
Esas No: 2019/10769
Karar No: 2022/1594
Karar Tarihi: 07.02.2022
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10769 Esas 2022/1594 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, özel belgede sahtecilik suçundan hüküm verdi. Ancak hüküm açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten sonraki suç için dava zamanaşımının durduğu göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun hüküm açıklamaya dair kararın gerekçeli ve delillerle desteklenmesi gerektiğine dair ilkesini hatırlattı. Ayrıca, Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki hükümlere uygun olarak, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmasının zorunlu olduğunu belirtti. Son olarak, Anayasa Mahkemesi'nin kanun maddelerinden birini iptal ettiği için, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kararda bahsedilen kanun maddeleri 5271 sayılı CMK'nin 231/8, 231/11, 34, 230. ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56, 63/10, 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleridir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMK'nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.12.212 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 18.03.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli, 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK'nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. CMK'nin 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2)Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104. ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince özel hüküm niteliğinde bulunan, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesi gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulması, ön ödemenin yerine getirilmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 07.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.