19. Hukuk Dairesi 2014/5865 E. , 2014/10353 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2013
NUMARASI : 2010/299-2013/395
Taraflar arasındaki birleşen ipoteğin terkini-senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı T. Halk Bankası vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A. B.."in davalı bankadan almış olduğu küçük işletme destek kredisi için borcun teminatı olarak taşınmazı üzerinde banka lehine ipotek tesis ettiğini, ipoteğin bağlı bulunduğu bu borcun 18/02/2009 tarihinde kapatıldığını, yine A. B.."in davalı bankadan almış olduğu tüketici kredisi borcunun da kapatıldığını, müvekkilinin ve A. B.."in adlarına davalı bankaya bir borç kalmadığını, müvekkilinin davalı bankadan ipoteğin terkinini talep ettiğini, ancak talebinin kabul edilmediğini, ipotek senedinde müvekkil aleyhine düzenlenen maddelerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu belirterek söz konusu ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı banka vekili, ipotek senedinde de açıkça belirtildiği üzere söz konusu ipoteğin dava dışı A. B.."in almış olduğu krediye özgülenmediğini, sorumlu tutulabileceği bütün durumlara teşmil edildiğini, A..B."in müvekkil bankaya karşı dava dışı başka bir şahsa kullandırılan ve ödenmeyen kredinin kefili olarak da sorumlu olduğunu, bu sorumluluk ortadan kaldırılmadıkça ipoteğin terkin edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A. B.."in davalı bankadan almış olduğu küçük işletme destek kredisi için borcun teminatı olarak taşınmazı üzerinde banka lehine ipotek tesis ettiğini, ancak söz konusu ipotek senedinin ilk sayfası dışındaki sayfalarında müvekkilinin imzasının olmadığını, dolayısıyla senedin geçerliliğini yitirdiğini belirterek öncelikle senedin şekil şartlarını taşımaması nedeniyle iptaline aksi halde müvekkilinin imzası bulunmayan sayfaların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/05/2013 tarihli duruşmada, daha önce tapu müdürlüğünce gönderilen senette müvekkilinin imzasının bulunmaması nedeniyle birleşen davanın açıldığını, ancak daha sonra senet asılları istendiğinde müvekkilinin imzasının bulunduğunu gördüklerini, birleşen davanın açılmasına kendilerinin sebep olmadığını beyan etmiştir.
Birleşen davada davalı tapu sicil müdürlüğünü temsilen maliye hazinesi vekili, senedin tüm sayfalarında davacının imzasının olduğunu, senette şekil yönünden bir eksiklik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı banka vekili, davacının birleşen davaya konu itirazından vazgeçtiğini, bir anlamda davasından feragat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; asıl ve birleşen davalar davacısının dava dışı A. B.."in asıl ve birleşen davalar davalısı bankadan çekmiş olduğu kredi nedeniyle 125.000,00 TL"lik borca karşılık taşınmazı üzerine banka lehine ipotek tesis ettirdiği, ipotek tesis senedinde ekteki 1 ila 12 maddelik şartlar dahilinde ipoteğin geçerliliğinin kararlaştırıldığı, ancak bahsedilen şartların içeriğine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği, ayrıca 125.000,00 TL"lik borç dışında hangi miktarlı borca yönelik ipoteğin devam edeceğinin açıkça belirtilmediği, ipoteğin A. B.."in kefil olduğu borçlar yönünden de devam edeceğine dair el yazısı ile yazılmış bir ifadeyi içermediği, sözleşme içeriğinin yazılış biçimi, kullanılan ifadeler dikkate alındığında asıl ve birleşen davalar davacısı açısından yeterli anlaşılırlık düzeyinde bulunulmadığı ve gerçek iradesini yansıttığına dair kanaat oluşturacak bir durumunda bulunmadığı, ipotek tesis senedi ekindeki bu 12 maddelik resmi senet başlıklı şartların genel işlem şartı niteliğinde görüldüğü, A. B.."in almış olduğu kredi nedeniyle tesis edilen ipoteğin dayanağı olan borcun sona erdiği, bunun yanında senet aslı üzerinde asıl ve birleşen dava davacısı tarafından yapılan inceleme sonucunda senetteki imzaların kendisine ait olduğunun beyan edilmesi karşısında şekil yönünden geçersiz bir sözleşmenin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalar davacısı vekili ve asıl ve birleşen davalar davalısı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalar davacısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İpotekle teminat altına alınan dava konusu kredinin ticari kredi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İpotek akdi, 6098 sayılı TBK"nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce yapıldığından somut olayda 818 sayılı BK"nın hükümlerinin uygulanması gerekir. Genel işlem şartları tacirleri de kapsayacak şekilde 6098 sayılı TBK"nın 20 vd. devamı maddelerinde düzenlenmiş olup bu kanunun yürürlüğünden önceki dönemde sadece tüketicileri ilgilendirmek üzere 4077 sayılı TKHK"nın 6.maddesinde düzenlenen genel işlem şartlarının da somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından asıl ve birleşen davalar davalısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalar davacısı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalar davalısı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde davacı ve davalı Türkiye Halk Bankası"na iadesine, 02.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.