Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5318
Karar No: 2019/3449
Karar Tarihi: 23.05.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/5318 Esas 2019/3449 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı ile davalı arasındaki itirazın iptali davası, davacı vekilinin temyizi üzerine incelenmiştir. Mahkeme, davacının banka hesapları ile ilgili iddialarını yeterince incelemeden karar verdiği için, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dosyadaki bilgilerden, davacı adına açılan hesaplarda para hareketleri ve ödeme emirleri olduğu belirlenmiştir. Davacı hesabından yapılan para çıkışları ile ilgili imzaların davacıya ait olup olmadığı, hesabın kontrolünün davacıda olup olmadığı gibi konuların araştırılması gerekmekte ve savcılığa yapılan şikayetin durumu da incelenmelidir. Mahkemenin verilecek kararın kesinleşmesinden önce ceza mahkemesinin kararının beklenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeplerle hüküm bozulmuştur.
TBK. m. 74: \"Hak sahibi, haksız ödemeden veya ödenen onay hükmünden doğan sonuçların ortadan kalkması için, bu kapsamda olduğunu ileri süreceği bir davayı açabileceği gibi, hukuk dışındaki hükümlülükler için de haksız ödemeyi yapan kişiye başvurarak ödemiş olduğu miktarı geri isteyebilir. Ancak, bu madde, sadece haksız ödemeden doğan maddi hakları düzenler.\"
19. Hukuk Dairesi         2017/5318 E.  ,  2019/3449 K.

    "İçtihat Metni"



    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
    - KARAR -
    Yerel mahkemece verilen 14.02.2012 tarihli davanın reddine ilişkin kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.02.2013 gün, 2012/10537 E.-2013/2225 K. sayılı ilamı ile;
    Davacı vekili yargılama sırasında ... Bankası ... Şubesinde açılan hesapların müvekkili tarafından açılmadığını, söz konusu hesapların açılışına ilişkin evrakların celbi ile imzaların incelenmesini talep etmiştir.
    Mahkemece açıklanan bu talep hesabın davacı adına olması nedeniyle kabul edilmemiştir. Halbuki, açıklanan talep gözetildiğinde ilgili bankadan hesabın kim tarafından açıldığı, açılma şekli, açıldıktan sonraki hesap hareketlerini gösterir bilgi ve belgelerin celbi ile konusunda uzman bilirkişiden davacının bu yöndeki iddiaları konusunda rapor alınması gerekirken bu yönde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, alınan bilirkişi raporlarında davalının ... adına gönderdiği bir miktar paranın ... hesabından ...’un anılan ... Bankası ... Şubesindeki hesabına, ...’un hesabından da tekrar davalı hesabına gönderilmiş olduğu bildirilmiştir. Gönderilen paranın davacı hesabından tekrar davalıya gönderilmesinin nedeni üzerinde de yeterince durulmaksızın bu yönde de eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir” gerekçeleriyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasından sonra tek kişi ve üç kişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporları alınmış, davacı vekili alınan tek kişilik bilirkişi raporuna verdiği dilekçe ile kapsamlı olarak itiraz etmiş, üç kişilik bilirkişi raporunun alınmasından sonra verdiği dilekçesinde ise iddiası ile ilgili olarak ... C. Başsavcılığı’na davalı şirket yetkilileri ve ... Bankası Şube görevlileri hakkında şikayette bulunduğunu bildirerek şikayet dilekçesi örneğini sunmuştur. Mahkemece davacı vekilinin itirazları karşılanmadığı gibi savcılığa yapılan şikayet akıbeti de araştırılmamıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davalının davacıya olan borcunun davacının banka hesabına havale veya EFT yolu ile ödendiği, davacının ise ... Bankası ... Şubesi’ndeki hesapların kontrolünde olmayan hesaplar olduğu yönündeki iddiasından kaynaklanmaktadır. Mahkemenin çözümlemesi gereken maddi vakıanın özü budur. Dosyadaki bilgilerden davacı adına hesabın açıldığı, para hareketleri ve ödeme emirleri konusunda bulgular olduğu gibi bilirkişi raporu ekinde hesap sahibi tarafından bankaya havale veya EFT talimatları verildiğine dair fotokopi evrakın bulunduğu, yine internet yolu ile EFT işlemlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı hesabından para çıkışına ilişkin bu talimat yazılarındaki imzaların aidiyetinin davacıdan sorulması, kabul edilmemesi halinde asılları getirtilerek imza incelemesi yaptırılması, içinde bilişim uzmanı ve bankacılık konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu heyetten bilgisayar programlarındaki hesap hareketleri ve banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak meselenin özü, yani davacının hesabının davacının kontrolünde olup olmadığı konusunda rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Zira davacı adına olan hesaba davalı tarafından yapılmış bir kısım ödemeler bulunduğu gibi faktoring şirketleri tarafından yapılmış ödemeler ve yine anılan bu hesaptan davalıya olan yüklü miktarda ödemeler de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bulgulardan yararlanarak konunun mahkemece çözümlenmesi gerekmektedir. Diğer yandan davacının şikayetine ilişkin savcılık soruşturması akıbeti araştırılıp, dava açılıp açılmadığı da sorulmalıdır. Dava açılması halinde ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine dair kararının TBK. m. 74 uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek bunun sonucunun beklenerek, mahkemece verilecek ve kesinleşecek kararın üzerinde de durulmalıdır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi