Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/3365
Karar No: 2013/4320
Karar Tarihi: ...06.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/3365 Esas 2013/4320 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı takip ettiği borçlunun üçüncü kişiden olan alacağının sıra cetveline konulması sonucu davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinden çıkartılmasını talep etmiştir. Mahkeme, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay, davacının mevcut bir alacak üzerine geçerli bir haczi olmadığı sürece sıra cetveline itiraz hakkının olamayacağına işaret ederken, müvekkilinin muvazaalı alacağı iddiasının ispatlanamamasının davanın reddine neden olamayacağına hükmetmiştir.
Kanunlar: İİK'nın 89. ve 88. maddeleri.
23. Hukuk Dairesi         2013/3365 E.  ,  2013/4320 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı vekili, müvekkilinin takibi üzerine borçlunun üçüncü kişideki alacağının hazcedildiğini, başka alacaklıların da haczi olduğundan sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinde ikinci sırada gösterilen davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı alacağının muvazaalı olduğunun tespiti ile sıra cetvelinden çıkartılmasına ve müvekkil alacağının davalıya ayrılan paydan ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, alacağının gerçek bir alacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı alacağının muvazaalı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir. Dava konusu sıra cetveli ile dağıtımı yapılan para borçlunun üçüncü kişiden olan alacağıdır. Borçlunun üçüncü kişi ile arasındaki bir hukuki ilişkiden kaynaklanan henüz doğmamış fakat doğması muhtemel alacağın haczi İİK"nın 89. maddesine göre mümkündür. İİK"nın 89.maddesine uygun haciz ihbarnmesi yerine müzekkere yazılarak haciz konulması ise, aynı yasanın 88.maddesinde düzenlenen menkul haczi hükmündedir. Haciz müzekkeresi ile ancak mevcut bir alacak üzerine haciz konulabilir. Somut uyuşmazlıkta, davacının sıra cetveline itiraz edebilmesi için öncelikle dağıtıma konu alacak üzerinde geçerli bir haczinin bulunması gerekir. Davacı alacaklının takip dosyasından müzekkere ile borçlunun ..."dan olan alacağı üzerine haciz konulması istenmiştir. Bu müzekkere İİK"nın 89.maddesine uygun bir haciz ihbarnamesi olmadığından öncelikle müzekkerinin ..."ya ulaştığı anda borçlunun mevcut bir alacağının olup olmadığı kurumdan sorulmalıdır. Müzekkerenin kuruma ulaştığı anda borçlunun mevcut bir alacağı varsa davacının mevcut alacakla ilgili olarak geçerli bir haczi bulunduğundan dava açabileceği kabul edilip işin esasına girilmelidir. Aksi durumda, davacının geçerli bir haczinden bahsedilemeyeceğinden sıra cetveline itiraz hakkı da olmayacaktır.
    Kabule göre de, bu davalarda iddia kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri olgusuna dayanmakta olup, ispat külfeti davalı alacaklıya aittir. Alacaklı alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyid eden usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Somut olayda, ispat yükü davalı alacaklıda olmasına karşın, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi