
Esas No: 2020/17687
Karar No: 2022/1422
Karar Tarihi: 14.02.2022
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/17687 Esas 2022/1422 Karar Sayılı İlamı
Özet:
İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığa uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı verdi. Ancak, kararda yer alan bazı yanlış uygulamalar nedeniyle sanığın temyiz itirazları kabul edildi ve hüküm bozuldu.
Özet olarak, mahkeme kararında sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçu işlediği ve suç tarihinde yürürlükte olan TCK'nın 191. maddesi uyarınca cezalandırıldığı belirtiliyor. Ancak, hükümden sonra yapılan değişiklikler nedeniyle basit yargılama usulü uygulanan durumlarda cezanın dörtte bir oranında indirilmesi gerektiği ve suç eşyası satın alımı veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı bilgisi de veriliyor. Bu nedenle, hüküm bozuluyor ve açıklanması gereken detaylar hakkında ek sorular yöneltiliyor.
Detaylı olarak bahsedilen kanun maddeleri:
- TCK'nın 191. maddesi: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak için bulundurma suçunu düzenler.
- CMK'nın 251. maddesi: Basit yargılama usulü hakkında düzenlemeler içerir.
- TCK'nın 165. maddesi: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu düzenler.
- CMK'nın 253. maddesi: Uzlaşma kapsamına alınan suçlar
"İçtihat Metni"
Mahkeme : İZMİR 23. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Dosya incelendi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Hükmün açıklanmasına neden olan karardaki suçun TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçu olduğu, 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı, bu suçla ilgili uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden sorularak anılan suç yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 14/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.