11. Ceza Dairesi 2013/783 E. , 2014/22505 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 11 - 2010/301190
MAHKEMESİ : Malkara Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/06/2010
NUMARASI : 2010/65 (E) ve 2010/233 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın 29.03.2006 tarihinde Nüfus Müdürlüğüne başvurarak H. P.. ile gayri resmi evliliğinden doğan çocuğu B.P.."yı o dönem resmi nikahlı eşi olan K. P.. adına, 06.03.2007 tarihinde ise, bu kez C. K.. ile gayri resmi evliliğinden doğan çocukları Hasret ve Si. P.."yı o dönem resmi nikahlı eşi olan H. P.."nın adına nüfusa tescil ettirmesinden ibaret eylemlerinin TCK"nun 231. maddesinde yazılı soybağını değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.12.2014 gününde Başkan....... ve Üye ....l"un muhalefeti ile oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Heyetin çoğunluğu ile azınlık görüşü arasında ki uyuşmazlık sanığın sübut bulan eyleminin vasıflandırılmasına ilişkindir.
5237 TCK Yasasının 204 ve devamı maddelerinde belgede sahtecilik suçları düzenlenmiştir. Belge hukuki bir hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına, hukuksal bir olayın, olgunun kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Belgeden söz edebilmek için öncelikle yazılılık koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Yine bu yazının içeriğinin hukuki bir kıymet taşıması, hukuki bir hüküm ifa eylemesi, hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli olması gerekmektedir. Resmi belge ise kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından yasa gereğince yerine getirdiği fonksiyona dayanılarak düzenlenen belgedir.
Resmi belgede sahtecilik suçu, bir resmi belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde tamamen veya kısmen değiştirilmesi veya sahte bir resmi belgenin bilerek kullanılması suretiyle oluşmaktadır. Bu suçun hukuki konusu, kamu güveni olup suçun oluşumu için genel kast ve zarar olasılığı yeterlidir. Belgede sahtecilik" den söz edilebilmek için belgenin öz biçimsel koşulları taşıması ve aldatıcılık yeteneğinin bulunması gerekmektedir.
Çocuğun soybağını değiştirme suçu ise 5237 sayılı TCK"nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. Fıkrasında "bir çocuğun soybağını değiştiren ve gizleyen kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu suç ile korunan hukuksal yarar kişinin doğal olarak bağlı olduğu veya olması gereken ailesinden koparılmasını önlemek, soybağının sağlıklı biçimde kurulmasını sağlayarak aile düzeninin bozulmasını önlemektir. Bu bakımdan soybağının doğru biçimde kurulmasında hem bireyin hem ailenin hemde devletin yararı vardır.
5237 sayılı TCK"nda hakim olan genel görüş "kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza vardır." kuralı geçerlidir. Yani adı geçen yasaya hakim olan ilke gerçek içtimadır. Bunun istisnaları suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmolunacaktır. Bu ilkenin istisnalarından biri olan fikri içtimaya 5237 sayılı TCK"nun 44. maddesinde yer verilmiştir. Anılan maddedeki düzenleme şu şekildedir. " işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçdan dolayı cezalandırılır." denmiştir. Fikri içtima, failin bir (aynı) fiille farklı suçları veya aynı suçu birden fazla işlemesidir. Buna göre, fikri içtimanın iki şartı bulunmaktadır: Fiilin tek olması ve tek fiille birden çok suçun işlenmesi. Burada işlenen birden çok farklı suçlar olabileceği gibi, aynı suçta olabilir. Suçların farklı olması halinde farklı neviden fikri içtima vardır.
Yukarıdaki açıklamalar ışında somut olaya gelince: sanık N.. P.. 29/03/2006 tarihinde nüfus müdürlüğüne başvurarak H. P.. ile gayri resmi evliliğinden doğan çocuğu B. P.."yı o dönem resmi nikahlı eşi olan Köpük Pala"dan doğmuş gibi mernis doğum tutanağı düzenlettirerek nüfusa tescil ettirdiği, bu olaydan yaklaşık 1 yıl sonra 06/03/2007 tarihinde yenilenen kasıtla bu kez gayri resmi evli olduğu Cevriye"den doğan çocukları Hasret ve S. P.."yı o tarihte resmi olarak evli olduğu H. P.."dan doğmuş gibi mernis doğum tutanakları düzenlettirerek nüfusa tescil ettirdiği sabittir. Somut olayda oluşturulan nüfus kütüklerinin resmi belge olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Sanık eylemleri ile resmi belge niteliğinde olan sahte bir nüfus kaydı oluşmasına sebebiyet vermiştir. Her ne kadar çocuğun soybağını değiştirme suçu genel kastla işlenebilen bir suç isede; sanığın çocuğun soybağını değiştirme gibi bir kastı bulunmamaktadır. Sanık tek bir eylemle hem resmi belgede sahtecilik hemde çocuğun soybağını değiştirme suçlarını işlemiştir. Sanık eylemleri ile meydana getirdiği sahte nüfus kütüğü kayıtları oluşturulması neticesinden sorumlu tutulmalıdır. Bu nedenle sanığın eylemleri 5237 sayılı TCK"nun 44. maddesi delaleti ile aynı Yasanın daha ağır bir yaptırım içeren 204/1. maddesinde belirtilen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı kanaati ile çoğunluk görüşüne katılmadığımızı ve mahkemenin sanığın yenilenen kasıtla farklı tarihlerde işlediği eylemlerinin iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükmün bu nedenle onanması gerektiği düşüncesiyle bozma kararına karşıyız.