13. Hukuk Dairesi 2016/20914 E. , 2019/7452 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idareye ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 7.026,35 m2 yüzölçümlü 230 ada 1 nolu parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 6.959,85 m2 yüzölçümlü 229 ada 1 nolu parselin 01.04.2008 tarihinde açık teklif alma yöntemi ile yapılan ihale sonucu 21.04.2008 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile 230 ada 1 parsel için 400.000,00 TL, 229 ada 1 parsel için 380.000,00 TL olmak üzere toplam 780.000,00 TL bedel üzerinden %25"i peşin, kalanı 30 ay vadeli olarak 1/1 hisselerini satın aldığını, davalı idarenin taksit ödemeleri devam ederken taksitleri aksattığı gerekçesiyle davalı idare ile aralarında imzalanan sözleşmenin 2.7 maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiğini ve fesih tarihinden itibaren faiz işletilmeksizin eksik ödemeyle sözleşme gereği yapmış olduğu masrafları belirtmeksizin iade yaptığını, taksitleri ödemediği için davalının herhangi bir zararının olmadığını belirterek, sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faizsiz olarak iade edildiği bazı ödemelerin yasal faizinin ödemesi ile birlikte iade edilmeyen ödemelerin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL"sinin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 69.464,40 TL"nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Eldeki dava, davacının davalı idare ile arasındaki 21.04.2008 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığı iki daire ile ilgili sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle iade edilmeyen ödemelerin isteminden ibaret olup,uyuşmazlık gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklandığına göre, davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumundadır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemenin görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen nazara alınması gerekir. Bu açıklamalar ışığında Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre kararı temyiz eden davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararı temyiz eden davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.