
Esas No: 2020/19267
Karar No: 2022/1386
Karar Tarihi: 14.02.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/19267 Esas 2022/1386 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyeti, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine gerçekleşmiş. Ancak hüküm açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa usulsüz bir şekilde tebliğ edildiği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirtilmiş. Ayrıca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz kanun yoluna tabi olduğu ifade edilerek dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. Maddesi
- Tebligat Kanunu'nun 21/1. Maddesi
- Tebligat Kanunu'nun 21/2. Maddesi
- Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 Maddesi
- Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. Maddesi
- CMK'nın 231. Maddesi'nin 12. Fıkrası
"İçtihat Metni"
Mahkeme : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 46. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen 04/11/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın bildirdiği adresine doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesi gereği tebliğ edildiği dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın da usulsüz olarak kesinleştirildiği dolayısıyla bu kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak da sanığa verilen 11/05/2016 tarihli mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz dilekçesinin, 04/11/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 14.02.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.