15. Ceza Dairesi 2018/38 E. , 2018/3640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK"nın 157/1, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın olay tarihinde hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen ... ile birlikte ... caddesi üzerinde bulunan ... köprüsü üstünde yanlarında taşıdıkları sahte altını müştekiye sattıkları, müştekinin altınlar karşılığında cep telefonunu verdiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddia olunan olayda;
Sanık savunması, müşteki beyanı, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair verilen mahkumiyet hüküm ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısı ile sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun"un 34 maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253 maddesi ile 05/08/2017 tarih ve 30145 sayılı Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği"ne göre, soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafii ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır" hükümlerine yer verildiği,
Bu hukuksal bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, müştekinin 08/03/2012 tarihli duruşmada adresini ‘’...’’ olarak bildirdiği, mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra, uzlaştırmacı tarafından müştekinin sorgusunda beyan ettiği adres yerine doğrudan mernis adresi olan “.........” adresine uzlaştırma teklif formu gönderildiği, ancak bu adreste iç kapı numarası (hane no) bulunmadığından yetersiz olduğu gerekçesiyle iade edildiği, yine uzlaştırmacının sanığa hiç bir şekilde uzlaşma teklif formu da göndermemesi karşısında, müştekiye ulaşılamadığı gerekçesiyle uzlaşma sağlanamadığını belirterek, hazırladığı tutanağı mahkemeye gönderdiği, mahkemece de usul ve yasaya aykırı olarak, tarafların uzlaşamadığı şeklinde hazırlanmış tutanağa istinaden karar verildiğinin anlaşılması karşısında, müştekiye ve/veya sanığa usulüne uygun olarak meşruhatlı tebligat yapılması ve 5271 sayılı CMK"nın 253 maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan uzlaştırma işlemlerine dayalı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.