23. Hukuk Dairesi 2013/4136 E. , 2013/4294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin ....02.2007 tarihli noter ihtarnamesi ile istifa ederek ödediği aidatların iadesini istediğini, ....06.2007 tarihli genel kurulda, istifa eden ve ayrılan ortakların aidatlarının 2008 yılında dört eşit taksitte ödenmesine karar verildiğini, genel kurul kararının iptali için dava açılmadığını ileri sürerek, 232.500,00 TL aidat alacağının 01.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka iskonto faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı kooperatifin iflasına karar verildiğinden dava, kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacının talebinin, müflis kooperatiften çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 98. maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde TTK"daki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı, anonim şirket ortağının ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamayacağı, ortakların payları için ödediği miktarın, ortaklığın sermayesini oluşturduğu, sermaye payının, ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortakların kural olarak iflas alacaklısı olamayacağı, ortakların, ödedikleri sermaye borcunu, iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyecekleri, ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK"nın 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK"daki anonim şirketlere ilişkin hükümlere atıfla ortakların ödediği sermaye borcunun iflas masasına alacak kaydı olarak isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de Dairemizin ....02.2013 ve 2012/6955 E, 2013/752 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere istifa eden ortağın 1163 sayılı Kanun"un .../.... ve anasözleşmenin .../.... maddeleri uyarınca hesaplanması gereken çıkma payı alacağı, aynı Kanun"un 98. maddesi yollamasıyla TTK"nın 329 ve 405/.... maddeleri kapsamında bir alacak olmayıp, iflas masasına kaydı mümkün alacaklardandır. Davacıya iadesi gereken meblağ, ödediği aidatların toplamı kadar olmayıp, yapılan toplam ödemeden ayrıldığı yıl sonu bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden kısımlarının mahsubundan sonra bakiyesidir. Bu yasal düzenlemeye uyulmaması diğer ortaklar aleyhine
sonuç doğurduğu gibi, davacı açısından nedensiz zenginleşmeye yol açacağı kuşkusuzdur. Yatırılan aidatlardan genel gider payının düşülmesi yasa hükmü gereği olup, bundan vazgeçilmesi ancak genel kurul tarafından aksinin karar altına alınması ya da kooperatifin ortaklığı sona erenler için aksi yönde bir uygulamasının daha önce oluşmuş olması şartına bağlıdır. İstifanın gerçekleştiği 2007 yılının bilançosunu 2008 yılında görüşen ve kabul ederek kesinleştiren genel kurul kararı ile gelir gider cetvelleri ve bilanço ve ekli belgeler öncelikle davalı kooperatiften, temin edilemediği halinde ilgili Ticaret Sicil Memurluğundan ya da anasözleşmenin 41. maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik ... İl Müdürlüğünden istenip yukarıdaki ilkelere uygun olarak genel gider payının mahsubu suretiyle davacının çıkma payının ek rapor alınarak hesaplanması ve sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, İİK"nın 195. maddesindeki iflasın açılmasının müflisin müeccel borçlarını muaccel kılacağı hükmü gözönünde bulundurularak ve çıkma payı alacağının muacceliyeti ile ilgili araştırma yapılması gerekmeden, davacının iflas tarihi itibariyle çıkma payı alacağı hesaplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.