10. Hukuk Dairesi 2015/17658 E. , 2017/5580 K.
"İçtihat Metni".....
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 14.02.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca davalılardan müşterek ve müteselsilen rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Kurum sigortalısı ....."ın dava dışı ......şoför olarak çalıştığı, 14.2.2011 tarihinde yönetimindeki ......plakalı araç ile ..... seyir halinde iken ... yönetimindeki.... plakalı aracın çarpması sonucunda sağ dikiz aynasının hasar gördüğü, sigortalının kazayı müteakip adli işlemleri yaptıktan sonra aracına binmek için kapıyı açtığı sırada hasarlı olan aynanın yere düşmesi ve kırılan cam parçalarının sağ gözüne isabet etmesi sonucunda yaralandığı, sürekli iş göremezlik durumuna girdiği anlaşılmaktadır.
Meydana gelen trafik-iş kazasında alınan kusur raporuna göre davalı ..."ın %50 oranında kusurlu olduğu, olayda %50 kaçınılmaz ve kötü tesadüfün rolü bulunduğu, kazalı sigortalının ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
İş kazası ve meslek hastalıklarının büyük bölümü işverenler tarafından iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki mevzuat hükümlerine uyulması ile önlenebilecek niteliktedir. Ancak kaçınılmaz dış etkenler ve kötü rastlantılar nedeniyle işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda hukuki ve teknik tüm gerekler yerine getirildiği halde iş kazası veya meslek hastalığı gerçekleşebilmektedir ki; bunlar “kaçınılmazlık” olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda; kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte ve meslek hastalıkları bakımından süreçte bilimsel ve teknik kurallar ve olanaklar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen zararın kısmen veya tamamen meydana gelmesi durumu olarak tanımlanabilir.
Kaçınılmazlık olgusunda, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın, sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. Kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların birçoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.
Somut olay değerlendirildiğinde, kazalı sigortalı sürücünün durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermediği,hasarlı ayna camlarının kapı açıldığında yere düşme ihtimaline karşı daha dikkatli davranmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kaçınılmazlık olmaz.
Mahkemece, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, kazalı sigortalı sürücünün müterafik kusuru da irdelenerek ,yeniden kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....