Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2008/21764
Karar No: 2010/4827
Karar Tarihi: 05.04.2010

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2008/21764 Esas 2010/4827 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2008/21764 E.  ,  2010/4827 K.

    "İçtihat Metni"

    ........

    Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Kasım1997-Ocak 2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur.
    Davacı, davalı tarafından yapımı üstlenilen.....inşaatında Kasım 1997-Ocak 2003 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitini istemiş, davalı tarafından 15.12.1997-2002/8. ay arasında 945 gün kısmi bildirimin yapılmıştır. Kooperatif tarafından 3917 sayılı Yasaya göre değerlendirme yapılmasına ilişkin Kuruma verilen dilekçede sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarih 30.09.2002 olarak bildirilmiştir. Öte yandan davalı adına 15.06.1993 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamında tescili yapılan kooperatif inşaatı işyeri, 30.09.2002 tarihinde yasa kapsamından çıkarılmıştır. Hal böyle olunca; kooperatif inşaatın hangi tarihte tamamlandığı, 30.09.2002 tarihinden sonra davacının çalışmasının bulunup bulunmadığı, çalışması var ise bu çalışmalarının davalı nezdinde geçip geçmediği araştırılmalıdır.
    Davacıya ait hizmet cetvelinden; davacının dava konusu dönemde...... ait ....sicil numaralı işyerinde çalıştığı ve bu işyerinden 01.12.1998-30.04.1999 tarihleri arasında 150 gün bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu işyerinin davalı ile ilgisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davalı ile ilgisinin bulunmadığının anlaşılması halinde çakışan bu dönem dışlanarak karar verilmelidir.

    ....

    Davalı işveren, davacının ......’da ikamet ettiği ve bu nedenle yurtdışına sık sık çıktığı iddia etmiştir. Bu husus emniyet ve pasaport kayıtlarından araştırılmalı, tesbite konu çalışmalara ilişkin olarak işveren nezdindeki belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan, işverenin bordrolarında kayıtlı olan ve taraflar ile menfaat çatışması olmayan kişilerin somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
    Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
    2-Kabule göre de; hüküm fıkrasında davalıya ait işyerinde geçen hizmet süresinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile tespitine karar verilen eksik olan gün sayısı gösterilmeyerek “talep sürelerinde.....’lı olarak değerlendirilen günler dışında davacının sürekli çalıştığının tespitine” ibarelerinin kullanıldığı, bu şekliyle kararın infaza elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
    Kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388 ve 389. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “iki tarafa tahmil ve bahşedilen haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ..."e iadesine, 05.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    ......


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi