13. Hukuk Dairesi 2016/27264 E. , 2019/7426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındak alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 16.1.2015 tarihinde davalıya ait kinci el aracı satın aldığını, satın aldıktan sonra yapılan bakım neticesinde aracın motorunun bütünüyle değişmesi gerektiği bilgisinin verildiğini, aracın tamamen gizli ayıplı olduğunu davalının bu durumu bildiği halde kendisini yanıltarak aracı almasını sağladığını, bu nedenlerle satış sözleşmesinin iptaline, ödenmiş olan satış bedeli 16.500,00 TL"nin iadesine ve bakım için harcanan 5.500,00 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bunun mümkün olmaması halinde araçta bulunan gizli ayıpların onarım bedeli olan 9.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aracı kontrol ederek aldığını, iki aylık süre içerisinde kullanım hatası ile soruna kendisinin sebebiyet vermiş olabileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 29.01.2015 tarihli iş emri ile davacının durumu öğrendiği, ancak davalıya 13.3.2015 tarihli noter ihtarnamesi ile bilgi verdiği, gizli ayıp için süresinde ihbarda bulunmadığı ve aracı ayıbı ile kabul etmiş saydığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, gizli ayıplı araç nedeni ile ödenilen bedelin iadesi ve yapılan masrafların tahsiline, mümkün olmaması halinde onarım masrafının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı ayıpların kendisinden gizlendiğini ileri sürmekte davalı ise bilerek alındığını savunmaktadır. Mahkemece aracın bakım için servise girdiği 29.01.2015 tarihi dikkate alınarak ihtar tarihi itibari ile makul sürede gizli ayıbın satıcıya bildirilmediği vurgulanmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Her şeyden önce davalının cevap dilekçesinde süresinde ihbar yapılmadığına dair savunması bulunmamaktadır. HMK"nun 141. maddesinde, tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise iddia veya savunmanın genişletilemeyeceği yahut değiştirilemeyeceği, ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümlerinin saklı olduğu öngörülmüştür. Davalının, ön inceleme aşamasında sonra ileri sürdüğü, süresinde ihbar yapılmadığına ilişkin beyan HMK"nun 141. maddesi uyarınca savunmanın genişletilmesi kapsamındadır.
2-Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre, ""Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır."" Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Somut olayda, mahkemenin kabulüne göre davacı yanca gizli ayıp fark edilir fark edilmez satıcıya bildirilmemiş olup, alıcı aracı ayıbıyla kabul etmiş sayılmalıdır. Ne var ki yasa uygun bir süre aramakta olup, davacının aracı aldıktan sonra servise başvurması, gerekli incelemelerin yapılması, sorunun tespiti noktasında servis fişleri dikkate alınığında ihtar tarihine kadar yasanın aradığı oranda uygun bir sürede bildirimde bulunulmuş olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci ve ikinci bentler gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.