Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/9767
Karar No: 2019/7394
Karar Tarihi: 18.06.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/9767 Esas 2019/7394 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, ilk çocuğunu davalı doktor ... tarafından sezeryanla doğurduğunu ancak doğumdan sonra rahatsızlıklar yaşadığını ve sonraki hamileliğinde de aynı doktoru tercih ettiğini ancak 6-7 aylık hamile iken başlayan şiddetli ağrılar nedeniyle davalı ... Kadın Doğum Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırıldığını ve burada yapılan müdahale sonucu rahmindeki bebeğin sezeryanla alındığını belirterek, hastane ve doktorların bilinçsiz ve dikkatsiz eylemleri sonucu rahmini kaybettiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur. Dava, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkemece, davalılar yönünden tefrik kararı verilmeden davaya girilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak karar bozulmuştur. Kararda, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi ile belirtilmiştir.
13. Hukuk Dairesi         2017/9767 E.  ,  2019/7394 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar ... ve diğerleri vekili avukat ... geldi. Duruşmalı temyiz eden davacı ve diğer davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı, ilk çocuğunu 2009 tarihinde sezeryanla doğurduğunu, bu hamilelik döneminde tüm tedavi ve kontrollerinin ve doğumun davalı doktor ... ... tarafından yapıldığını, bu ameliyattan sonra rahatsızlıklar yaşamaya başladığını, ilk doğumdan 1,5 sene sonra yine hamile kaldığını, aynı hastaneye ve aynı doktora muayeneye gittiğini, 6-7 aylık hamile iken aniden başlayan şiddetli ve sancılı ağrılar üzerine 07/05/2010 tarihinde davalı ... Kadın Doğum Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırıldığını, tıbbi müdahalelerinin yapıldığını, rahmindeki bebeğin sezeryan ile ameliyat sonucu alınarak kuveze konulduğunu, Özel ... Hastanesine kaldırıldığını, taburcu olduktan sonra ... Kadın doğum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan Birgül Gülarslan isimli doktorun kayınpederi ve eşine ilk doğumda annede ameliyat sonunda parça bırakıldığını, bu parçaların zamanla çürüme yaptığını, annenin hayatının tehlikede olması nedeni ile çürümüş parçaları temizlerken rahmini almak zorunda kaldıklarını söylediğini, hastane ve doktorların bilinçsiz ve dikkatsiz eylemleri sonucu ... alınarak doğurma özelliğini kaybettiğini ileri sürerek ameliyat sonucu rahminin alınmasına yol açan davalılardan fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    1-Dava, hatalı tedavi sonucu uğranılan zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanesi ile bu hastanede Devlet Memurları Kanuna tabi olarak çalışan doktorları da zarardan sorumlu tutarak eldeki davayı açmıştır. Bu davalıların sorumluluğuna dayanak yapılan olgular, kamu hizmetiyle ilgili ve hizmet kusuruna ilişkindir. Hal böyle olunca, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. 6100 sayılı HMK"nın 114. maddesinde de yargı yolu dava şartları arasında sayılmış olup dava şartlarının mevcudiyeti mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir. O halde, mahkemece bu davalılar yönünden tefrik kararı verilerek, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddedilmesi gerekirken, tüm davalılar yönünden davanın esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
    2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazların incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi