16. Hukuk Dairesi 2018/1206 E. , 2021/850 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ...İlçesi ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 1 parsel sayılı 57,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ..., çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ...’dan intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, temyize konu edilmeyen 106 ada 90, ... ada 2 ve 250 ada 116 parsel sayılı taşınmazlar hakkında feragat nedeniyle davanın reddine, temyize konu edilen 114 ada 1 ve temyize konu edilmeyen 116 ada 43 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın kabulüne, 116 ada 43 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan 1/3 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ...’nün miras hisseleri oranında ve 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunan 2/4 hissesinin tapu kaydının iptaline ve 1/4"ünün davacı ... ve 1/4"ünün davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... vekili tarafından yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik, davalı ... vekili tarafından esasa ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
A) Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; davacılar ile davalı müşterek muris ..." ın mirasçıları olup, davacılar miras payına yönelik tapu iptali ve tescil davası açtığına göre, bu tür davalarda yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesaplanırken, davaya konu edilen taşınmazlardaki davacının miras payının toplamı esas alınması gerekirken, Mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yazılı şekilde dava konusu taşınmazların tüm değeri dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
B) Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müşterek muris ...’dan geldiği, ancak murisin sağlığında çekişmeli taşınmazı mirasçılarına paylaştırıp paylaştırmadığının anlaşılamadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar ... kızları ...,..., çekişmeli taşınmazların muris ...’dan intikal ettiğini ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek dava açmışlar; davalı ... oğlu ... ise, taşınmazın muris ...’dan geldiğini, ancak murisin 1980 yılında taşınmazı üçe ifraz ederek oğulları olan ...,... ve ...’a bağışladığını, ...’un kendisine bağışlanan kısmı ...’a devrettiğini ve kendisininde ...’dan her iki kısmı 02.04.1993 tarihli satış senedi ile satın aldığını savunmuştur. Şu halde, çekişmeli taşınmazın muris ...’dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın muris ...’un sağlığında ifraz edilerek oğulları olan ...,...’e hibe edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki; Mahkemece, uyuşmazlık konusu olan bu husus yöntemine uygun şekilde araştırılmamış, senet tanıkları dinlenilmemiş, keşif sırasında dinlenen bilirkişiler ile tanıklara muris ...’un sağlığında çekişmeli taşınmazı ifraz ederek oğullarına hibe edip etmediği, hibe etmiş ise, ...,...’a hibe edilen kısımları davalının satın alıp almadığı sorularak, bu hususlar açıklığa kavuşturulmamış, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilerek karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece mahallinde, olabildiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve senet tanıkları ile tarafların bildirdikleri tüm tanıklar ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenecek bilirkişiler ve tanıklardan, taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından, ne zamandan beri hangi hakka dayalı olarak kullanıldığı, murisin sağlığında taşınmazı ifraz ederek oğullarına hibe edip etmediği, çocukları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı, paylaştırdıysa hangi taşınmazın kime düştüğü, zilyetliğinin devredilip devredilmediği, devredilmiş ise ne zaman devredildiği, mirasçılardan ...ve ...’ın taşınmazlarını davalıya satıp satmadığı ve buna göre taşınmazın zilyetliğinin devredilip devredilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı kararda tartışılıp açıklanmalı; teknik bilirkişiden, keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor alınmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen hususlar yerine getirilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.