(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2014/4407 E. , 2014/12150 K.
"İçtihat Metni"Davacı ... ile davalı ... aralarındaki kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili davasına dair ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.03.2013 günlü ve 2012/310-2013/135 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 03.12.2013 günlü ve 2013/10088-2013/17100 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine tüm dosya ve eklerinin yeniden incelenmesi sonucunda, mahkeme kararının aşağıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan bozma yapıldığı, ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu"nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7. ve 13. fıkraları gereğince harç ve vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu nedenle ve aşağıda açıklanan nedenlerle kabulüne, Dairemizin 03.12.2013 gün ve 2013/10088-17100 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Davada kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak tazminat istenilmiş, mahkemece taşınmazın bir kısmına fiilen el atıldığı, kalanın ise imar planında yol ve yeşil alan olarak belirlendiği ve mülkiyet hakkının kısıtlandığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile ... Belediye Başkanlığı yazısından; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında yol, yeşil alan ve konut dışı kentsel çalışma alanında kaldığı, konut dışı kentsel çalışma alanında kalan çok az bir kısmının (76,78 m²"si) müstakil olarak tek başına yapıya elverişli olduğunun belirtildiği, fen bilirkişi raporuna göre de A ve B harfleri ile gösterilen toplam 336,50 m²"lik kısmına sokak yolları yapılmak suretiyle el atıldığının saptandığı, el atılmayan büyük kısmının planda yol ve konut alanı olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır.
1-Taşınmazın fiiilen el atılan kısmı yönünden yapılan incelemede;
Her ne kadar taşınmazın bir kısmına el atıldığı bellirtilmiş ise de, ara sokak niteliğindeki el atılan kısımlara davalı ... belediyesince yol yapıldığına ilişkin bir tespitte bulunulmadığı, taşınmazın imar planında kısmen yol olarak belirlenmesi nedeniyle husumetin davalı idareye yöneltildiği, davalı idare tarafından taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşıldığından, mahkemece dava konusu taşınmazın yalnızca A ve B harfleri ile gösterilen 336,50 m²"lik kısmına asfalt dökerek fiilen el atan idarenin taraflar ve ilgili belediyelerden araştırılarak hangi belediyenin sorumluluk alanında kaldığı belirlenip, yalnızca fiilen el atılan kısım yönünden söz konusu fiili el atmayı gerçekleştiren idarenin davaya dahil edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davalı idare yönünden davanın kabulü,
2-Taşınmazın fiilen el atılmayan 1397,61 m²"lik kısmı bakımından yapılan incelemede ise;
Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmakta olup somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194 sayılı İmar Kanunu"nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumu da idari eylem olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.–2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu"nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu"nda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Bu nedenlerle; fiilen el atılmayan taşınmaz bölümü yönünden davacı tarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca bu kısma yönelik davanın tefriki ile davanın usulden reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
3-Karar tarihinden sonra 11.06.2013 günü yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarıyla getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” ve “… bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında davacı lehine maktu vekalet ücretine ve Harçlar Tarifesi uyarınca maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 08.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.