Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/6266
Karar No: 2019/7511
Karar Tarihi: 20.06.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/6266 Esas 2019/7511 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2017/6266 E.  ,  2019/7511 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin kararının davacı avukatının duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine davacı vekili avukat ..."nın huzuru ile duruşma yapılıp temyiz isteminin süresinde olduğu saptanıp, dosyanın incelenmesi sonucu gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı optisyen olduğunu, çalıştığı şirketin bir şubesinde mesul müdür olarak görev yaparken şirketin başka bir şubesinde şirket ortağı hakkında savcılıkça soruşturma başlatılarak ceza davası açıldığını, davacı aleyhine açılmış bir ceza davası olmamasına, soruşturmanın onunla ilgisi bulunmamasına rağmen 2004 yılından itibaren mesul müdürü olduğu muhtelif firmalarla önce sözleşme yapmasına karşın bilahare davalı kurumun süresiz cezalı olduğunu ileri sürerek bu sözleşmeleri iptal ettiğini, 2007-2008 yıllarında yaptığı müracaatların da reddedildiğini, bunun üzerine ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi"nde açılan 2011/647 Esas sayılı dava ile fesih işleminin haksızlığına ve iptaline, davacı ile sözleşme yapılmaması şeklinde yaratılan muarazanın menine karar verildiğini, davalı kurumun haksız işlemi sonucu iş yapamaz hale geldiğini, bulabildiğinde asgari ücretle çalıştığını, bu nedenle zarara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 30/11/2004 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle şimdilik 40.000,00-TL zararın, ayrıca davacının iki ortak olarak kurdukları ... Optik Güv. Sistemleri Tuizm Gıda Tekstil Ltd Şti ile davalı kurumun önce sözleşme yaptığını, 05/03/2007 tarih, 6175 sayılı yazı ile 05/03/2007 tarihi itibariyle sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etmesi üzerine şirketin işlerinin bozuduğunu, eldeki optik malzemesi ile demirbaşları değerlerinden ucuz fiyata satmak suretiyle şirketi tasfiye ettiklerini, bu nedenle 05/03/2007 tarihinden itibaren emtianın ucuza satılması ve kar mahrumiyeti nedeniyle şimdilik 40.000,00-TL zararın 05/03/2007 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile dava değerini 94.946,82-TL arttırarak 134.946,82-TL"nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı kurum, sözleşme feshinin doğru olduğunu ayrıca kurumla sözleşme yapma mecburiyetinin bulunmadığını, davacının kurum dışında da malını satabileceğini, sözleşmeye göre 15 gün öncesinden haber vermek suretiyle sözleşmeyi feshedilebilineceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davacının mahrum kaldığı kazanç kaybına yönelik davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile toplam 125.138,63-TL alacağın 40.000,00-TL"sinin dava tarihinden itibaren, 85.138,63-TL"sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının şirket emtiyasını gerçek değerinin altında satılması ve kâr mahrumiyetine neden olunması iddiasıyla şirketin uğradığı zararın tazmimine yönelik davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı istinaf talebinde bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi"nce, davalının istinaf talebinin kabulü ile davalının istinaf talebinin kabulüne, ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 14/11/2016 gün 2013/185 Esas 2016/297 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Davacının mahrum kaldığı kazanç kaybına ilişkin davasının esastan reddine, davacının şirket emtiyasını gerçek değerinin altında satılması ve kâr mahrumiyetine neden neden olunması iddiasıyla şirketin uğradığı zararın tazminine yönelik davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı eldeki dava ile davalı kurumun kendisine uyguladığı sözleşme yapılmaması cezasının haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle mesul müdür olarak çalışamadığı dönem için kazanç kaybını, ayrıca iki ortaklı olarak kurmuş olduğu optik firması ile davalı kurumun önce sözleşme imzalayıp sonra süresiz fesih cezalı olduğunu ileri sürerek sözleşmesini feshetmesi nedeniyle şirketin tasfiyesine gidilmesi, şirket emtiasının değerinden aşağı satılmak zorunda kalınması nedeniyle uğradığı zararın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar, "sözleşmenin feshine ilişkin" muarazanın önlenmesi konusunda açılan dava, davacı yararına sonuçlanıp kesinleşmiş ise de, davalı kurumun, sözleşmenin feshini düzenleyen optisyenlik sözleşmesinin 15. ve 8. maddelerine aykırı davranıldığı gerekçesi ile davalı ile aralarındaki sözleşmeyi feshetmesinde, tazminat ödemesini gerektiren kusurlu bir davranışı bulunmadığı, fesih hakkının kötüye kullanıldığından da söz edilemeyeceği, davacının, bu hükmü kabul ederek sözleşmeyi imzaladığına göre, kar mahrumiyeti iddiasında bulunarak tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki davacı hakkında başlatılan herhangi bir soruşturma bulunmadığı, ceza mahkemesinde yargılanmadığı, ayrıca davalı kurum tarafından davacıya uygulanan sözleşme yapma yasağı cezasının ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/647 Esas ve 2013/115 Karar sayılı dosyası ile haksızlığının tespit edildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği açıktır. Dosya arasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda anılan mahkeme dosyasının gerekçesinden davacının 2007 yılına kadar değişik firmalarda mesul müdür olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. O halde, davacının davalı kurum ile sözleşme yapamadığı sürenin tespiti ve bu dönemde mesul müdür olarak alabileceği ücretin aralarında Sosyal Güvenlik Hukuku uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden alınacak denetime elverişli bir rapor ile tespit edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının kararı veren bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi