13. Hukuk Dairesi 2016/28876 E. , 2019/7490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile ... Noterliğinin 28/09/2000 tarih ve 001057 yevmiye nosu ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, mülkiyeti davalıya ait olan ve ... ili ... ilçesi ... köyü 212 ada 9 parselde kayıtlı bulunan 21.034,40 m2 lik tarla vasfındaki arazinin 2.400 m2 kısmının kendilerine 300.000.000-TL bedelle satmış olduğunu, satış bedelinin de tamamen davalı tarafından tahsil edildiğini, satış vaadinin 5. maddesine göre de “hukuki engeller kalkıp parselasyon yapıldıktan sonra tapu devrinin gerçekleştireceğini” davalının beyan ettiğini, ancak aradan bunca zaman geçmesine rağmen bu güne kadar tapu devrini gerçekleştirmediğini, davalıyla yapılan görüşmelerde sürekli oyalayıcı bir taktik kullanarak henüz parselasyon yapılmadığını beyan ettiğini, ... tapu sicil müdürlüğüne 10.09.2015 tarihli dilekçe ile başvurmaları neticesinde davalının satmayı vaad ettiği gayrimenkulü 25.06.2004 tarihinde ... oğlu ...’a devrettiğini ve bu arazinin de 20.12.2004 tarihinde 28 adet parsele bölündüğünü ve bu parsellerinde ... tarafından 3. şahıslara satılmış olunduğunu öğrendiğini, bunun üzerine ... 7.noterliğinden 12 ekim 2015 tarih ve 20215 yevmiye numarası ile satış vaad edilen gayrimenkulün, olmadığı takdirde eş değer bir arazinin taraflarına teslim ile adlarına tescilini veya arazinin rayiç bedellerinin taraflarına ödenmesini talep etmelerine rağmen bu güne kadar herhangi bir olumlu cevap alamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla satışı vaad edilen ancak bu güne kadar adına tescil ettirmeyip 3. şahıslar adına tescil ettirilen ... ili ... ilçesi ... köyü 212 ada 9 parselde kayıtlı bulunan 21.034,40 m2 lik tarla vasfındaki arazinin 2.400 m2 lik kısmının dava tarihi itibariyle mahkemece tespit edilecek rayiç değerinin şimdilik 10.000,00-TL"sinin ödenmesini, hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanmasını, talep etmiştir.
Davalı, bedelin iadesi talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, davasında noterden düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin ifa imkansızlığı nedeniyle iptali ile ödediği bedelin iadesini istemiş, davalı ise süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece Türk Borçlar Kanununun 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 28.09.2000 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanmaktadır. Sözleşmeye dayanan davalarda zamanaşımı süresi BK 125. (TBK 146) maddesi gereğince 10 yıldır. Bu sürenin işlemeye başlayacağı tarih sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği tarihtir. Alıcının/tüketicinin ferağ ümidinin bittiği tarihten itibaren bedelin geri alınması için dava açma hakkı başlar. Bu hukuki esaslar YİBKnın 7.6.1939-31/47 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. Mahkemece, zamanaşımının başlangıç tarihinin saptanması için taraf delilleri değerlendirilip, davacının Tapu Sicil Müdürlüğü’ne başvurusu sorulup tüm deliller toplandıktan sonra zamanaşımının başlangıç tarihi belirlenmelidir. Somut olayda zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.