Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/813
Karar No: 2015/1959
Karar Tarihi: 16.02.2015

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/813 Esas 2015/1959 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2015/813 E.  ,  2015/1959 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2012 tarih ve 2009/18-2012/1447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin yetkili acentesi olan ihbar olunan adına hayat sigortası yapmak üzere diğer davalı ..."ın acente yetkili satış temsilcisi olduğundan bahisle müvekkillerinin murisi ..."in iş yerine geldiğini, müvekkillerinin murisinin hayat sigortası yaptırmak istediğini, davalı ..."ın muris adına hayat sigortası yaptırılacağından bahisle davalı sigorta şirketi adına zimmetli ... nolu .... nolu başvuru formunu doldurup murise imzalattığını, müvekkillerinin murisinin sigorta prim bedeli olarak toplam 12.000,00 TL"yi, davalı ... hesabına havale ettiğini, poliçenin düzenlenip gönderilmemesi üzerine murisin davalı ..."ı aradığını, davalının talebi uyarınca ayrıca 1.800,00 TL"yi ihbar olunan acentenin hesabına havale ettiğini, sonrasında davalı ..."ın sigorta şirketiyle alakasının olmadığının, müvekkili adına hayat sigortası yerine ferdi kaza sigorta poliçesi düzenlenildiğinin, bu suretle murisin dolandırıldığının ortaya çıktığını, muris tarafından yapılan şikayet üzerine ceza davasını açıldığını ileri sürerek müvekkillerinin murisi tarafından havale edilen 13.800,00 TL"nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı.... vekili, diğer davalı ..."ın şirketleriyle bir alakasının bulunmadığını, ihbar olunan acentenin dava konusu işlem ve benzeri işlemler nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, diğer davalı tarafından tahsil edilen paraların müvekkiline aktarılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Diğer davalı tebligata rağmen cevap vermemiş duruşmalara iştirak etmemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre; dava konusu olayda işlem yapmaya poliçe düzenlemeye ve prim toplamaya ihbar olunan konumundaki acentenin yetkili olduğu, davalı ..."ın acente adına hizmet verdiği sırada davacıların murisini dolandırdığı, bu eylemi nedeniyle yargılanıp ceza aldığı, söz konusu kararda davalı ..."ın poliçe düzenlemeye yetkili olmadığının belirlendiği, ceza mahkemesinin olayın oluşuna ilişkin kararının hukuk mahkemesini bağlayacağı, davalı ..."ın eylemi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı, davalı ..."ın kendisine
    poliçe tanzimi hususunda gönderilen paralara rağmen poliçe düzenlenilmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiği, öte yandan 1.800,00 TL"lik ödemenin davalı ..."ın talimatıyla gönderilip gönderilmediğinin anlaşılamadığı bu paranın ihbar olunan acente sahibi adına gönderildiği, gönderilen para uyarınca muris adına ferdi kaza sigorta poliçesi tanzim olunduğu, bu poliçenin prim bedeli düşüldükten sonra bakiye kısmın acenteden tahsilinin gerektiği, sözleşmede yazılı olmadığından ve ... tarafından dolandırılma neticesinde gönderildiği ispat edilemediğinden bu kısım hakkında davalı ... yönünden açılan davanın yersiz olduğu gerekçesiyle davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüyle 7.000,00 TL"nin ödeme tarihi olan 29.12.2005, 5.000,00 TL"nin ödeme tarihi olan 30.12.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı ..."dan tahsiline karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, haksız ödenen sigorta prim bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece; Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2006/481 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın bu dava yönünden kuvvetli delil mahiyetinde olduğundan bahisle davalı sigorta şirketi hakındaki davanın reddi cihetine gidilmiş ise de emsal gösterilen dosya, mahiyeti itibariyle bu dava yönünden kuvvetli delil niteliği taşımamaktadır. 6762 sayılı TTK"nın 116. ve devamındaki maddelerde acenteliğe ilişkin düzenlemeler mevcut olup somut olayda sigorta ilişkisinden kaynaklı alacak isteminde bulunulduğundan aynı yasanın 1264 ve devamındaki maddeler ve 1264/1. madde yollamasıyla BK"nın olaya uygun düşen hükümleri uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi gereklidir. Dosya içerisindeki belgelerden ve özellikle....."ne hitaben ihbar olunan ..... yetkilisi ..... tarafından yazılıp imzalanan belgeden; ihbar olunanın davalı sigorta şirketi adına sigorta acenteliği faaliyeti yürüttüğü, diğer davalı ..."ın acente ve sigorta şirketi ile yasal bir bağı bulunmamakla birlikte acente adına poliçe düzenleyip pirim tahsil ettiği, bu faaliyetleri sırasında acenteye zimmetli başvuru formlarını kullandığı, davalı sigorta şirketinin de bu eylemlere sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. BK"nın 100. maddesi uyarınca bir borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden kaynaklanan hakkın kullanılmasını yetkisi içinde olsa bile bir yardımcı şahsa gördüren kimsenin yardımcı şahsın işlerini yaparken verdikleri zararlardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda ihbar olunan acente davalı sigorta şirketinin yardımcı kişisi konumundadır. Bu itibarla davalı sigorta şirketi acente adına yetkisiz de olsa faaliyet gösteren diğer davalı ..."ın eylemlerinden, kusuru olmasa bile, dava konusu olay zamanında yürürlükte bulunan 818 sayılı BK"nın 100. maddesi (6098 s. TBK m.196) uyarınca sorumludur. Diğer davalı ...; yetkisi bulunmadığı halde davacıların murisini, hayat sigortası poliçesi düzenleneceğinden bahisle yanıltmış, sigorta pirimi adı altında muristen para tahsil etmiş ancak anlaşmaya aykırı biçimde hayat sigortası poliçesi yerine ferdi kaza sigortası poliçesi düzenlenmesine sebep olmuştur. Davalının bu eylemlerinin BK"nın haksız fiile tekabül eden hükümleri kapsamında görülmekle bu davalı yönünden davanın kısmen kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda; davacıların murisi tarafından ilk etapta davalı ... hesabına toplam 12.000,00 TL havale edilmiş, sonrasında yine davalı ...."ın beyan ve yönlendirimeleri neticesinde ihbar olunan acente hesabına 1.800,00 TL"nin havalesi sağlanmıştır. Dava dışı acente hesabına yatırılan 1.800,00 TL ile muris adına 24.12.2005 başlangıç tarihli ferdi kaza sigortası poliçesi de düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden bu poliçenin feshedilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Bahsi geçen poliçenin feshedilmemiş olması halinde poliçe primi olarak
    tahsili gereken 138,60 USD haricinde tahsil edilen paranın murise iadesi zorunludur. Bu açıklamalar doğrultusunda davacıların murisinin davalı ... hesabına havale ettiği toplam 12.000,00 TL yönünden her iki davalının BK"nın 51. maddesi uyarınca ve yukarıda açıklanan sebeplerle sorumlu olacağı, ferdi kaza sigortası için davalı sigorta şirketinin acentesi .... hesabına yatırılan 1.800,00 TL yönünden ise "geçerli bir poliçenin bulunması halinde" tahsili gerekli 138,60 USD bedelli prim dışında kalan miktar, aksi taktirde tahsil edilen 1.800,00 TL paranın tümü yönünden ve aynı sebeplerle davalıların sorumlu bulundukları gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 16/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi