2012/158 karar sayılı hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Sanığın 14.05.2009 tarihli örgütsel olduğu belirtilen görüşmeye katılan, sanık ... Taş hakkındaki, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise, başka dosya sanığı ..."in ev aramasında ele geçen ve Gaziantep PKK-KCK/TM yapılanmasına ilişkin listenin bulunduğu flash diske, savunmalarda ileri sürüldüğü gibi kolluk görevlilerince ele geçirildikten sonra bir müdahalede bulunulup bulunulmadığının belirlenebilmesi bakımından, TÜBİTAK gibi uzman kuruluşlardan rapor aldırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesi ile Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesi"nin 27.11.2013 gün ve 2013/9604 Esas, 2013/14412 sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmıştır.
    Dosyanın incelenmesinden, ikametindeki aramada ele geçen örgütsel şema olarak değerlendirilen dokümanda "gençlik meclisi: Kendal" ibaresi bulunan ve mahkemece aynı hükümde silahlı terör örgütü üyesi olmaktan mahkumiyetine karar verilen sanık ... hakkındaki mahkumiyet ilamının da sanık ... hakkındaki bozma ilamındaki gerekçe ile Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesi"nin bozma ilamına konu olduğu anlaşılmaktadır.
    Sanık ile örgütsel görüşme yaptığı belirtilen ... hakkında, halen silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan KCK ana davası olarak Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/444 esas sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
    Sanık ..."ın evinde ele geçen örgüt şemasında sanık ile birlikte gençlik meclisi içerisinde yer aldığı belirtilen hakkındaki mahkumiyet hükmünün, Yüksek Yargıtay 9. Ceza Dairesi"nin esas ve karar numaraları yukarıda zikredilen ilamı ile; "Sanık hakkında Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinde örgüt üyeliği suçundan açılan davanın 16.06.2011 tarih ve 2010/289 Esas, 2011/153 sayılı Karar ile örgüt propagandası suçundan mahkumiyet ile sonuçlandığı, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükmün, yüklenen eylemin silahlı örgüte üye olma suçunu oluşturacağı sonucuna varılarak bozulduğu ve anılan dosyanın suç tarihinin, incelemeye konu dosyanın suç tarihini de temadi sebebi ile kapsadığı anlaşılmakla, aynı eylem nedeniyle mükerrer davanın görülemeyecek olması ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinin sağlanması bakımından, söz konusu davanın derdest olması halinde birleştirme yoluna gidilmesi, kesinleşmiş bir hükümle sonuçlandırılmış olması halinde ise, dosyanın onaylı örneğinin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
    Yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile tüm yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, ceza muhakemesinin amacı, usul kurallarının öngördüğü prensipler doğrultusunda, maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde kesin olarak belirlenmesidir. 5271 sayılı CMK"nın "Delilleri takdir yetkisi" başlıklı 217. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir" şeklindeki düzenleme ile kanıtların serbestliği ilkesine de vurgu yapılmaktadır. Bundan çıkan sonuca göre ceza muhakemesinde hangi hususun hangi kanıtlarla ispatlanacağı konusunda bir sınırlama bulunmayıp, yargılama sonucunda hukuka uygun elde edildiği kabul edilecek her türlü kanıtlarla bir sonuca ulaşılacaktır. İddianameye konu edilen hususların aynen gerekçeli karara aktarılması ile bu amacın gerçekleşmeyeceği aşikardır. Bu durumun alışkanlık haline getirildiği her duruşma ve karar sürecinde, sanıkların her biri bakımından mutlak mahkumiyet sonucu doğacaktır. Oysa mahkemenin delilleri serbestçe değerlendirerek deliller arasındaki irtibatı analiz ederek, sanığın mahkumiyetine neden olan eylem ve faaliyetlerinin net olarak ortaya koyacak yaklaşımın sergilenmesi gerekir.
    Silahlı örgüte üye olma suçu, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine dahil olmalıdır. Organik bağ, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Sadece örgüte sempati duymak bu suçu oluşturmaz.
    Yargıtay Yüksek 16. Ceza Dairesinin yerleşik uygulamasında; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Örneğin, örgütün sürdürdüğü faaliyetler kapsamında, gizliliği temin için kod adı alma, örgütün kırsal alandaki kamplarına katılıp faaliyet gösterme, gerçekleştirilen örgütsel toplantı, etkinlik ve eylemlere düzenli ve sürekli katılma, düzenli ve sürekli şekilde örgüte eleman ve malzeme teminine çalışma, sürekli ve düzenli şekilde müzahir kitlenin örgüt adına gerçekleştirilen eylemlere katılması için çalışma, eylemlere katılımı ve eylem yerlerine ulaşımı koordine ve organize etme vb, bu kapsamda gerçekleştirilen eylemlerin sürekli ve düzenli olarak örgütle bağlantılı yayın organlarında yer almasını sağlama şeklindeki bu ve buna benzer çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemlerin, sanık için hangilerinin geçerli olduğunun bu eylem örneklerinden hangisinin sanık bakımından silahlı terör örgütü üyesi olmak suçuna vücut vereceğinin sanık bazında somutlaştırılması gerekir.
    Mahkemece hükmün gerekçesinde, sanık hakkındaki iletişim tespit tutanakları içeriğinde ileri sürülen görüşlerin ne suretle örgüt adına eylem ve faaliyet teşkil ettiğinin, fiziki takipte ele geçen deliler ile bu görüş ve görüşmelerin bağlantısı, sanığın adının geçtiği doküman ile fiziki takip ve iletişim tespit tutanak içeriklerinin birbirini teyit ettiği kısımlar irdelenerek, buradan hareketle sanığın örgüt ile arasında organik bağ oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekir.
    Sanığın örgüt bağlantısı, sanığın örgütsel olduğu belirtilen görüşme ve buluşmalarında taraf olan (...-...- ...- ) şahısların örgütsel konumlarının belirlenmesi, ... hakkındaki Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/444 esas sayılı dosyası ile hakkındaki dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, ..."in ev aramasında ele geçirildiği belirtilen ve başka dosya sanığı olan bu şahsın, KCK/TM ait olduğu örgütsel şemanın Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporunun alınmasının ve ... hakkındaki yargılamanın iş bu dosya ile irtibatının dikkate alınması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmelidir.
    Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 28.09.2012 gün ve 2010/128 Esas, 2012/158 Karar sayılı hükmünün, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi yerine yukarıda açıklanan nedenlerle, eksik soruşturma ve araştırma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    " görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat ederek, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin Özel Daire onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozulması talebinde bulunmuştur.
    CMK"nun 308/1. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesince, 11.02.2016 gün ve 7124-621 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eksik araştırma sonucu hüküm kurulup kurulmadığı ve mevcut gerekçenin yeterli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Kollukça düzenlenen 08.08.2008 günlü tutanak başlıklı belgede; yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün 2008 yılı Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirmiş olduğu 10. kongresinde; örgüt tabanının bulunduğu illerde, terör örgütü içerisinde faaliyet gösterirken ölen örgüt mensuplarının ailelerine yardım etmek, terör örgütü ile iltisaklı olan ve cezaevinde bulunan örgüt mensuplarına ve maddi durumu zayıf ailelere yardımda bulunulması, kan ve namus davalarının adli ve idari mercilere iletilmeden örgüt adına çözüme kavuşturulması, özellikle terör örgütü yanlısı oluşumları koordine etmek ve sivil itaatsizlik eylemlerini organize etmek amacıyla hayata geçirilen KCK/TM (Koma Civaken Kürdistan-Kürdistan Demokratik Topluluğu/Türkiye Meclisi) bünyesinde Kent Meclisi isimli oluşumun meydana getirildiği, Gaziantep Kent Meclisinin oluşturulması ve faaliyetlerine ivme kazandırılması amacıyla, Diyarbakır ve Batman illerinden sorumlu olan ... isimli şahsın Temmuz 2008 tarihinden itibaren Gaziantep"e geldiği ve çalışmalarla ilgili olarak Mehmet... ve ... isimli şahıslarla irtibata geçtiği, Sadun Doğan isimli şahsın ise ... ve Mehmet... isimli şahıslarla sık sık görüştüğü, bu yönde toplantılar ve kararlar aldıkları, ..."in ...kod adını kullandığı, Gaziantep Kent Meclisinin ...(K) ... ve Mehmet..."in sorumluluğunda olduğunun belirtildiği,
    Kolluğun düzenlediği 25.09.2008 günlü tutanağa göre; KCK/TM bünyesinde oluşturulan Kent Meclisi isimli oluşum içerisinde il sorumlusu olarak faaliyet gösteren Mehmet..."in, ...(K) ..."in bilgisi doğrultusunda eğitim almak amacıyla 12.09.2008 tarihinde yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Irak devletinde bulunan örgüt kamplarına gittiği ve 18.09.2008 tarihinde tekrar Gaziantep"e dönerek, Sadun Doğan isimli şahısla koordineli olarak kent meclisi çalışmalarına başladıklarının ve Mehmet..."e ait pasaport bilgisayar çıktılarının da bu doğrultuda olduğunun belirlendiği,
    Gaziantep"de bu faaliyetlerin başladığı yönünde bilgiler alınması üzerine, sanık ..., başka dosya sanığı ...(K) ... ile inceleme dışı sanıklar Mehmet..., ..., Emin Beçet ve hakkında; 30.01.2009 tarihinde CMK"nun 135. maddesine göre iletişimlerinin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile CMK"nun 140. maddesine göre faaliyetlerinin teknik araçlarla izlenmesi yönünde mahkemeden kararlar alındığı,
    10.04.2009 günlü fiziki takip tutanağında; sanık ... ile ...(K) ..."in 10.04.2009 tarihinde yaptıkları telefon görüşmesinde “Yağmur Kafe” isimli iş yerinde buluşmayı kararlaştırmaları üzerine, aynı gün saat 15.20"den itibaren Yağmur Aile Çay Bahçesi çevresinde yapılan fiziki takipte, bahsi geçen aile çay bahçesinde inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ...Kod ..."in, KCK/TM bünyesinde oluşturulan kent meclisi adına bir araya gelerek örgütsel amaçlı toplantı yaptıklarının tespit edildiği bilgilerine yer verildiği,
    14.05.2009 tarihli fiziki takip tutanağında; PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan “YDGM” içerisinde faaliyet yürüttüğü belirtilen sanık ..."ın, 14.05.2009 günü saat 16.00 sıralarında Şahinbey Marif Kavşağı civarında görülmesi üzerine takibe alındığı, Yahoo! Yaşam Net isimli internet kafeye girdiği, kafe çevresinde şahsın beklenmeye başlandığı, 14.05.2009 saat 18.25 sıralarında sanık ..."ın inceleme dışı sanıklar Sami Değirmenci ve ... ile birlikte kafeden çıkarak, kafe önünde tahminen 5 dakika kendi aralarında konuştukları, daha sonra yaya olarak Yağmur Aile Çay Bahçesine geldikleri, burada saat 18.35 sıralarında kimliği tespit edilemeyen şahsın masasına oturdukları, saat 19.00 sıralarında kimliği tespit edilemeyen şahsın masadan ayrıldığı, saat 19.05 sıralarında kimliği tespit edilemeyen başka bir şahsın gelerek sanık ... ile Sami Değirmenci ve ..."ın bulundukları masaya oturduğu, ayrıca Yağmur Aile Çay Bahçesi sahibinin de zaman zaman şahısların bulunduğu masaya oturduğu, şahısların görüşmelerinin KCK/TM bünyesinde oluşturulan kent meclisi üyeleri ve PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması YDGM üyeleri arasında, halka açık yerlerde bir araya gelerek örgütsel amaçlı toplantı niteliğinde olduğunun belirtildiği,
    İnceleme dışı sanık ..."ın ikametinde yapılan aramada ele geçirildiği ve el yazısıyla kaleme alınıp örgütsel şema olduğu belirtilen dokümanın; "Koma Civaken Kurdistan (KCK), Türkiye Meclisi (Sabri Ok), Yürütme Konseyi Başkanı, Sadun Hewal (Bölge Sorumlusu), Gaziantep Kent Meclisi, Kenan Hewal (İl Sorumlusu), İsa Anık (Mali Sorumlu), M.... (İl Sözcüsü), Kent Meclisi - Girişim Gurubu (25 kişi), Mahalle Meclisleri; Şahinbey (...), Şehitkamil (Bozan Kalkan, Mehmet Saçlı, ...), Selimiye, 8 Şubat, Gazikent, Belkız, Burak, Alaket, Aydınlar, Göllüce, Umut, Girne, Çıksorut, Mevlana, Kocatepe, Zeytinlik, Kadın Meclisi (Selma Hewal, Sedika, Cahide), DEM.EM.Hareketi/DEH (Aziz Hewal), İnanç Komisyonu (Melle A. Rahman), Gençlik Meclisi (Kendal, Sami, ), Divan (5 kişi)" şeklinde bilgiler içerdiği,
    Başka dosya sanığı..."den ele geçen dokümanın; "şuanda üniversitede 6 kişilik bir komitemiz var" ibaresi ile başlayıp, "bağımsız hareket etmem çok mümkün olmadı, ancak bugün yada yarın zorlayıp kesin gitmeyi düşünüyorum. şu anlık aktarılacaklar biraz bunlardan ibarettir selamlar" ibareleri ile bittiği, aynı dokümanın altında el yazısıyla; YDGM başlığı altında Nizip, mahalle komitesi, üniversite komitesi, genç kadın komitesi, basın yayın komitesi, lise-dersane komitesine dahil isimlerin, eksiklikler başlığı altında kültür sanat komitesi, eylem komitesi, mali komite, eğitim komitesinin, “Üniversite K.:” başlığı altında ise, “, ... İdris..., ... ..., ...” isimlerinin yazılı olduğu,
    05.01.2010 tarihinde sanık ..."ın ikametinde yapılan aramada; 2 adet laptop bilgisayar, 2 adet CD, 2 adet Nokia marka cep telefonu ve 2 adet sim kartın ele geçirildiği,
    Terörle Mücadele Daire Başkanlığı"nın 08.01.2010 ve 2010/008 sayılı raporuna göre sanık ..."a ait olduğu belirtilen Fujitsu marka hard disk imajı üzerinde yapılan incelemede; Abdullah Öcalan"ın duvara asılı resmi yanında duran bir takım şahısların, Abdullah Öcalan ve sözde KCK terör örgütü bayrağı önünde örgüt kıyafetleri içinde bir takım kişilerin, halay çeken şahısların ve “verilmiş sözdür güneşin özgürlüğü yaşam gerekçemizdir” şeklindeki pankartı taşıyan şahısların fotoğrafları ile üst kısmında Abdullah Öcalan"ın resmi bulunan “bir uygarlık hastalığı milliyetçilik” başlıklı yazının bulunduğunun tespit edildiği,
    Dosya içinde toplam 6 adet iletişim tespit tutanağının bulunduğu, bu tutanaklara konu 03.03.2009, 29.03.2009, 02.04.2009 ve 07.04.2009 tarihli görüşmelerin sanık ..., 06.03.2009 ve 12.04.2009 tarihli görüşmelerin ise başka kişiler tarafından yapıldığı, ancak bu görüşmelerde sanığın adının geçtiği, bahse konu iletişim tespit tutanaklarına göre;
    03.03.2009 günü saat 21.16’da inceleme dışı sanık ile sanık ... arasında;
    ...
    ...: Ne yapıyorsun, ben Kendal
    : Ben evdeyim Kendal
    ...: Diyecektim ben daha yoldayım anlıyor musun
    : Evet
    ...: Sen Ayşe"lerin evinin oraya git, biz Tahir"lerin evine gideceğiz. Tahir"leri tanıyorsun değil mi
    : Evet
    ...: Tahir ile Emin"lere, o hemşire
    : Evet, evet ben tanıyorum
    ...: Onlara bir başvuralım
    : Sen Ayşe"lere mi gideceksin
    ...: Yok yok yok ben Emin"lere doğru gidecem. Tahir"lere doğru gidecem tamam
    : Ben onların evini tanımıyorum, Tahir"lerin evini
    ...: Tamam gel Ayşe"lerin oraya ben seni oradan alayım. Onların kapısına gel tamam
    : Tamam tamam
    ...: Onların kapısında beni bekle, listeyi de kendinle beraber getir tamam
    : Neyi getireyim
    ...: Liste liste
    : Evet tamam getiririm
    06.03.2009 günü saat 15.20’de inceleme dışı sanık ... ile başka dosya sanığı ... arasında;
    ...
    ...(k) ...: Şimdi ... de telefon açtı. Dedi ki gelin buna şey yapın hani gitmeleri doğru değil falan dedi benim haberim yoktu bunlar şey yaparken dedi onun için isimlerini de yazdırmışlar
    ...: Hıı
    ...(k) ...: Dedi bu akşam bir araya gelecekler dedi sen gelebilirsen ben dedim ben orda değilim ama bir bakayım Reşit, Cemal ya Mehmet ya da Kendal onlardan hangisi uygunsa onları göndereyim gidersiniz Reşit
    ...: Hıı
    ...(k) ...: Dersiniz ki şeydir hani yani burdan gidiş olmaz siz bu gün yarın gidiyorsunuz ayın sekizinde eşbaşkanlar gelecek onun çalışmasının yürütülmesi gerekir bu bir
    ...: Hıı
    ...(k) ...: Yani ondan sonra seçim arifesidir son yirmi gündür artık birebir mahalle çalışmaları ev ziyaretlerinin olması gerekir bu iki bide bunun dışında son üç dört günde müşahit müşahitlerin belirlenmesi bunların eğitimi içinde çalışmaların yürütülmesi gerekir bu kadar yoğun bir çalışmada burayı bırakıp oraya gitmek doğru değildir yani ve sonuçta biz burdada eğer iddialıysak eğer burada da birşeyler hedef olarak önümüze koymuşsak o zaman burda kalmamız gereklidir biçiminde kendilerinin toplantılarına katılıp söylerseniz
    ...
    ...(k) ...: İstiyorsanız Kendali de göndereyim senin yanına. Sen, Kendal, Cemal gidin istiyorsan senle Cemal gidin istiyorsan artık nasıl yapıyorsanız yapın sen bilirsin
    ...: Tamam ben Cemal"i alırım, benle Cemal gideriz
    ...(k) ...:Ee tamam
    ...: Kendalgil o başka mahalleye gidiyorlar ya
    ...(k) ...:Ee tamam ama kesin gidin saat sekizdedir ha
    ...
    29.03.2009 günü saat 20.07"de sanık ... ile ... isimli şahıs arasında;
    ...: Tüm görüşmeler iyi tüm netlik var nevroza denk gelmiş iki yıldan beridir hiç kimsenin beklemediği gelişmeler oldu, başkaldırılar (serhildanlar) oldu falan filan bu kadar işte
    ...: Yo yo belki iyi olur. Hakkari"de %79.7 kesinleşti
    ...: Ya işte öyle militanlar tam militanlaştı
    ...: He tam olsun ya belki de o lazım boş ver
    ...: Tabi canım ya öyle olacak zaten legal legalite bize göre değil herhalde bu halka göre değil
    ...
    02.04.2009 günü saat 14.05"de sanık ... ile Şirin isimli X şahıs arasında;
    ...
    Şirin ...: Bir tane Türk arkadaşımız var
    ...: Hıı
    Şirin ...: Diyorki kürdistan tarihi ile ilgili biraz bilgi istiyor acaba müsait misin
    ...: Valla ben şimdi okuldayım laboratuvardayım
    Şirin ...: Sen ne zaman müsait olursun mesela
    ...: Valla ben bu hafta çok zordur niye diyeceksin benim sınavlarım var hafta sonu diğer okul kamu yönetimi var ben sınava girecem ...oradadır Reşitle tanıştır
    Şirin ...: Reşitle mi tanıştırayım
    ...: Evet
    ...

    07.04.2009 günü saat 18.20’de inceleme dışı sanık ile sanık ... arasında;
    ...
    ...: Bizim Sinan nerde
    : Sinan gitti
    ...
    ...: Doğru mu o şey
    : Hı
    ...: Şey gitti de nere gitti yani burda mı Antep"te mi duruyo yoksa çıktı mı
    : Çıktı
    ...
    ...: Peki bu doğru mu şey aldığın bilgi
    : Yo yo ya yanlış bilgiymiş heralde
    ...: Hıı
    : Karıştırmış yani biraz
    ...: Karıştırmışlar he
    : He he
    ...: Şimdi ulaşabilir miyiz ona
    : Valla heralde yok ya
    ...: Ulaşamayız
    : He
    ...: Şimdi yav akrabaları aradı beni
    : Akrabalarının haberi nerde nasıl olmuş ki
    ...: Yo bir tane amcasının oğlu beni aradı dedi Sinan"la konuşmuşum bana böyle demiş demiş işte ben ... falan çıkmış
    : Yo öyle bi şey yok da isim benzerliği olmuş
    ...: Hı o zaman gelsin ne işi var
    : Valla zaten gidecekti ha abisi çağırmıştı gidecekti onun yanına biraz gezmeye
    ...
    ...: Abisinin yanına gidecekse ben bulurum onu
    : Tamam
    ...: Şu an çıktı mı
    : He he çıkmış
    ...: Hıı yanı o şey durumda kesin biliyorsun böyle bişey yok
    : Valla öyle bişey çıkmış yani ilk önce bana değinildi sonra bi baktık bu akşam öğrendik ki yanlışmış sadece isim benzerliği var
    ...: Öyle isim benzerliği var he
    : Hee
    ...: Diğer arkadaşlarla ilgili bi sorun yok
    : Yo yo hiç kimsede sorun yok
    ...
    12.04.2009 günü saat 11.54’de inceleme dışı sanık ... ile başka dosya sanığı ... arasında;
    ...
    ...:Kalında giyiniyorum da ya ...abi bu Kendal aradı beni
    ...(k) ...: Hee ne diyor
    ...: Bu toplantınız var sizin şey için
    ...(k) ...: Nerede
    ...: İlde
    ...(k) ...: Yok kimin
    ...: Gençliğin
    ...(k) ...: Vallah ben bilmiyorum onu ee
    ...:Diyor burda kimse yok biriniz gelin dedim kardeşim benim haberim yok
    ...(k) ...: Hıı
    ...: Neyin nesidir bilmiyorum da
    ...(k) ...: He..."le konuş söyle..."le konuşun biz bilmiyoruz
    ...: Ee tamam o zaman ben şey yapayım
    ...(k) ...: Ee söyle Mehmet, Mehmet"len konuş Mehmet zaten...
    ...: Mehmet demiş ben gelmem demiş
    ...(k) ...: Niye konuşmuş mu
    ...: He konuşmuş dün konuşmuş
    ...(k) ...: Hıı
    ...: Bi zahmet sen bi..."i ara ya
    ...(k) ...: Tamam
    ...
    şeklinde telefon görüşmelerinin yapıldığı,
    Anlaşılmaktadır.
    Başka dosya sanığı İdris... müdafii eşliğinde kollukta;... isimli şahsı tanıdığını, bu şahıstan ele geçirilen ve kendisine gösterilen YDGM"nin Gaziantep Üniversitesi Komitesi içerisinde isminin ne şekilde yer aldığını bilmediğini ancak geçen yıl YDGM"nin Üniversite Komitesinde yer aldığını, bu listede adı geçen şahıslardan; , ... Sami Değirmenci, ... ..., ... üniversiteden tanıdığını, bildiği kadarı ile YDGM Üniversite komitesi içerisinde bu şahıslardan Mesut Tayınmak, Civan (Serhan Kolcu), Şorej (Süleyman...), Alpaslan Şeker ve Orhan Tokay"ın aktif olduğunu, Genç Kadın Komitesinden ise sadece Zehra Yaşar isimli bayanı tanıdığını, bu şahsın Gönül..., Hacire Kurt, Zümrüt... isimli şahısları PKK örgütüne gönderdiğini duyduğunu, mahalle komitesinden Metin Özkan isimli şahsı üniversitede yapılan etkinliklerde tanıdığını, Nizip ilçe komitesinden Mazlum ... isimli şahsı ise alternatif yılbaşı kutlamasında gördüğünü, kendisinin isimlerini söylediği şahıslarla ilişkisinin bundan ibaret olduğunu ifade etmiş,
    UYAP ortamından temin edilen mahkeme ifadesinde ise; suçlamaları kabul etmediğini, kendisinin herhangi bir oluşumla ya da örgütle alakasının olmadığını, emniyette 3-4 gün gözaltında kaldığını, bu arada kendisine çeşitli şekilde psikolojik baskı yapıldığını, dedikleri şekilde ifade vermez ise okuldan uzak kalacağını ve başka olayları üzerine yıkacaklarını söyledikleri için ne yazdılarsa imzaladığını, avukat diye getirilen şahsın da avukat olup olmadığını bilmediğini, baskı sonucu alınmış bu ifadelerin hiçbirisini kabul etmediğini dile getirmiş,
    Başka dosya sanığı... UYAP ortamından temin edilen savcılık ifadesinde; suçlamaları kabul etmediğini, iş yerinden ele geçirilen YDGM ibarelerini içeren belgenin ve belgedeki yazıların kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu bilemeyeceğini, UYAP ortamından temin edilen sorgu ifadesinde; savcılık ifadesini tekrar ettiğini ve UYAP ortamından temin edilen mahkeme ifadesinde ise; “susma hakkını kullandığı” belirtmiş.
    Kollukta susma hakkını kullanan başka dosya sanığı ... savcılık ve sorguda; KCK yapısı içerisinde kesinlikle yer almadığını, böyle bir yapıdan da haberinin olmadığını, sadece DTP"nin yasal görevlendirmesi dahilinde Gaziantep ilinde örgütlenme ve eğitim çalışmalarının bulunduğunu, onun dışında herhangi bir alanda faaliyet göstermediğini, evinde yapılan aramada 2 GB kapasiteli sadece 1 adet flash disk ele geçirildiğini, aramada ele geçirilen kendisine ait flash diskin markasının Kingston olduğunu, flash diskin incelenmesi sonucu tespit edilen Demokratik Kent Meclisi yasası olarak başlayan doküman içeriğinden haberinin olmadığını, Toshiba marka flash diskten çıkan belge, bilgi ve dokümanların hiçbirini kabul etmediğini, ikinci bir flash diskinin olmadığını beyan etmiş.
    İnceleme dışı sanık ... kollukta; PKK terör örgütü ile ilişkisinden dolayı 10 yıl cezaevinde yattığını, 10.04.2009 günü Yağmur Kafe isimli işyerinde ... ve ... ile buluştuğunu, ancak ne konuştuklarını hatırlamadığını, örgütsel görüşmeleri daha çok partide yaptıklarını, 06.03.2009 günü ... ile ...Kod ... arasında geçen telefon görüşmesinde Cemal olarak bahsedilen şahsın kendisi olduğunu, konuşmada geçen Kendal… isimli şahsın üniversite öğrencisi olduğunu, diğer şahısların kim olduğunu bilmediğini, Kendal"ı isim olarak duyduğunu ve birkaç defa da kafede gördüğünü anlatmış,
    Savcılıkta kolluk ifadesine ek olarak; gözaltına alınan şüphelilerin tamamının PKK/KONGRA-GEL"e sempati duyan kişiler olduğunu, şüphelilerin KCK"ya karşı yürütülen operasyonlara büyük tepki gösterdiklerini söylemiş,
    Mahkemede ise; suçlamaları reddettiğini, mahkemede verdiği ifadesinin doğru olduğunu, bu ifadesinde ısrar ettiğini belirtmiş,
    Kollukta susma hakkını kullanan inceleme dışı sanık savcılık ve sorguda; sanık ... ile ilgili bir anlatımda bulunmamış, mahkemede ise; Düğmeci mahallesindeki çay bahçesine hiç gitmediğini, zaten sanık ..."ın da katıldığı belirtilen toplantı ile ilgili değerlendirmede kendinden söz edilmediğini, suçlamayı kabul etmediğini dile getirmiş,
    İnceleme dışı sanık Sami Değirmenci kovuşturma evresinde; sanıklardan Mehmet..., ..., ve ..."ı tanıdığını, ... ve ile aynı üniversitede okuduğu için, Mehmet..."in annesine kan verdiği için, ..."ı da internet kafeden tanıdığını, diğer sanıklardan hiç kimseyi tanımadığını, 14.05.2009 tarihinde Yağmur Aile Çay Bahçesinde düzenlenen toplantıya katıldığını, ancak bunun herhangi bir suç teşkil etmeyeceği kanaatini taşıdığını, kendisinin KCK ile herhangi bir irtibatı olmadığı gibi kent meclisi üyesi de olmadığını ifade etmiş,
    Kollukta susma hakkını kullanan inceleme dışı sanık ... savcılık ve sorguda; PKK/KONGRA-GEL Terör örgütü ve KCK/TM ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, ikametinde ele geçirildiği ileri sürülen KCK yapılanmasına dair belgenin kendisine ait olmadığını, anılan belgenin kime ait olduğunu da bilmediğini, belgede isimleri geçen kişileri tanıdığını, bu kişilerin çoğunun DTP"de görev almış kişiler olduğunu, üzerine yüklenen suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş,
    Mahkemede de benzer anlatımlarda bulunmakla birlikte ek olarak; belediye meclis üyesi adayı olduğundan evinde seçim çalışmaları dolayısıyla yapmış olduğu pek çok listenin bulunduğunu, bu nedenle iddianamede örgütsel şema olarak belirtilen belgenin bu şekilde hazırladığı bir şema üzerinde bilmediği kişiler tarafından boşluklar doldurulmak suretiyle düzenlendiği düşüncesinde olduğunu, yasadışı bir oluşuma ilişkin belge ya da şema hazırlamadığını söylemiş,
    İnceleme dışı sanık ... ise; sanık ... ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
    Sanık ... kollukta müdafii eşliğinde; 2002 yılında Gaziantep Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünü kazandığını ve halen bu bölümde 4. Sınıf öğrencisi olduğunu, PKK/KONGRA-GEL örgütü ve elebaşısı Abdullah Öcalan hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını, KCK/TM konusunu bilmediğini, YDGM içerisinde yer almadığını, KCK/TM içerisinde faaliyet gösterdiğini kabul etmediğini, 29.03.2009 günlü telefon görüşmesinde "legalin bu halka göre olmadığı" şeklinde bir beyanının söz konusu olmadığını, kimseyi yönlendirmediğini, militanlaşmayla ilgili konuşmanın arkadaş muhabbeti sırasında ve seçim günü yapılan bir konuşma olduğunu, başka bir amacının olmadığını, 02.04.2009 günlü telefon görüşmesinde kürdistan tarihiyle ilgili bilgi verilmesi talebini kibar bir şekilde reddettiğini, kürdistan bölgesini tarif edecek durumda olmadığını, bu görüşmesinde ismi geçen ...isimli şahsı tanıdığını, Şirin isimli şahsı ise tanımadığını, ...(K) ...’i ise DTP genel merkezinde tanıdığını, örgütsel bir görüşme yapmadığını, ...(K) ...’le sadece seçim dönemi olduğu için görüştüğünü, kesinlikle örgütsel bir görüşme olmadığını, bu görüşmelerinde kendisinin tanıdığı şahısların bulunmadığını, sadece ..."i tanıdığını, ...isimli şahsı tanımadığını, 03.03.2009 tarihinde görüştüğü ’ın okuldan arkadaşı olduğunu, görüşmede ismi geçen Tahir isimli şahsın öğrenci olduğunu, listeyi ise hatırlamadığını, 14.05.2009 tarihli fiziki takip sırasında birlikte görüldüğü belirtilen ...’ı tanıdığını, kendisi ile örgütsel bir görüşmesinin olmadığını, ..."dan elde edilen şemada adının gençlik meclisinde yer almasına ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını ve bu mecliste bir konumunun olmadığını, ..."ı DTP’den tanıdığını, adı geçen yapılanmalar hakkında bilgi sahibi olmadığı gibi yapılanma içerisinde de yer almadığını,
    Sorguda; kolluk ifadesini tekrar ettiğini,
    Mahkemede ise; hiçbir yasadışı toplantıya katılmadığını, sadece arkadaşlarıyla çay bahçesinde oturmuş olabileceğini, bunların zaman zaman yaptığı sohbetlerden ibaret olduğunu, telefon konuşmalarının doğru olduğunu, örgütsel bir yönü bulunmadığını, soruşturma aşamasındaki ifadelerinin doğru olduğunu ve suçsuz olduğunu savunmuştur.
    3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu"nun 1.maddesinde “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.” şeklinde terörün tanımı yapılmış, terör suçlusunun tanımının yapıldığı, 2. maddesinde “Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur. Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 7/1. maddesinde ise “Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
    5237 sayılı TCK"nun 314. maddesinde;
    “(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.



    (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki hüküm ile silahlı örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçları düzenlenerek yaptırım altına alınmıştır. Anılan normun konuluş amacı kanun gerekçesinde;
    “Maddenin birinci fıkrasında, bu fıkra kapsamına giren suçları işlemek amacıyla silâhlı örgüt kurmak veya yönetmek, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. İkinci fıkrada ise, bu nitelikleri taşıyan örgüte üye olmak, ayrı bir suç olarak yaptırım altına alınmıştır.
    Maddede geçen temel kavram örgüttür. Dikkat edilmelidir ki, genel olarak suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgüte üye olmak, kanunda yaptırım altına alınmış olmasına rağmen; bu maddede, işlenmesi amaçlanan suçlar bakımından bir sınırlama getirilmiştir. Keza, her iki suç arasında örgütün niteliği bakımından da farklılık bulunmaktadır. Bu madde kapsamına giren örgütün silâhlı olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, silâh, bu suçun bir unsurunu oluşturmaktadır. Ancak, örgütün bütün mensuplarının silâhlı olmaları zorunlu değildir; hedeflenen suçların işlenmesini sağlayabilecek derecede olmak üzere bazı üyelerin silâhlı olmaları, suçun oluşması için yeterlidir. Her hâlde silâh sayısının suçun oluşması bakımından yeterli olup olmadığının takdiri de hâkime aittir.” şeklinde açıklanmıştır.
    Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK, adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir değişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Somut olay bu bilgi ve belgeler ışığında değerlendirildiğinde;
    Kolluk tarafından tanzim edilen 01.01.2010 tarihli tutanak başlıklı belgede; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 2009/5783 soruşturma sayılı dosyasında iletişimi dinlenen ve yasadışı PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne bağlı olarak kurulan KCK/TM (Kürdistan Topluluklar Birliği-Türkiye Meclisi) Gaziantep Yapılanması içerisinde bulunduğu belirtilen sanık ..."ın telefonla görüştüğü kişiler olarak Şenol Er, X Şahıs, ..., Şirin... ve ...(K) ..."in olduğu bilgilerine yer verilmiş, nitekim emniyet fezlekesi ve iddianamede sanık ..."ın yaptığı görüşmelere ilişkin olarak beş adet iletişim tespit tutanağı bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece sanık ... ile ilgili dört adet iletişim tespiti tutanağı hükme esas alınmasına rağmen, dosya içinde hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarından sadece bir adeti fiziken bulunmakta olup, hükümde belirtilen sanığın; 06.03.2009 tarihinde Şenol Er, 19.03.2009 tarihinde X Erkek Şahıs ve 10.04.2009 tarihinde ...(K) ... ile arasında geçtiği belirtilen görüşmelere ilişkin diğer üç adet iletişim tespit tutanağının bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hükme esas alınan ve duruşmada fezlekeden okunduğu anlaşılan bu tutanakların aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip, sanığa okunan metinden farklı olması durumunda sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması ve Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde dosyada bulundurulması gerekmektedir.
    İnceleme dışı sanık ..."ın evinde yapılan aramada ele geçen ve el yazısı ile kaleme alınıp örgütsel şema olduğu belirtilen belgede; “Gençlik Meclisi (Kendal)” ibaresi bulunmaktadır. İnceleme dışı sanık ... ise 14.05.2009 tarihli fiziki takip tutanağına göre Yağmur Aile Çay Bahçesinde sanık ... ile örgütsel olduğu değerlendirilen bir görüşme yapmıştır. İnceleme dışı sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükümleri, Yargıtay 9. Ceza Dairesince 18.12.2013 gün ve 9604-4412 sayı ile; “Başka dosya sanığı ..."in ev aramasında ele geçen ve Gaziantep PKK-KCK/TM yapılanmasına ilişkin listenin bulunduğu flash diske, savunmalarda ileri sürüldüğü gibi kolluk görevlilerince ele geçirildikten sonra bir müdahalede bulunulup bulunulmadığının belirlenebilmesi bakımından TÜBİTAK gibi uzman kuruluşlardan rapor aldırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında inceleme dışı sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın halen Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2014/24 esasında derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle sanık ... ile irtibatlı inceleme dışı sanıklar ... ve ... hakkındaki Özel Daire bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanık ... hakkındaki diğer delillerle birlikte değerlendirme yapılması gerekmektedir.
    İnceleme dışı sanık ..."ın evinde yapılan aramada ele geçirilen ve örgütsel şema olduğu belirtilen belgede, sanık ... ile birlikte gençlik meclisi içerisinde yer aldığı belirtilen inceleme dışı sanık hakkındaki silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükmü, Yargıtay 9. Ceza Dairesince esas ve karar numaraları yukarıda zikredilen ilam ile; "Sanık hakkında Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinde örgüt üyeliği suçundan açılan davanın 16.06.2011 tarih ve 2010/289 Esas, 2011/153 sayılı Karar ile örgüt propagandası suçundan mahkumiyet ile sonuçlandığı, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükmün, yüklenen eylemin silahlı örgüte üye olma suçunu oluşturacağı sonucuna varılarak bozulduğu ve anılan dosyanın suç tarihinin, incelemeye konu dosyanın suç tarihini de temadi sebebi ile kapsadığı anlaşılmakla, aynı eylem nedeniyle mükerrer davanın görülemeyecek olması ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinin sağlanması bakımından, sözkonusu davanın derdest olması halinde birleştirme yoluna gidilmesi kesinleşmiş bir hükümle sonuçlandırılmış olması halinde ise, dosyanın onaylı örneğinin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında inceleme dışı sanık hakkındaki davanın Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2014/24 esasında derdest olduğu anlaşılmaktadır.
    İnceleme dışı sanık hakkındaki bozma ilamında belirtilen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/289 Esas ve 2011/153 Karar sayılı dosyasında yargılanan sanıklar arasında ile birlikte dosya dışı sanıklar... ve İdris... de bulunmaktadır. Başka dosya sanığı olan..."in iş yerinde yapılan aramada ele geçtiği belirtilen dokümanda; “Üniversite K.:” başlığı altında “, ..., İdris..., ... ...,...” isimleri yer almaktadır. İdris... de kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinde, sanık ..."dan bahsetmiştir. Söz konusu Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/289 Esas ve 2011/153 Karar sayılı dosyasını temyizen inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 14.11.2012 gün ve 8227-12911 sayı ile, sanık... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onamış, ve İdris... hakkında silahlı terör örgütü propagandası suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini ise, sanıklara yüklenen suç vasfının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağından bahisle bozmuştur. ve İdris... hakkındaki suç vasfına yönelik bozma kararında sayılan deliller arasında, İdris..."in kollukta müdafii eşliğinde alınan ifadesi ile..."in iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen ve Gaziantep YDGM yapılanmasına ilişkin belge de gösterilmiştir. Bu nedenlerle, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/289 Esas, 2011/153 Karar sayılı dosyasının onaylı örneğinin celp edilerek incelenmesi gerekmektedir.
    Belirtilen nedenlerle, sanığın mahkûmiyet hükmüne esas alınan ve duruşmada fezlekeden okunduğu anlaşılan 06.03.2009, 19.03.2009 ve 10.04.2009 tarihli telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının asılları veya onaylı örneklerinin getirtilip, sanığa okunan metinden farklı olması durumunda sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması ve Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde dosyada bulundurulması, sanık ... ile irtibatlı inceleme dışı sanıklar ... ve ..."ın hukuki durumlarının belirlenmesi için önem arz eden ..."den ele geçtiği belirtilen dijital belgeye ilişkin bilirkişi raporu alındıktan ve yine sanık ile bağlantılı inceleme dışı sanık ile dosya dışı sanıklar İdris... ve... hakkındaki Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 16.06.2011 tarihli 2010/289 Esas ve 2011/153 Karar sayılı dosyası getirtilip incelendikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının sanık ... yönünden kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün sanık ... hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    Yerel mahkeme hükmü eksik araştırma sonucu kurulmuştur. Bunun doğal sonucu olarak söz konusu hüküm yeterli gerekçeyi de ihtiva etmemektedir. Bu nedenle Ceza Genel Kurulunca hükmün yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusu olarak tartışılmamıştır.
    İtirazın değişik gerekçeyle kabulü yönünde oy kullanan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; "Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 36 sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan; 2 sanık hakkında ise 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine yönelik hükümler Yargıtay Yüksek 9. Ceza Dairesince itiraza konu sanık ... ile diğer sanıklar Selma Bozkur, Ali Kazak, Emin Becet, Hasibe Yaman, Semra Şansal, Şükrü Göktürk haklarında kurulan hükümlerin onanmasına; 5 sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan kurulan hükmün mahkumiyete yeterli delil olmayıp beraatleri gerektiğinden bozulmasına; yine aralarında ..., ..., ..., Mehmet..."in de bulunduğu 22 sanık yönünden ...Kod ..."in evinde ele geçen f diske ele geçirilme sonrasında müdahale olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılması gerektiğinden, sanık hakkında suç sübut kabul edilmekle birlikte örgüt üyeliği suçlarından temadinin kesilip kesilmediğinin saptanması gerektiği yönünden; keza Yahya Ayhan"ın eylemi silahlı örgüte yardım suçunu oluşturduğu halde silahlı örgüt üyesi olmak suçundan hüküm kurulduğundan bahisle 27.11.2013 tarihinde bozulmuştur.
    Sanık ... yönünden isteme uygun olarak mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin ilama yaklaşık 2 yıl sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.10.2015 tarihli yazısı ile itiraz edilmiş olup, itiraz hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, YDGM adına sanığın katıldığı Yağmur Aile Çay Bahçesindeki toplantıya 10.04.2009 tarihli İletişim Tespit Tutanağında yer alan buluşma için kararlaştırıldığı halde ..."in diğer kişilerle yaptığı toplantıya sanığın katılmadığına; sanığın Yaho İnternet Kafe ve Yağmur Aile Çay Bahçesinde ki 14.05.2009 tarihli toplantıya katıldığına; bu toplantıya katıldığı belirtilen Sami Değirmenci"nin beraatine karar verildiğine; örgütsel toplantıya katıldığı belirtilen ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün ..."den ele geçen f diske müdahalenin araştırılması için bozulduğuna; evinde aramada ele geçen dokümanda "Gençlik Meclisi : Kendal" ibaresi yazılı olan ... hakkında kurulan hükmün ... hakkındaki gerekçe ile bozulduğuna; ... hakkında davanın halen derdest olduğuna; hakkındaki davanın ise temadinin araştırılması yönünden bozulması nedeniyle gerekçeden yoksun hüküm kurulması, ..., ..., ..., "ın örgütsel konumları belirlenmeden, ..."in evinde ele geçen f diskte müdahale olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğundan bahisle sanık ... hakkında kurulan onama kararına itiraz edilmiş, itiraz sadece bu sanıkla sınırlı tutulmuştur.
    Yerel mahkeme mahkumiyet hükmünde, sanığın 10.04.2009 tarihinde ...le; 06.03.2009 tarihinde sanığın Şenol Er ile; 19.03.2009 tarihinde sanığın X erkek şahısla; 29.03.2009 tarihinde sanığın Şehymus Ökmen"le yapmış olduğu telefon görüşmeleri, 14.05.2009 tarihinde Yağmur Aile Çay Bahçesinde yapılan toplantıya PKK nın alt yapılanması olan YDGM adına katıldığı kabulüne yer verilerek; "sonuç olarak iletişim tespit tutanak özetleri ..."le görüşmesi, Yağmur Aile Çay Bahçesinde yapılan toplantıya katılması, telefon görüşme içeriklerinden genel af militanlaşma hususlarından bunların diğer kişilere anlatılmasından bahsedilmesi dikkate alındığında, Kent Meclisi çalışmaları kapsamında sanığın YDGM çalışmalarına katıldığı bu suretle PKK ile organik bağ kurduğundan silahlı örgüt üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği" mahkemece kabul edilmiştir.
    Hemen belirtmek gerekir ki KCK/kent meclisleri ve YDGM"nin PKK"nın alt yapılanması olarak Yargıtayca 2011 silahlı terör örgütü olduğuna karar verilmiş örgütlerdir.
    İtiraza konu edilen mahkemenin gerekçeden yoksun olduğuna katılmak mümkün değildir zira sanığa atılı faaliyetler kanıt ve dayanakları gerekçede açık olarak gösterilmiş ve bu faaliyetleri YDGM içerisinde gerçekleştirdiği ve bu suretle örgütle organik bağ kurarak silahlı örgüt üyesi olmak suçunu işlediği karar yerinde tartışılmış ve kabul edilmiştir. İtirazın, gerekçenin yetersiz olduğuna değil gerekçeden yoksun hüküm kurulmaya yönelik olması nedeniyle eksik araştırmadan hüküm kurulması kabulünden sonra bu hususta ayrıca Genel Kurulda gerekçeye yönelik ayrı oylama yapılmamıştır.
    İtiraza konu edilen ..."in evinde ele geçen f diske müdahale olup olmadığının araştırılmasına yönelik itiraz yerinde değildir; zira sanık ..."ın adı ..."den ele geçen f diskte yer almamaktadır. Zaten bu f diskte yer alan dokümanda adı geçen dosya sanıklarının tamamı hakkındaki hükümler bu nedenden dolayı bozulmuş olup, bu bozma yerindedir. Sanık ..."in adının "Gençlik meclisi: Kendal" olarak yazılı olduğu ..."da ele geçen doküman el yazısı doküman olup bu dokümanın araştırılmasına yönelik bir bozma söz konusu değildir.
    1994"de örgüt üyeliğinden yakalanıp mahkum olan ve 2004"de tahliye olmasını müteakip yeniden örgütle ilişki kurduğundan bahisle hakkında dava açıldığı anlaşılan ve dosya içerisinden Diyarbakır ve Batman"da sorumlu düzeyde faaliyette bulunmasından sonra Gaziantep Kent Meclisi yapılanması oluşturma yönünde faaliyette bulunduğu değerlendirilen ve sanık ..."in İletişimin Tespiti Tutanağından buluşma yapmak için telefon görüşmesi yaptığı anlaşılan ... hakkındaki davanın KCK ana davası olarak bilinen Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2014 /235 esas sayılı dosyada derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu davanın sonuca bağlanmasının sanık yönünden bekletici mesele yapılması gerekli değildir. Aksi görüş çok failli suç olan silahlı örgüt üyeliği suçunda her bir örgüt üyesi hakkında hüküm kurulmasının diğer örgüt üyelerinin mahkumiyetlerine bağlamak gerekir ki bu durumda davaların, dava zaman aşımı süresine kadar hüküm kurulamamasına yol açacaktır.
    Haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri onanan aralarında sanık ..."in de bulunduğu 7 kişinin adı ..."de ele geçen f diskte yer alan listede adları geçmediği gibi bu kişilerin eylemlerinin sanık ..."in eylemleri ile aynı nitelikte olmasına rağmen itiraz yalnızca sanık ..."e hasredilmiştir.
    İtirazda örgüt konumları belirlenmesi gerektiği belirtilen ..., ... itiraza konu olan bu dosyada yargılanıp ..."de ele geçen listede adları olduğu için ise yine bu dosyada suçun subutu kabul edilmekle birlikte örgüt üyeliği suçunda temadinin kesilip kesilmediğinin araştırılması yönünden haklarında kurulan hükümlerin bozulduğu anlaşılmaktadır. Yani hükmün kurulması aşamasında mahkeme bu sanıklar hakkındaki iddia ve delillere vakıftır. Bu nedenle bu hususta bir eksik araştırma söz konusu değildir.
    Sanık ..."in ..."in katıldığı örgüt toplantısına katılmasa bile fiziki takip tutanaklarından Yaho İnternet Kafedeki buluşma sonrasında Yağmur Aile Çay Bahçesinde bazı kişilerle bir araya geldiği anlaşılmakta olup, yine Yağmur Aile Çay Bahçesinde toplam 4 kez örgütsel buluşma yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
    Sanık ..."ın dosya kapsamından sübut bulan faaliyetlerine gelince ;
    10.04.2009 tarihli İletişim Tespit Tutanağından sanık ..."in Fırat Kod ..."in buluşma yapmak için görüştükleri;
    Sanığın 14.05.2009 tarihinde yağmur çay bahçesinde yapılan toplantıya katıldığı;
    06.03.2009 tarihinde sanık ..."in kendisini arayan ve Ercan"ın arkadaşı olarak tanıtan Şenol Er ile telefonda bu tarihte Selçuk Üniversitesinde meydana gelen bir kişinin yaralandığı olaya ilişkin olarak görüştükleri, Kendal"e Şenol Er tarafından olay, yaralama ve gözaltılar hakkında örgütsel terminolojide sözlü rapor niteliğinde bilgi verildiği, Kendal"in Şenol Er"e saat kaç olursa olsun bana bilgi ver şeklinde talimat verdiği, İletişim Tespit Tutanağı içeriğinden Kendal"in üst konumda bulunduğunun anlaşıldığı;
    19.03.2009 tarihli İletişim Tespit Tutanağından sanık ..."in X şahsa kürt konferansı ve silah bırakma çağrısı yapılacağından, bunu yaparken genel af konusunun gündeme taşınacağından, bunun PKK yı marjinalize etme ve halktan uzaklaştırma çabası olduğundan bahsettiği ve sanık ..."in X şahıstan bu söylediklerini arkadaşlara anlatması talimatını verdiği anlaşılmaktadır .
    Yine 29.3.2009 tarihli sanık ..."in ..."le yaptığı telefon görüşmesine ilişkin İletişim Tespit Tutanağından sanık ..."in iki yıldır kimsenin beklemediği baş kaldırıların olduğundan, militanların tam militanlaştığından, zaten legalitenin kendilerine göre ve bu halka göre olmadığından bahsettiği;
    02.04.2009 tarihli Kendal"in Şirin adlı kişi ile görüşmesinde de Şirin"in kürdistan tarihiyle ilgili bilgi isteyen birinden bahsedip Kendal"in müsait olup olmadığını sorması üzerine Kendal"in kendisinin müsait olmadığını ve ...ile tanıştırmasını söylediği bu suretle eğitim faaliyetlerini de organize ettiği anlaşılmaktadır.
    Bunlar dışında dosya sanığı İsa ve Kendal ile bağlantılı..."de ele geçen listede YDGM başlığı altında Kendal"in adının bulunduğu yine YDGM de faaliyet gösteren İdris..."in de sanık ..."den ifadesinde bahsettiği anlaşılmaktadır.
    Fiziki takipte her ne kadar Kendal"in Fırat Kod ... ile buluştuğu hususunda bir tespit yok ise de, sanık ..."in Yaho İnternet Kafede Sami ve ..."la buluşmalarını müteakip Yağmur Aile çay bahçesinde bir toplantıya katıldığının tespit edildiği belirlenmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazında yer verilmeyen ve fakat hükme esas alınan 06.03.2009 tarihli sanık ... ile Şenol Er arasında; 19.03.2009 tarihli sanık ... ile X erkek şahıs arasında; 10.04.2009 tarihli sanık ... ile Fırat kod ... arasında gerçekleşen telefon konuşmalarına ilişkin İletişim Tespit Tutanakları dosya içerisinde bulunmadığı bildirilmiş olması karşısında, iletişim tespitine ilişkin kararlarının dosyada olması, iletişim tespit tutanağı içeriklerinin iddianame ve hükümde ayrıntısı ile yazılı bulunması ve sanığın savunmalarında iletişim tespit tutanağı içeriklerine itirazı bulunmasa bile, Yargıtay denetimine esas olması açısından daire görüşü nedeniyle bu hususun eksik inceleme konusunu oluşturduğu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden reddi ancak itiraz nedenleri arasında gösterilmeyen hükme esas alınan ancak dosya içerisinde bulunmayan iletişim tespit tutanakları yönünden hükmün bozulması gerektiğinden gerekçe yönünden kısmen sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir."" şeklinde farklı görüş bildirmiştir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
    2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin sanık ... hakkındaki 27.11.2013 gün ve 9604–14412 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
    3- Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2012 gün ve 128–158 sayılı sanık ... hakkında hükmünün, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi