Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/17678
Karar No: 2015/2407
Karar Tarihi: 23.02.2015

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/17678 Esas 2015/2407 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2014/17678 E.  ,  2015/2407 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2014 tarih ve 2014/68-2014/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkillerinin, taşınmazlarını davalı sigorta şirketine sigorta ettirdiklerini, 19/05/2013 günü yağan dolu nedeniyle ekili buğdaylarının büyük zarar gördüğünü, davalılar nezdinde görevli sigorta eksperleri tarafından zarar tespiti yapıldığını, ancak belirlenen zararın gerçek zarardan düşük olması nedeniyle yaptırdıkları delil tespitine dayanarak, müvekkillerinin zararlarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    ... (....) ve.... vekilleri, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketler olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ünvanla herhangi bir tüzel kişilik bulunmadığını savunarak, davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf ile .... Şubesi acenteliğinde bitkisel ürün sigortası poliçesi imzalandığı, poliçenin 5363 sayılı yasa kapsamında olduğu, davalı yanın ... olması gerektiği, dava dilekçesinde, davanın (husumetin)....na yöneltilmek istendiği anlaşılmış ise de, davalı tarafın tam olarak anlaşılamadığı, ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ıslah yoluyla taraf değişikliği yapmanın da mümkün olamayacağı,bu haliyle davalı yanın taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
    Tarafın iradi değişikliği konusu 6100 sayılı HMK"nın 124. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
    (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
    (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
    (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” Anılan düzenleme ile iradi taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup, karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak, yasa yapıcı (3 )ve (4). fıkralardaki istisnai düzenleme ile aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın, maddi hata sebebiyle, mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülmesi halinde mutlaka karşı tarafın rızasının aranmasının yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmayan bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceğini bu nedenle yargılamanın gereksiz yere uzayabileceğini hatta yeni dava açılması sonucunu doğurabileceğini göz önünde bulundurarak, maddî hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğini mümkün hale getirmiştir. O halde usul hukuku kurallarına göre, karşı tarafın izni olmaksızın taraf değişikliğinin geçerli olabilmesi için, davacının tarafı yanlış göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığını veya dürüslük kuralına aykırı olmadığını ortaya koyması gerekir.
    Somut olayda, davaya cevap veren dava dışı .... vekili ile ... vekilinin yazılı beyanlarında, davacının davalı tarafı gösterirken hataya düşerek, taraf sıfatı olmayan kişilere husumet yönelttiğini ifade ettikleri, ancak mahkemece dilekçelerin davacıya tebliğ edilmediği bu haliyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi sağlanmadan, erken ön inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece, öncelikle davaya cevap veren dava dışı ... vekili ile .. vekilinin dilekçelerinin davacıya tebliği ile davacıya HMK"nun 124. maddesindeki hakka dayalı olarak, taraf değişikliği yapabilmesi için fırsat tanınması, davacının kendisine tanınan kesin mehilde taraf değişikliği talebinde bulunması halinde dava dilekçesinin bu kişilere tebliği ile yargılamaya değişen kişi/ kişilerle devam olunması, aksi halde taraf (pasif husumet) ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, davacıya yasal hakkını kullanma imkanı tanınmaksızın karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi