12. Ceza Dairesi 2015/9478 E. , 2016/6785 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 3.450 TL maddi ve 7.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacı vekilinin 10.11.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/61 Esas - 2011/210 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 13.09.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 10.11.2011 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, davacı vekilinin, Ankara 6. Noterliği tarafından düzenlenmiş 05722 yevmiye numaralı 29.04.2009 tarihli genel vekaletnameye istinaden, haksız tutuklama nedenine dayalı olarak, davacı adına tazminat talebinde bulunduğu ve vekaletnamede, davacı adına dava açma hak ve yetkisi bulunduğunun ve tazminat talebinin dayanağı olan beraat hükmünün kesinleşmesinden veya dava tarihinden sonra vekilin davacı tarafından azledildiğine dair azilnamenin bulunmaması nedeniyle, davacı ile vekili arasında vekalet ilişkisinin devam etmekte olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin 1. bendinde yer alan bozma isteyen düşünceye ve manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun vasıf, mahiyet ve niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi nedeniyle tebliğnamenin 2. bendinde yer alan bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizce bozma ilamından sonra benimsenen görüşe göre, davacının sanık olarak yargılanıp beraat ettiği Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/61 Esas - 2011/210 Karar sayılı dosyasında kendisini vekil ile temsil ettirdiği, beraat hükmü ile birlikte davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ve beraat hükmünün kesinleştiği 13.09.2011 tarihinden öncesine ait 01.03.2011 tarihli serbest meslek makbuzunun ibraz edilmesi karşısında, bu makbuz üzerinde yazılı toplam 1.750 TL’sinden, beraat kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen maktu vekalet ücreti olan 1.100 TL’si çıkartıldıktan sonra kalan 650 TL’nin maddi tazminata dahil edilmesi gerekirken 1.750 TL’nin tamamının dahil edilmesi ve tutuklanmadan önce öğrenci olduğunu iddia eden davacının bu dönem içerisinde maddi zararını vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamadığı nazara alınıp, davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplanacak 3.843,75 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir ise de, bozma ilamından önce davacı vekilince, davacının beraat ettiği dosyada ödediği vekalet ücreti dışında ayrıca 3.377,23TL’nin de maddi tazminat kapsamında talep edildiği gözetilerek, HMK‘nın 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” kuralı uyarınca talep edilen miktarı geçmeyecek şekilde 3.377,23 TL’nin de maddi tazminata eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde maddi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 2. fıkrasının içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine 2. fıkra olarak, “Dosyadaki belgelere ve bilirkişi raporuna göre, maddi zarar konusunda davacı vekilinin belge ibraz etmemiş olması sebebiyle tazminata konu işlem tarihindeki yaş durumu da dikkate alınarak bilirkişi raporuna göre 3.377,23 TL"nin ve Alaplı Asliye Ceza Mahkemesindeki dava dosyasıyla ilgili 01/03/2011 tarihli serbest meslek makbuzuna göre ödenmesi gereken 650 TL vekalet ücreti de olmak üzere toplam 4.027,23 TL"nin maddi tazminat olarak;” ibarenin hükme yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.