12. Ceza Dairesi 2017/5327 E. , 2017/10935 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Gizliliğin ihlali
Hüküm : CMK"nın 231/11. maddesine göre açıklanan; TCK"nın 285/1-3, 62, 51, 51/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Gizliliğin ihlali suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 28.10.2005 tarihinde işlediği sabit görülen gizliliğin ihlali suçundan dolayı TCK"nın 285/1-3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarihli, 2007/1047 esas, 2009/1770 sayılı kararının itiraz edilmeden 01.02.2010 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.04.2013 tarihli, 2012/89 esas, 2013/466 sayılı kararı ile 16.03.2010 tarihinde işlediği sabit görülen hakaret suçundan dolayı TCK"nın 125/3-a, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince 1 yıl denetim süresi belirlenen erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan dolayı TCK"nın 106/1-2, 62/1, 52/1-2. maddeleri gereğince 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükümleri 13.05.2013 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak, sanığın savunması alınıp, 29.12.2009 tarihli hükmün CMK"nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli, 2013/230 esas, 2014/150 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığa isnat edilen ve TCK"nın 285. maddesinde tanımlanan gizliliğin ihlali suçunda, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un 92. maddesi ile değişiklik yapılmış olup, değiştirilen düzenlemeye göre, maddenin ilk fıkrasında “bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası” biçiminde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve suç tarihinde yürürlükte bulunan suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde cezanın yarı oranında artırılacağına dair hükme maddede yer verilmemesi karşısında sanık lehine olan TCK"nın 285/1. maddesindeki bu düzenleme dikkate alındığında, TCK"nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suçun asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, aynı Kanun"un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesintili dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 28.10.2005 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak TCK"nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.02.2010 tarihi itibarıyla durduğu, denetim süresi içinde kasıtlı yeni suçun işlendiği 16.03.2010 tarihinde yeniden işlemeye başladığı ve önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle hesaplandığında, 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 28.10.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, CMK"nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığından, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, sair yönleri incelenmeksizin hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK"nın 66/1-e, 67/4 ve CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.