13. Hukuk Dairesi 2017/8087 E. , 2019/7512 K.
"İçtihat Metni"... vekili avukat ... ile 1- ..., 2- ..., 3- ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21/01/2015. tarih ve 2012/597-2015/41 sayılı hükmün Dairemizin 24/05/2017 tarih ve 2015/16010-2017/6251 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, keçi yetiştiriciliği ile uğraştığını, davalılardan 11.05.2012 tarihinde toplam 222 adet keçi ile 28 adet erkek teke satın aldığını, karşılığında toplam bedeli 75.000,00 TL olan iki adet çek verdiğini, aynı gün keçileri alıp kendi çiftliğine getirdiğini ve iki keçinin öldüğünü, 3 gün sonra ise hayvanlarda hastalık olduğunu tespit ettiğini, davalılarla görüştüğünü ve keçileri iade ettiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesince tespit yaptırdığını, yapılan tespitten sonra davalıların çekleri iade etmediğini ve Çiftçi Mallarını Kormayı arayarak hayvanları iade almak istemediklerini bildirmeleri üzerine davacının hayvanları geri almak zorunda kaldığını, davalıların davacıyı hayvanlardaki hastalık konusunda aldattığını, davalılardan alınan hayvanlardaki hastalık nedeniyle birçok hayvanın öldüğünü ve davacının zarara uğradığını ileri sürerek çeklerin ödemelerinin dava süresince tedbiren durdurulmasına ve çeklerin iptaline, bu talebi kabul edilmemesi halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değişik iş dosyası ile tespit edilen ölümlerin maddi değerine karşılık 73.500,00 TL, hastalık için uygulanan tedavi masraflarına karşılık 9.088,85 TL, veterinere fatura karşılığı yapılan harcamaya ilişkin 550,00 TL ve hastalık nedeniyle çiftliğin karantina altına alınmasından dolayı süt gelir kaybına karşılık 25.000,00 TL olmak üzere 108.138,85 TL"nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2017 tarihli ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, satılan hayvanların ayıplı olması nedeniyle hayvan satış bedeline ilişkin düzenlenen çeklerin iptali olmadığı takdirde uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun yeterli ayrıntı ve açıklamaları içerdiği, dosya kapsamındaki resmi kurumlarca hazırlanmış belgelerin, ayrıca diğer delillerin nazara alınması suretiyle hazırlandığı anlaşıldığından rapora itibar edilerek hükme esas alındığı, rapora göre, davaya konu hayvanların ölümüne sebep olan hastalığın sürüde satın alma işlemi esnasında bulunmadığı ve hastalık bulaşımının satın alma işleminden sonra gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılarak meydana gelen ölümlerden davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun satıcının ağır kusurunun sonuçları başlıklı 225. maddesinde " Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz" düzenlemesi yer almaktadır. Yargılama aşamasında dinlenen Veterniner Hekim ..."ün beyanında, davacı ve davalıların hayvanlarının kontrolünün kendisi tarafından yapıldığı, davalılar tarafından cevap dilekçesi ekinde ibraz edilen belge içeriğiyle teyit edildiği şekilde, davalıların hayvanlarının satış işleminden önce 21.04.2012 tarihinde keçi vebasına yakalandığı ve veteriner tarafından tedavi uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle somut olayda, satıcı davalıların ağır kusuru vardır. Buna ek olarak, dosyaya kazandırılan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/33 Değişik İş nolu dosyasında yapılan tespitte, davacıya davalılar tarafından satılan hayvanların, davalılar tarafından, satıştan sonra iade alındığı ve tespit işleminin davalıların çiftliğinde yapıldığı, bu haliyle davalıların hayvanlardaki ayıbı kabul ettiği de görülmektedir. Yukarıda anlatılan bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının ayıplı hayvan satışından dolayı uğradığı zarar için tazminat talep hakkının var olduğunun kabulü ile sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Hükmün bu husus yönünden bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.05.2017 tarih ve 2015/16010 Esas ve 2017/6251 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 24.05.2017 tarih ve 2015/16010 Esas 2017/6251 Karar sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda yazılı gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.