13. Hukuk Dairesi 2018/5797 E. , 2019/7514 K.
"İçtihat Metni"Davacı-Karşı Davalı: ... vekili avukat ... ile Davalı-Karşı Davacı: ... Mob. Dek. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23/06/2015 tarih ve 2011/456-2015/553 sayılı hükmün Dairemizin 19/06/2018 tarih ve 2018/74-2018/6861 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı-karşı davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı-karşı davalı avukat, davalı şirketin 29.04.2005 tarihinde kendisini vekil tayin ettiğini, davalı şirkete hukuki danışmanlık hizmeti verdiğini ve aynı zamanda icra ve dava dosyalarında da vekil olarak işlem yaptığını ancak 29.04.2010 tarihinde azledildiğini, herhangi bir ücret sözleşmesi imzalanmadığını, tarafından takip edilip sonuçlandırılan dosyalardan ... 4. İcra Müdürlüğünün 2002/2848 esas sayılı dosyasındandan kaynaklanan vekalet ücretinin tahsilini talep ettiğini, icra takibinin Halk Bankası tarafından başlatıldığını ve davalı şirkete temlik edildiğini, bu dosyadaki gayrimenkul satışının Silivri İcra Müdürlüğünün 2003/396 talimat sayılı dosyası ile satışa sunulduğunu ve dosyada borçlu adına kayıtlı gayrimenkulün davalı şirket adına tescil edildiğini, dosyadaki temlik edilen değerin 2.379.533 euro olduğunu, dolayısıyla bu bedel üzerinden emeğine göre %20 üzerinden vekalet ücretinin hesaplanarak kendisine ödenmesi gerektiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL vekalet ücretinin azil tarihi olan 29/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile 237.953,30 euro vekalet ücreti alacağının fiili ödeme günündeki faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı, şirkete temlik edilen ... 4. İcra Müdürlüğünün 2002/2848 esas sayılı dosyasından 4 adet gayrimenkul üzerine haciz konmasına rağmen davalının ihmali nedeniyle dosyada hacizli bulunan 3 adet taşınmazdan ancak birinin 1 yıl sonra satılabildiğini, diğer ikisinin ise satılmadığını, avukatın görevini yerine getirmediğini, ayrıca davacının 2.379.533 euro üzerinden vekalet ücreti talebinin haksız olduğunu, şirketin alacağına mahsuben temlik edilen taşınmazın değerinin 3.655.000,00 TL olduğunu, ayrıca davacının 31.08.2008 tarihinde davalı şirketin alacağına karşı Silivri Tapu Sicil Müdürlüğüne, 20 ada ve 1063 parseldeki taşınmaz için 14.11.2008 tarihinde dosyaya fazladan 143.000,00 TL cezaevi harcı yatırdığını, şirketin fazla yatırılan bu parayı 29.07.2010 tarihinde geri alabildiğini, davacının ihmal ve özensizliği nedeniyle davalı şirketin 143.000,00 TL."sini uzun bir süre değerlendiremediğini, davalının haklı nedenlerle azledildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında ise; davacı tarafından 14.11.2008 tarihinde dosyaya fazladan 143.000,00.-TL cezaevi harcı yatırıldığını, yatırılan bu harcın ancak 29.07.2010 tarihinde geri alınabildiğini, bu süre içinde fazladan yatırılan harcın getireceği gelirden mahrum kalındığını, taşınmazların zamanında satılmaması nedeniyle zarara uğradığını, hesaplarında davacının vermediği 60.341,00 TL paranın göründüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL."nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile karşı davanın reddine dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiş, hüküm Dairemizin 19.06.2018 tarih, 2018/74 Esas ve 2018/6861 Karar sayılı bozma ilamı ile bozulmuş, bu kez taraflar karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl davada, davacı-karşı davalı avukat haksız azledildiğini ileri sürerek vekalet ücretinin davalı müvekkilinden tahsilini istemiş, davalı-karşı davacı azlin haklı olduğunu savunmuş, karşı davada ise uğramış olduğu zararın tazminini istemiştir. Mahkemece, azlin haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama aşamasında, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu beyan ettiği, davacı-karşı davalı hakkında ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/180 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve avukatlık görevini ihmal etmek suçundan mahkumiyet aldığı, yapılan sorgulamada dosyanın temyiz incelemesi sebebiyle Yargıtay ilgili dairesinde olduğu, ayrıca yine davacı-karşı davalı avukatın ... 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/86 Esas sayılı dosyasında, görevi kötüye kullanma suçundan yargılandığı, dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı-karşı davalı avukatın davalı-karşı davacı müvekkili tarafından azlinin haklı ya da haksız olduğunun tespiti için yukarıda anılan ceza dosyalarının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki temyiz incelemesi sırasında bu hususun zuhulen gözden kaçırılarak kararın bozulduğu anlaşılmakla bozma ilamının kaldırılarak hükmün davalı-karşı davacı lehine yazılı gerekçelerle bozulmasına, davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 19.06.2018 tarih, 2018/74 Esas ve 2018/6861 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün davalı-karşı davacı yararına açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, davacı-karşı davalının tüm, davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 17,70 TL kalan harcın davalı-karşı davacıdan alınmasına, peşin aınan 74,80 TL harcın istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 20/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.