10. Hukuk Dairesi 2015/18175 E. , 2017/6045 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, davacının, ... Devlet Hastanesi"nde davalı şirket bünyesinde temizlik işçisi olarak çalışırken iş kazası geçirdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, netice olarak davacının kaza gününde işyerinde olmadığı kabul edilerek kazanın iş kazası olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle ilamda yazılı şekilde red kararı verilmiş ise de, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığı, dosya içerisine getirtilen kanıtların hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirgindir.
Davanın yasal dayanaklarından biri, davaya konu davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mülga 506 sayılı Kanunun 11/A maddesidir.Anılan maddeye göre eldeki davayla ilgili olarak iş kazası;
a-)Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,
b-)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
Hemen veya sonradan sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır.
Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için;
A-)Olaya, maruz kalan kişinin 506 sayılı Kanunun 2. maddesi anlamında sigortalı olması,
B-)Olayın, 506 sayılı Kanunun 11/A maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, Olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir.
Kaza tarihinden sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 13.maddenin birinci fıkrasında ise iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanunun 4"üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, mahkemenin eksik araştırma ile hüküm kurduğu yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle, davacının ayrıntılı beyanı alınarak olayın gerçekleşme biçimi, yeri ve saati konusunda beyanları alınmalı, davacının düşüp yaralandığını iddia ettiği hastahanedeki çalışmaların vardiyalı olup olmadığı belirlenerek olay tarihinde vardiya çalışanları tanık sıfatıyla dinlenip beyanları alınmalı, davacının kazadan sonra gittiğini beyan ettiği hastane acil servisi kayıtları celpedilmeli, kazanın davacının çalıştığı işyerinde ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla gerçekleşip gerçekleşmediği hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup hüküm bozulmalıdır.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.