23. Hukuk Dairesi 2013/2586 E. , 2013/4414 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı yüklenici vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeler yapıldığını, inşaata başlanmasına rağmen ... ve ... depremi nedeniyle inşaatın devamına izin verilmediğini, inşaat ruhsatının iptal edildiğini, 2001 yılındaki kriz nedeniyle inşaat maliyetlerinin arttığını ve inşaata devam edilemediğini, davacının, mücbir sebepler nedeniyle yükümlülüklerini yerine getiremediğini, davalının sözleşmeyi günün şartlarına uyarlamak yerine sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili tarafından atılan temellerin söküldüğünü, davalının başka bir yüklenici ile anlaşarak yeni bina yaptırdığını, anlaşmaya aykırı davranılması ile fesih sonucu davacı şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik ....000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; arsa malikinin birleşen davadaki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı arsa maliki vekili, davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını, taleplerin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, yüklenicinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşme ve ek sözleşmelerde belirtilen tarihlerde inşaatı tamamlamadığını, müvekkilinin maddi zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, aylık ....500,00 TL olmak üzere toplam ....500,00 TL"nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeler düzenlendiği, arsa malikinin, 07.05.2003 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi feshettiği, yüklenici şirketin ise 31.07.2003 tarihli ihtarında, binanın hali hazır durumuna göre sözleşmenin feshini gerektirmediğini belirttiği, taraflar arasındaki sözleşmenin en geç 31.07.2003 tarihi itibariyle feshedildiğinin tartışmasız olduğu, uyuşmazlıkta BK"nun 126/... maddesi uyarınca ... yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, tarafların, fesih tarihinden itibaren ... yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açtığı, arsa malikinin adresinin, Tapu Sicil Müdürlüğü ve diğer resmi dairelerden araştırması yapılmadığından ilanen tebligatın geçersiz olduğu ve arsa maliki vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, tapulu taşınmazın ya da tapulu taşınmaz payının temlikini içerdiğinden, Türk Medeni Kanunu"nun 706, Türk Borçlar Kanunu"nun 237 ve Tapu Kanunu"nun .... maddeleri ile Noter Kanunu"nun 60. maddeleri hükümleri gereğince,
kural olarak zorunlu şekil koşuluna uygun şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Ancak, adi yazılı şekilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu olan inşaatın yasal koşullarına uygun olarak büyük oranda tamamlanmış olması veya arsa sahiplerinin yükleniciye tapulu taşınmazın ya da paylarının kayden temlik etmesi gibi durumlarda TMK"nın .... maddesi hükmü gereğince, adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, yanları bağlayıcı olur.
Somut olayda, taraflar arasında, 04.07.1996, ....06.1998 ve ........2000 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve eki niteliğindeki sözleşmeler düzenlenmiştir. Sözleşmeler gereği yapılması gereken inşaat, temel seviyesinde kalmış ve uzun süre ifa beklenmiştir. İnşaat, yasal koşullarına uygun olarak büyük oranda tamamlanmadığı gibi, arsa sahibinin de yükleniciye tapulu taşınmazı kayden temlik etmediği görüldüğünden yapılan tüm sözleşmeler geçersizdir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır.
Kabule göre ise; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, taraf iradelerinin birleşmesi veya mahkeme kararı ile mümkündür. Somut olayda, mahkemece verilmiş bir fesih kararı bulunmamaktadır. Ancak, arsa maliki asıl ve birleşen davalardan önce ....07.2004 tarihinde keşide ettiği ihtar ile sözleşmeleri fesih iradesini ortaya koymuş olup, yüklenici ise, asıl davada davalı arsa malikinin sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek uğradığı zararın tahsilini istemiştir. Buna göre, fesih konusunda,taraf iradeleri asıl dava tarihinde birleşmiştir. Mahkemenin kabulü doğrultusunda düşünülse dahi zamanaşımının, asıl dava tarihinden önce işlemeye başladığının değerlendirilmesi mümkün değildir ( TBK 149.madde). Bu nedenle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeler geçersiz olduğundan, asıl dava kapsamındaki talebin, sözleşme konusu taşınmaza atılan ve daha sonra kaldırılan cüzi nitelikteki temel inşaatının arsa malikinin işine yaradığı kanıtlanamadığından; birleşen davadaki talebin ise sözleşmenin geçerli ve devamı halinde istenebilen müspet zarar kaleminden olması nedeniyle her iki davanın da esastan reddedilmesi gereklidir.
O halde, mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçeler ile reddi gerekirken,aynı sonuca yazılı gerekçelerle varılması isabetsiz ise de, sonucu itibariyle isabetli görülen kararın, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438/son maddesi hükmü uyarınca, gerekçesi yukarıdaki şekilde değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün HUMK"nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.