19. Hukuk Dairesi 2014/8193 E. , 2014/11530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı aleyhine faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin ... İli, ... İlçesi sınırları içerisinde feldspat ve diğer madenleri çıkardığını, davalı şirkete ham madde satımı konusunda davalı tarafla sözleşme yapıldığını, bu sözleşme uyarınca, davalıya malın teslimine rağmen; davalı yanın borçlu olmadığını ve malın ayıplı olduğunu ileri sürerek, noter kanalıyla iade faturası ile birlikte 17,319,68 TL alacaklı olduğunu iddia ederek müvekkili aleyhine ihtarname keşide ettiğini, davalının ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalıdan müvekkilinin herhangi bir mal almadığını ve iade faturasınında müvekkiline teslim yada tebliğ edilmediğini, ihtiyati haciz dosyasına yapılan itiraz üzerine iade faturasından 12/11/2012 tarihinde haberdar olduklarını belirterek müvekkilinin davalıya 17.319,68 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin merkez adresininin ... olması nedeniyle ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı taraf ile hammadde alımı konusunda anlaştıklarını, ancak üretilen ürünlerin hatalı olduğunun fark edildiğini, 1.sınıf üretim yapılmasına rağmen son derece kalitesiz piyasaya sürme imkanı olmayan ürünler oluştuğunu, kırılmaların meydana geldiğini, müvekkilinin gönderilen hammaddenin numuneye uygun olmaması ve üretimde kullanılmaması sebebiyle 07/10/2012 tarih ve 119170 nolu iade faturasını düzenleyerek davacı tarafa gönderildiğini, müvekkilinin ayıplı olduğunu bildirilmesi üzerine meydana gelen zararı telafi edeceğini bildiren borçlunun bunu yerine getirmek yerine ihtiyati haciz kararı alarak hakkı olmayan bir paranın tahsili cihetine gittiğini, kullanılmasının mümkün olmayan ve halen depoda bulunan hammadde bedelinin talep edilmesinin ticari teamüle, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, belirterek yetki itirazının kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin davacıdan satın aldığı hammaddenin daha önce gönderilen numuneye uygun olmaması, üretimde kullanılamaması sebebiyle 07/10/2012 tarih ve ... nolu iade faturasını düzenleyerek davacı tarafa gönderdiğini, faturanın ... 3.Noterliğinden gönderilerek ihtar edildiğini, bu nedenlerle esas yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacıdan hammadde satın aldığı, tarafların tacir olduğu, malların davalıya teslim edildiği, davalının tacir olarak açıkça belli olmayan ayıplarda malın tesliminden sonra 8 günlük süre içinde ayıp ihbarında bulunması gerektiği, davalı vekilinin beyanına göre ise ayıp ihbarının iade faturası düzenlemek suretiyle bildirildiğini ifade ettiği, ancak iade faturası tarihinin 07/10/2012 olduğu, iş bu faturanın eklenmek suretiyle davacı şirkete gönderilen ihtarnamenin düzenleme tarihinin ise 12/11/2012 olduğu, davalı tarafça iddia edilen ayıbın belirlendiği tarih ile ihtarname tarihi arasında dahi ayıp ihbar süresinin hayli aşıldığı, davalı vekilinin yasal süresi içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafın 194.247,42 TL alacaklı olduğu, birleşen dosyada davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle her iki davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.