Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/4493
Karar No: 2021/5300
Karar Tarihi: 14.04.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/4493 Esas 2021/5300 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/4493 E.  ,  2021/5300 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    No : 2018/323-2019/1180
    Mahkemesi : Manisa 3. İş Mahkemesi
    No : 2015/15-2017/318

    Dava, vefat eden babasından dolayı aylık almakta iken çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığı alması ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı vekili, müvekkiline müteveffa babasından dolayı ölüm aylığı alırken, kendisine yaşlılık aylığı bağlanamayacağı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine yönelik işlemle ilgili olarak müvekkiline gönderilen 29/12/2014 tarih, 11234260-5519-19.120.539 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II-CEVAP
    Davalı vekili, müvekkili Kurumun aylık kesme işlemine yönelik işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda "Davanın reddine" karar verilmiştir.
    B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Manisa 3. İş Mahkemesi"nden verilen 23/11/2017 tarih, 2015/15 Esas ve 2017/318 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca Kaldırılmasına,
    1-Davanın kabulü ile; davalı kurumun 29.12.2014 tarih 11234260-5519-19.120.539 sayılı işleminin iptaline, karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davalı Kurum vekili, Kurumca dava konusuna ilişkin tesis edilmiş olan işlem usul ve yasaya uygun olup, davacının iş bu davaya konu ettiği talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek temyiz Kanun yoluna başvurmuştur.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Dosya kapsamından, davacı ...’un 1479 sayılı kanuna tabi sigortalı müteveffa babası Abdullah UZ’dan dolayı ölüm aylığı almakta iken, 4-a kapsamında fiil çalışmalarından kaynaklı olarak, 29.4.2011 tarihli tahsis talebine 506 sayılı kanunun geçici 81/B-h maddesi uyarınca 5851 gün üzerinden 01/05/2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, kurum tarafından davacıya 19.6.2013 tarihli yazı ile davacıya yaşlılık aylığı aldığından dolayı ölüm aylığının 01.05.2011 tarihi itibariyle kesildiğinin bildirildiği ve borç tablosuna göre yersiz ödenen 12.215 TL tutarında aylık ve 1.322 TL faiz olmak üzere toplam 13.537,76 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından yapılan itirazın kurumca reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
    1-)Davanın Yasal dayanağı 5510 Sayılı Yasanın Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması başlıklı 34. Maddesinin b bendinde “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
    b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
    1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
    2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya,
    3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının, her birine % 25"i oranında aylık bağlanır.” hükmü yer almaktadır.
    510 sayılı Kanunun 01/10/2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmıştır.
    Her ne kadar bölge adliye mahkemesince, davacının evlenmediği nüfus kayıtlarından anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, anılan yasa ve ilgili madde uyarınca somut olayda yaşlılık aylığı almakta iken aynı zamanda ölüm aylığı alması mümkün olmadığı belirgindir.
    2-) Davanın Yasal dayanaklarından, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
    a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
    b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
    Kurumun istirdadını isteyeceği yersiz ödemenin kapsamını belirlemedeki irade serbestisi de, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gereğini doğurmaktadır.
    Açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, somut olayda, davacının, yukarıda açıklandığı üzere borçluluk sıfatı mevcut olmasının kabulünün gerektiğinin gözetilmesi ile birlikte, 29.4.2011 tarihli tahsis talep ve taahhüt belgesinde ana/babadan aylık aldığına dair bilgilendirme yapan davacının müracaatında mevzuata aykırılık bulmayan kurumun, vefat eden babasından dolayı aylık almakta olmasına rağmen, davacıya ölüm aylığı kesilmeksizin, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin işlemin kurum hatasından kaynaklandığı kabul edilerek yersiz ödenen aylıkların 96/1-b hükmüne göre davalıdan tahsil edilebileceği yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi