12. Ceza Dairesi 2017/3492 E. , 2017/10943 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK"nın 85/1, 22/3, 62, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 19.04.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vekili aracılığıyla hükmü temyiz eden katılan ..."in temyizi ile ilgili olarak görüş içeren ek tebliğnamenin düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede:
1- Uyulmasına karar verilen 06.04.2016 tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere, gerekçeli karar başlığında; katılan ..."ın adı ve soyadına yer verilmemesi suretiyle CMK"nın 232/2-b, suçun işlendiği zaman diliminin yazılmaması suretiyle de CMK"nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2010 tarihli ve 2010/7-191-227 saylı kararında vurgulandığı üzere; hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkeme tarafından sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 326 ve 5271 sayılı CMK"nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.
İncelenen dosyada, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 18.03.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri üzerine, Dairemizin 06.04.2016 tarihli ve 2016/497 esas, 2016/5811 karar sayılı bozma ilamı ile “…Dosya kapsamına göre; sanığın, yönetimindeki otomobil ve beraber alkol aldığı arkadaşları ile açık havada, gece vakti, aydınlatması mevcut meskun mahalde, bölünmüş, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, virajlı ve eğimli caddeyi takiben geldiği ışık kontrollü kavşağı geçişi sırasında, telikeli viraj levhalarına ve seyir yönüne yanan sarı fasılalı ışığa rağmen hızını düşürmeyip, süratinin ve almış olduğu 330 promil alkolün de etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek, sol tarafa yönelip, 70 cm. yüksekliğindeki orta refüj bordör taşına çarpması akabinde aracının refüjde bulunan iki adet aydınlatma direğine temas etmesinin ardından refüj üzerinde duruşa geçmesi neticesinde sağ ön koltukta otururken araç dışına fırlayan arkadaşı ..."in öldüğü, otomobilin arka koltuğunda oturan arkadaşlarından ..."in geçici rapora göre yaşamını tehlikeye sokacak, ..."ın geçici rapora göre vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından dolayı TCK"nın 85/1, 22/3, 53/6, 179/3, 53/1, 63/1. maddelerinin uygulanmasının istenildiği 19.09.2013 tarihli iddianamenin anlatım kısmında; "...Seyir sırasında aracın arka sağ koltuğunda oturan ... ile arka sol koltuğunda oturan ... de kazadan dolayı yaralanmış ise de, bu kişilerin şüpheliden şikayetçi olmaması nedeniyle isimlerinin mağdur listesine alınmadığı, yine başlangıçta TCK. 85/2"ye temas eden suçun bu kişilerin şikayetçi olmaması nedeniyle vasıf değiştirerek TCK 85/1"e dönüştüğü, iddianamenin de bu sebeple Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazıldığı..." ibarelerine yer verildiği, iddianame başlığında adı geçen mağdurların isimlerinin gösterilmediği ve bu mağdurlar yönünden ek kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar da verilmediği anlaşılmakla, sanığın taksirle öldürme suçunu bilinçli taksirle işlediğinin iddia ve kabul edilmesi, geçici raporlara göre mağdurların yaralanmasının TCK"nın 89/1. maddesi kapsamında kalmadığının tespit edilmesi, iddianamedeki sevk ve anlatıma göre sanığın mağdurlara yönelik eylemi ile ilgili olarak CMK"nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmaması karşısında, sanık hakkında suç duyurusunda bulunup, alınacak kesin raporlara göre nitelikli şekilde yaralandığı tespit edilen mağdur ya da mağdurlarla ilgili olarak usulüne uygun dava açılması sağlanarak, her iki dava dosyanın birleştirilmesi sonucunda, sanık hakkında TCK"nın 85/2. maddesinde tanımlanan taksirle öldürme suçundan yargılama yapılması için CMK"nın 5/1, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun"un 12. maddeleri uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi"ne görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi...” nedenine dayalı olarak bozulduğu ve bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, bozmanın sanık aleyhine de olması karşısında, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 326/2. maddesine göre sanığın bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti gerekirken, sanığa duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılması ve sanık müdafiinin beyanlarının alınması ile yetinilerek karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Kabul ve uygulamaya göre de:
Dairemizin 06.04.2016 tarihli bozma ilamından sonra yapılan suç duyurusunun ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanığın taksirle öldürme suçunu bilinçli taksirle işlediğinin iddia edilmesi ve geçici raporlara göre mağdur ... yaşamını tehlikeye sokacak, diğer mağdur ... vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmış olup, mağdurların yaralanmasının TCK"nın 89/1. maddesi kapsamında kalmadığının tespit edilmesi nedeniyle suçun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olmadığı gözetilmeksizin ve mağdurların usulüne uygun kesin raporları alınmaksızın, dosya üzerinde inceleme yapılıp, mağdurların geçici raporları esas alınarak ve geçici raporlarda yazılı bulgular da göz ardı edilerek, sanığın mağdurlara yönelik taksirle yaralama suçundan dolayı şikayet yokluğu nedeniyle 05.10.2016 tarihli, 2016/94987 soruşturma, 2016/73851 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiğinin anlaşılması karşısında,
Sanık hakkında yeniden suç duyurusunda bulunup, alınacak kesin raporlara göre nitelikli şekilde yaralandığı tespit edilen mağdur ya da mağdurlarla ilgili olarak usulüne uygun dava açılması sağlanarak, her iki dava dosyanın birleştirilmesi sonucunda, sanık hakkında TCK"nın 85/2. maddesinde tanımlanan taksirle öldürme suçundan yargılama yapılması için CMK"nın 5/1, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun"un 12. maddeleri uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi"ne görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.