3. Hukuk Dairesi 2014/10519 E. , 2014/16239 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması-iştirak nafakasının indirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2011 yılında evlendiğini, ... isimli müşterek çocuklarının bulunduğunu, ...1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/389 E-2010/478 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını, müvekkilinin bu karar gereği davalı için 300 TL yoksulluk nafakası, çocuklar içinde ayrı ayrı 500"er TL iştirak nafakası ödediğini, müvekkilinin 2008 yılından bu yana ekonomik kriz sonucu işlerinin kötüye gitmesi nedeni ile nafakaları ödeyemeyecek duruma düştüğünü, müvekkilinin ekonomik anlamda zor durumda olduğunu, davalının ... Oteli SPA bölümünde müdür olarak çalıştığını, davalının taraflar evli iken alınan evi satarak annesi üzerine ev aldığını, ikamet olarak kullandığı evin annesine ait ev olduğunu ileri sürerek, davalıya ödenen yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasını, müşterek çocuklar için ayrı ayrı 500 TL olarak hükmedilen iştirak nafakasının 150"şer TL"ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının yükümlülüklerinden kurtulma çabası olarak açtığı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı ..."in ...Otel SPA bölümünde çalıştığı, aylık 2.500 TL gelirinin bulunduğu, annesinin evinde oturduğu, kira ödemediği, davacının üzerine kayıtlı taşınmaz, araç bulunmadığı, ortağı olduğu ... Halıcılık İnşaat Emlak Turizm Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin üzerine kayıtlı taşınmazlarda birçok haciz bulunduğu, söz konusu şirketin 66.509,47 TL vergi borcu bulunduğu, davacının aylık 2.000 TL geliri olduğu, 15.660,43 TL Bağ-Kur prim borcunun bulunduğu, 274,21 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu, nafaka borcunu ödeyemediği için hakkında icra takibi
yapıldığı, nafaka borcu nedeniyle İcra ceza Mahkemesinde yargılandığı, tanık beyanlarına göre, davacının işlerinin kötü gittiği, davalının çalışıyor olması ve davacının ekonomik durumuna göre yoksulluk nafakasının devamının ve müşterek çocuklar için ayrı ayrı 500 TL iştirak nafakası ödemesinin mümkün olmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ödenen 300 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına, müşterek çocuklar için ödenen aylık 500"er TL iştirak nafakasının ayrı ayrı 250 TL"ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yoksulluk nafakasının kaldırılmasına yönelik temyiz itirazlarının;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İştirak nafakalarının indirilmesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TMK."nın 182/2.maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.
Türk Medeni Kanunu"nun 327/1.maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1.maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK."nın 331.maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Somut olayda; tarafların 26.11.2010 tarihinde boşandıkları, boşanma ilamının 22.10.2012 tarihinde kesinleştiği, davalı eş lehine 300 TL yoksulluk nafakasına, müşterek iki çocuk lehine ayrı ayrı 500 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davacının ekonomik durumunun kötüleşmesi nedeniyle nafaka miktarlarını ödemekte zorlandığı gerekçesi ile 11.02.2013 günü eldeki davayı açtığı, davalının Hilton Otelde SPA bölümünde aylık 2.500 TL gelirle çalıştığı, davacının emlakçılık yaptığı, aylık gelirinin yaklaşık 2.000 TL olduğu, her iki tarafında kira vermeden ailelerinin evinde oturdukları anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki taraflar arasındaki boşanma davasının yargılaması sırasında taraflar hakkında yaptırılan ekonomik sosyal durum araştırmasında, davalı kocanın ... Club Otelde halıcılık yaptığı, yıllık gelirinin 15.000 TL olduğu, ...Ltd.Şti. nin %50 ortağı olduğu ve buradan da geliri bulunduğu, aylık 350 Euro kira gideri olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacının ... Halıcılık İnşaat Emlak Turizm San. ve Tic. Ltd Şti"nin %50 ortağı olup, söz konusu şirket adına kayıtlı üzerlerinde bir çok haciz bulunan 9 adet taşınmaz (mesken niteliğinde) bulunduğu, 13.12.2013 tarihi itibariyle vadesi geçmiş 66.509,47 TL vergi borcu bulunduğu, davalının 22.08.2013 tarihi itibariyle 15.660,43 TL sigorta prim borcu bulunduğu, 274.21 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında ödenmeyen nafaka miktarları nedeniyle icra takibi yapıldığı, nafaka borcunun ödemediğinden İcra Ceza Mahkemesinde yargılandığı, ancak söz konusu dava ve cezaların düşürüldüğü görülmüştür.
Buna göre; davacı aleyhine hükmedilen iştirak nafakalarının hükmedildiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında geçen zaman içinde müşterek çocukların büyüdüğü, bunun doğal sonucu olarak ihtiyaçlarının da arttığı, nafaka yükümlüsü davacının ekonomik durumundaki değişikliklere kendisinin neden olması, hiç kimsenin kendi kusurundan hak elde edemeyeceği, boşanma sırasındaki aylık geliri ile bu davadaki aylık gelirinde artış olduğu da nazara alındığında davacının şahsi ekonomik ve sosyal durumunda olağanüstü bir değişiklik olmadığı açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece; nafaka yükümlüsü olan davacının ekonomik ve sosyal durumunda, dava konusu iştirak nafakası miktarlarında indirim yapılmasını haklı kılacak bir değişikliğin olmadığı gözönünde bulundurularak, iştirak nafakalarının indirilmesine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın, iştirak nafakalarının artırılması yönünden, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.