11. Hukuk Dairesi 2014/17284 E. , 2015/2671 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 tarih ve 2012/95-2014/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya"da yaşayan ... isimli kişiye 5.000 Euro göndermek için 10.04.2012 tarihinde davalı banka şubesine gittiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile paranın ... aracılığıyla gönderildiğini, ancak gönderilen paranın alıcısına ödenmediğini, yapılan araştırmada paranın başka bir kişiye ödendiğinin öğrenildiğini ileri sürerek, uğranılan zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ..."ın Türkiye"deki acentelerinden biri olduğunu, dava konusu işleme aracılık ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun verilen bilgileri sisteme girmekle sınırlı bulunduğunu ve müvekkilinin de bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, paranın ödenmemesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.04.2012 tarihinde Almanya"da bulunan ... isimli şahsa gönderilmek üzere 5.000 Euro"yu ... hizmeti veren davalıya teslim ettiği, 11.04.2012 tarihli ödeme belgesi ile ... adlı bir kişiye ödeme yapıldığı ancak ödeme belgesindeki imzanın, ..."un eli mahsulü olmadığının grafolojik inceleme sonucunda anlaşıldığı, bu durumda davanın haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.000 Euro"nun dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havale göndericisinin gönderdiği paranın havale alıcısı dışında üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin acentesi olduğunu ileri sürerek, ...."a izafeten davalı banka şubesine husumet yöneltmiştir. Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK"nın 119/2. maddesi gereğince acente aleyhine de ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. Bu durumda dava, paranın gönderildiği ..."a izafeten davalı banka şubesine karşı açıldığına göre karar başlığında asilin gösterilmemesi ve hükmün de asil hakkında kurulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, davacı tarafından ... isimli yabancı şirketin aynı adla kurduğu havale sistemiyle, Türkiye"deki acentalarından biri olan davalı ... . aracılığıyla yurtdışında yaşayan ... isimli kişiye gönderdiği 5.000 Euro bedelli paranın alıcı yerine başkasına ödenmesi sebebiyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2- İlkderece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, maddi vakıanın dava dilekçesinde dile getirildiği şekilde olduğu tespiti olunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Dava dilekçesinde "... (... Acentesi olması sebebiyle)" ibaresi kullanılmak suretiyle "..." davalı olarak gösterilmiş, davalı adresi olarak da ..."ın İzmir"deki .... Şubesi adresi gösterilmiştir.
4- Mahkemece davalı olarak "..." kabul edilerek tensip zaptı düzenlenmiş, ... da dava dosyasına sunduğu "davaya cevap" dilekçesinde husumetin kendisine yönelik olduğunu kabul etmiştir. Hatta davalı ..."ın talebi üzerine dava ..."ın İstanbul"daki Türkiye ofisine de ihbar edilmiştir.
5- Mahkemece oluşturulan karar başlığında ... "davalı", ... ise "ihbar olunan" sıfatıyla gösterilmiş, davalı ... temyiz dilekçesinde de, davanın kendisine karşı açılmamış olduğu savunmasında bulunmamıştır.
Zira, somut olayda "asıla izafeten" acente aleyhine açılmış bir dava yoktur. Dava dilekçesinde "izafeten" ibaresi kullanılmamış, bilakis bizzat acente sıfatını haiz ... aleyhine dava açılmıştır. O halde somut davada tartışılması gereken husus; ... acentesi ..."ın, meydana gelen zarardan acente sıfatıyla ve bizzat sorumlu tutulmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6- Yerel mahkemece, davacının ... sistemiyle ve davalı ... aracılığıyla gönderilen meblağın yerine ulaşmamış olması nedeniyle davalı ..."ın sorumluluğuna karar verilmiştir. Her ne kadar kararda hukuki sebep gösterilmemiş ise de, ..... firmasının hazırladığı Acente Tip Sözleşmesi sureti getirtilip incelenerek söz konusu sistemle gönderilen para transferleri sebebiyle oluşacak zararlardan davalı acentenin sorumlu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması gerekirken, Dairemiz sayın çoğunluğunun davanın "..."a izafeten davalı banka şubesine" husumet yöneltildiği ve bu sebeple karar başlığında ..."ın davalı olarak gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması düşüncesine katılmıyorum.