13. Hukuk Dairesi 2016/22972 E. , 2019/7378 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı eczacı ile davalı ... arasında imzalanan 2012 tarihli protokol uyarınca davacının hastalara ilaç sağlaması karşılığında ücretini de ..."dan tahsil etmeye başladığını, davacı eczacıya yapılan 88973858/18631150/7.459042 sayılı sözleşme ihlali konulu, 20.05.2014 tarihli yazı ile kurum müfettişleri tarafından hazırlanan 17.05.2013 tarih ve 105835/SRŞ/01 sayılı rapora göre kuruma fatura edilen reçetelerden eczane protokolünün 4.3.6 maddesi uyarınca faturalandırılmış olan 24.400,08 TL meblağlı reçetenin 2012 yılı protokolünün 5.3.10 maddesi uyarınca, eczacı ya da eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte ilaç fiyat kupürü fatura edildiği tespit edildiğinden reçete bedelinin 10 katı olan 244.000,80 TL tutarında cezai şart uygulandığını, yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının 24.400,08 TL reçete tutarı, 244.008,80 TL cezai şart olmak üzere toplam 268.400,88 TL borçlu olmadığının tespiti ile reçete ve cezai şart tutarını tahsil edilmesi şeklindeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, uygulanan cezai şartın sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne; davalı ..."nın yaratmış olduğu muarazanın önlenmesine, davacının 24.400,08 TL reçete tutarı, 244.000,80 TL cezai şart tutarı olmak üzere toplam 268.400,88 TL borçlu olmadığının tespitine, bu borcun ödenmesine ilişkin cezasının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı Kurum tarafından 2012 yılı Eczane Protokolünün 5.3.10. maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan 244.000,80 TL cezai şart bedeli ile 24.400,08 TL reçete bedelinin tahsili yönündeki işlemin haksızlığın tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Davaya konu cezai işlemin dayanağının Kurum müfettişlerince hazırlanan inceleme raporu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş; Mahkemece alınan 02.10.2015 tarihli bilirkişi kurul raporuna göre; sahte ilaç kupürlerinin düzenlenmesinde, Eczacı ... ve eczane çalışanlarının katkısının bulunduğu veya kupürlerin sahteliğinden bilgileri olduğu ve 3. Kişilerle işbirliği yapıldığı konusunda kanıtlayıcı bilgi ve belge bulunmadığını, eczacı tarafından çıplak gözle kupürlerin sahteliğinin anlaşılamayacağını, 2012 yılı eczane protokolünün 5.3.10 maddesi 2. paragraf hükmü doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, ... tarafından yapılan protokolün 4.3.6 ve 5.3.10 maddesi ilk paragrafı doğrultusunda reçete tutarı 24.400,08 TL"nin yasal faizi ile tahsili ve 10 katı tutarında 244.000,80 TL cezai şart uygulanması yolundaki işlemin yasal dayanaktan yoksun olduğunun bildirildiği görülmüş, bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, söz konusu cezai işlemin dayanağı olan kurum müfettişleri tarafından hazırlanan 17.05.2013 tarih ve 105835/SRŞ/01 sayılı Teftiş Kurulu Raporu celbedilmeden ve davaya konu işlemler nedeniyle davacı eczacı ve/veya çalışanları hakkında açılan ceza soruşturması veya kovuşturması olup olmadığı konusunda araştırma yapılmadan karar verildiği görülmüştür.
6098 sayılı BK.nun 74.maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar hukuk mahkemesini bağlar. Bu nedenle açılmış bir ceza davası var ise ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekir. Davacı eczacının, kurumu zarara uğratmak kastıyla hareket edip etmediği, bir başka ifadeyle hakkında uygulanan cezai şartın unsurlarının oluşup oluşmadığı ceza soruşturması sonucunda belli olacaktır. Hal böyle olunca, ceza soruşturması sonucunun HMK.nın 165. maddesi de gözetilerek bekletici mesele yapılması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi zorunludur. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde işin esasına girilmesi usul ve yasaya aykırıdır ve bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.