13. Hukuk Dairesi 2016/10632 E. , 2019/7437 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... İcra Müdürlüğü"nün 2010/854 ve 2011/1039 esas sayılı icra takiplerine konu olan borçtan dolayı davalılara kefil olduğunu, kefalet sözleşmesine istinaden dava dışı alacaklı şirkete toplam 58.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemelere karşılık alacaklı şirketten belge aldığını ve bu belgeye istinaden davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, ancak takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ... İcra Müdürlüğü"nün 2014/439 Esas sayılı takip dosyasına yapılmış olan itirazın kısmen iptaline, takibin 40.157,32 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden devamına, tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıların borcuna kefil olarak icra dosyalarına yaptığı ödemelerin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, dava dışı alacaklı şirketten davacının yaptığı ödemeler sorulmuş, 15.6.2015 tarihli yazı ile dava dışı alacaklı şirket davacının 2010/854 E sayılı icra dosyasına ilişkin olarak borcu icra dairesine ödediği, 2010/1039 E sayılı dosyasına ilişkin borcu da 2.11.2012 tarihinde 20.000,00 TL olarak ödediğini beyan etmiştir. Mahkeme de bu beyan doğrultusunda davacının 2010/854 E sayılı dosyasına ilişkin olarak asıl alacak olan 20.157,32 TL"yi ödediğini kabul ederek davanın kısmen kabul vermiştir. Ne var ki, 2010/854 E sayılı icra dosyasının incelenmesinde davacının, 12.6.2012 tarihinde 25.000,00 TL 14.6.2012 tarihinde 7.000,00 TL ve 15.6.2012 tarihinde 3.155,68 TL"yi icra dairesine ödediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece 2010/854 E sayılı icra dosyasında davacı tarafından yapılan tüm ödemeler dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- İİK.nun 67/2. maddesi hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağının mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması da gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenebilmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi mümkün nitelikte bulunması yeterli olup, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İcra İnkar tazminatı aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.371,58 TL. kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.