
Esas No: 2015/10659
Karar No: 2019/1347
Karar Tarihi: 05.03.2019
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Uyuşturucu madde ticareti yapma - Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/10659 Esas 2019/1347 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, iki suçun incelendiği davada kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kanun yolu talebinin incelenmesinde durma kararı niteliğinde olduğu için itirazla ilgili gerekli kararın yetkili itiraz merciince verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ise adli arama kararı ve yazılı adli arama emri alınmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve sanığın savunmasına aksi delil bulunmadığı için sanığın beraat yerine mahkumiyetine karar verildiği belirtilmiştir. Ancak sanığın TCK'nın 53. maddesi kapsamında belirlenmesi gereken durumu belirlenmeden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmemesinin yanlış olduğu sonucuna varan mahkeme, kararı bozmuştur. Kanun maddeleri: TCK 191. madde (kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma), TCK 53. madde (hak ve yetkilerin kullanımı).
20. Ceza Dairesi 2015/10659 E. , 2019/1347 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
2-Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan
tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
2-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet
Temyiz edenler : 1-Cumhuriyet savcısı (Sanık lehine)
2-Sanık ve müdafii
Tebliğnamedeki düşünceler : İade - Onama
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kanun yolu talebinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK"nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, hükmün incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na İADESİNE,
B-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesinde :
04.01.2013 tarihinde sanığa ait ikametin üst katındaki metruk halde olduğu gözlemlenen teras katından açık kimliği tespit edilemeyen ve yakalanması mümkün olmayan bir şahsın kaçtığının görülmesi üzerine, ikametin sanığa ait olduğunun tespit edildiği, CMK’nın 116., 117. ve 119. maddelerine uygun şekilde "adli arama kararı"" ve ""yazılı adli arama emri"" alınmadan ikametin eklentisi niteliğinde olan teras katında yapılan aramada soba içerisinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, ""suçun maddi konusu"" ve ""suçun delili"" olarak hükme esas alınamayacağı, ayrıca kaçan şahsın sanık olduğuna dair kesin bir tespit yapılamadığı gibi sanığın savunmasının aksine, suça konu uyuşturucu maddelerle ilgisinin olduğuna dair, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1-Sanığın TCK’nın “53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, “kendi alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar vermek gerektiği gözetilmeden, 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması ve 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Adli Tıp Kurumu Başkanlığı"nca suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
05.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.