12. Ceza Dairesi 2016/2517 E. , 2017/10942 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkmesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK"nın 134/2, 62, 51, 51/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli temyiz dilekçesinin içeriğine göre, katılan vekilinin temyizinin sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu ve katılan vekili tarafından diğer sanık ... hakkındaki beraat hükmünün temyiz edilmediği belirlenerek, sanık ..."nın mahkumiyetine ilişkin hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ..."nın, mağdur ..."e ait cinsel içerikli özel görüntüleri, www.....org ve www.....biz isimli internet sitelerinde 01.04.2013 tarihinde yayımlamak suretiyle TCK"nın 134/2. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Şikayete konu 2000 yılında kaydedilen görüntülerin, sanık tarafından, 28.10.2011 tarihinde www.....com isimli internet sitesinde yayımlandığı iddiasıyla açılan ve Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1154 esasına kayden görülen dava sonunda, 20.11.2013 tarihli ve 2013/1037 karar sayılı ilam ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve tarafların da görüntülerin daha önce farklı bir internet sitesinde yayımlandığını ifade ettikleri dikkate alındığında, söz konusu görüntülerin mutlaka ve sadece sanıkta mevcut olduğu kabul edilemeyeceği gibi, sanığın, mağdura ait özel görüntüleri, www.....org ve www.....biz isimli internet sitelerinde yayımladığına dair, savunmasının aksine, dosyada hiçbir delil bulunmaması karşısında, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanık hakında CMK"nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, hangi delillere hangi nedenle üstünlük tanındığı tartışılıp değerlendirilmeksizin, yasal gerekçeden yoksun şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Temel ceza belirlenirken, TCK"nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun"un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi,
b) TCK"nın 51/1-(b) madde, fıkra ve bendi uyarınca, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyup duymadığı irdelenip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, aynı mağdura yönelik aynı suçtan dolayı daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, “Sanığın geçmişteki hali nazara alınarak suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan” biçimindeki yetersiz gerekçelerle ertelenmesine karar verilmesi,
c) TCK"nın 51/7. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işleyen hükümlünün, ertelenen cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin düzenlendiği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, “sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” şeklinde, infazı kısıtlar biçimde hüküm kurulması,
d) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK"nın 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğuna, aynı maddenin 3. fıkrası da nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.