19. Hukuk Dairesi 2014/7901 E. , 2014/9951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2011/610-2013/167
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında müvekkilinin iki adet faturaya ilişkin mal bedeli ve faiz alacağı bulunduğu halde davalı yanca ödeme yapılmadığını, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu edilen iki faturadan faiz alacağına dair faturanın yasal dayanağı bulunmadığı gibi diğer faturaya konu malzemelerin de müvekkilince davacıya iade edildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle, asıl alacak 4.741,49 TL için takip tarihindeki faiz oranının takip tarihinden itibaren uygulanması suretiyle takibin devamına, 3.369,99 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında özetle; “Davacı tarafın takibe konu yaptığı iki adet faturadan bir tanesi oto ekipman bedeli, diğeri ise faiz alacağına yönelik olarak düzenlenmiştir. Davalı taraf davacı yanca müvekkiline teslim edilen oto ekipmanlarının delil listesi ekinde sunduğu iki adet tutanakla davacıya iade edildiğini savunmuştur. Mahkemece davalının ibraz ettiği tutanaklar üzerinde davalı temsilcisinin imzasının bulunduğu gözetilerek, HUMK’nun 230/234.madde hükümleri uyarınca davacı şirket yetkili temsilcisinin isticvap edilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, öte yandan davacının faiz istemine konu fatura alacağının ne şekilde oluştuğu da belirlenmeden bu kalem istem yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; teslim belgesindeki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olduğunun davacı vekilince kabul edildiği, faiz alacağı ile ilgili olarak alınan 20/06/2012 günlü esas ve 27/11/2012 günlü ek rapor alındığı, bu raporda davacı şirket tarafından akaryakıt alımlarına ilişkin düzenlenen faturaların davalı şirkete tebliğine ilişkin bir tespit yapılamadığının saptandığı, borçlunun usulen temerrüde düşürülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine davalı lehine hükmedilen 3.492,51 TL. kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı takibinde haksız ise de akaryakıt alım faturalarına dayalı ilamsız icra takibinin İİK"nın 67/2. maddesi anlamında kötü niyetli olarak yapıldığı kanıtlanamadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.