
Esas No: 2015/6297
Karar No: 2016/4666
Karar Tarihi: 26.04.2016
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/6297 Esas 2016/4666 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... çalışma alanında bulunan 104 ada 94 parsel sayılı 3.743,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, 31.10.2010 tarihinde kayden satış nedeniyle davalı ... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., ifraz ve taksime dayanarak çekişmeli taşınmazın 221 metrekarelik bölümünün kendisine ait 104 ada 95 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 104 ada 94 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 202,09 metrekarelik kısmının iptali ile bu kısmın davacıya ait 104 ada 95 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükmün, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 12.01.2015 tarihli ek karar ile değer itibariyle kararın kesin olduğu gerekçe gösterilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiş, anılan ek karar da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ..."in süresinde yaptığı temyiz istemi, mahkemenin 12.01.2015 tarih, 2012/281 Esas ve 2014/489 Karar sayılı ek kararı ile değer itibariyle hükmün kesinlik sınırında bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedilmiş ise de; davanın taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle değere bakılmaksızın temyize tabi olduğu anlaşıldığından mahkemenin 12.01.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararı ortadan kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Davacı ..., dava dışı 104 ada 95 parsel maliki olduğunu, çekişmeli 104 ada 94 parsel ile 95 parselin öncesinde bütün olduğunu ve tek kişiye aitken üç eşit parçaya bölündüğünü ve davalının bir payı da satın alarak iki hisse sahibi olduğunu, buna rağmen kendisine düşen hissenin kadastro sırasında eksik hesaplandığını belirterek 221 metrekarelik bölümün tapu kaydının iptali ile 95 parsele ilavesi suretiyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının iddiası doğrultusunda çekişmeli taşınmazın 202,09 metrekarelik bölümünün davacıya ait 104 ada 95 parsele eklenmesine karar verilmiş ise de; yapılan uygulama dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarından, dava dışı 104 ada 88, 93 ve 95 parsel ile dava konusu 94 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bütün halinde anne bir baba ayrı kardeşler İbrahim ve davacı murisi Halil"e ait iken 1970"li yıllarda aralarında yaptıkları paylaşımda 88 ve 95 parsellerin Halil"e, 93 ve 94 parsellerin İbrahim"e kaldığı, 1980"li yıllarda çekişmeli 94 parselin davalı ..."in babası İlyas tarafından satın alındığı ve oğlu davalıya kayden satıldığı, taşınmazların zemindeki sınırına göre paylaşımın yapıldığı 1970"li yıllardan beri de bu şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece, dava konusu 104 ada 94 parsel sayılı taşınmazın hükme konu edilen çekişmeli bölümünün de 1970"li yıllardan beri davalı taraf ve bayi tarafından kullanıldığı ve davalı taraf lehine Kadastro Kanunu"nun 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.