16. Hukuk Dairesi 2014/12684 E. , 2015/170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 525 parsel sayılı 4300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... Köyü Tüzel Kişilği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası ile davacı ..."in davalılar ... ve ... aleyhine açtığı tapu iptali tescil ve müdahalenin meni davası, dava konusu parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ..., taşınmazın kendi tapulu yeri iken köye okul yapılması için hibe ettiği, davacı ..."in hakkı bulunmadığı iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 525 sayılı parselin davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taşınmazın hem ... ve müştereklerine ait 1/21 sayılı tapu kaydı, hem de ...oğlu ... ve müştereklerine ait 2/14 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, ...oğlu ... ve müştereklerine ait tapu kaydının daha eski tarihli ve sahih esaslı olması nedeniyle değer verileceği, her iki tapu maliki tarafından okula bağışlandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ..., taşınmazın 1/21 sayılı tapu kapsamında olup, intikalen kendisine kaldığını, okul yapılması için Köy Tüzel Kişiliğine bağışladığını, okul kaldırılarak başka yere inşa edildikten sonra yeniden taşınmazı kullanmaya devam ettiğini iddia etmiştir. Taşınmaza uyduğu kabul edilen 08.02.1946 tarih ve 91 sıra numaralı ...oğlu ... ve müşterekleri adına kayıtlı tapu kaydı İskan Kanuna göre oluşturulmuş, yine davacı ..."in dayandığı 23.11.1951 tarih ve 90 sıra numaralı tapu kaydı davacı ... oğlu ... ve müşterekleri adına oluşturulan tapu kaydı da Hazine"nin tevzi suretiyle iskanen oluşturulmuştur. Tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu kabul edilmiş ise de; tapu kayıtlarının uygulaması soyut nitelikte olup taşınmaza uyup uymadıkları ya da hangi bölümlerini kapsadığı tam anlaşılmadığı gibi taşınmazın tespit tarihine kadar kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için tapu kayıtlarının oluşum belgeleri, iskan kayıtları ve iskan haritaları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yaşlı ve tarafsız ve taşınmazları iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları katılımı ile keşif yapılmalı, keşifte her iki tapu kaydı 3402 sayılı Kanun"un 20. maddesi uyarınca yöntemince varsa haritası ile birlikte zemine uygulanmalı, davacı ..."in dayandığı 21.11.1951 tarih ve 90 sıra numaralı tapu kaydının güney sınırında geçen “... çayırı”nın 08.02.1946 tarih ve 91 sıra numaralı tapu maliki ...oğlu ... Aktaş olup olmadığı sorulup her iki tapu kaydının birbirini hudut okuyup okumadığı saptanmalı, 08.02.1946 tarih ve 91 sıra numaralı tapu kaydı, hudutlarında okunan 10/22, 12/31 nolu tarlalara ilişkin iskan kayıtları getirtilmek suretiyle malikleri tespit edilerek bu sınırların taşınmazın etrafında bulunup bulunmadığı belirlenmek suretiyle uygulanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından gösterilen sınırlar fen bilirkişi krokisinde işaretlendirilmeli, fen bilirkişisinden tapu kayıtlarının dayanağı iskan kayıtları ve varsa iskan haritalarından, komşu parsel tutanaklarından da faydalanılarak keşif ve uygulamayı her iki tapu kaydının kapsamını gösterir şekilde ayrıntılı rapor ve kroki alınmalı, tapu kayıtlarının iç içe girip girmediği ya da taşınmazın bir bölümüne ait olup olmadıkları belirlenmeli, tapu kayıtlarının taşınmazı kısmen ya da tamamen kapsaması halinde hukuki değerlerini koruyup korumadıkları tartışılmalı, bu amaçla yerel bilirkişiler ve tanıklardan tespit tarihi olan 2009 yılına kadar taşınmazın kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın köy tüzel kişiliğine hibe edilip edilmediği, kim tarafından hibe edildiği, okul başka yere taşınınca taşınmazın tespit tarihine kadar kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususlarından ayrıntılı bilgi alınmalı, yapılan uygulama sonucu yukarıda sözü edilen her iki tapu kaydının aynı yere ilişkin olduğunun anlaşılması halinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 14.05.1984 tarih 1983/10 Esas, 1984/4 sayılı kararında da belirtildiği gibi “İskan mevzuatı çerçevesinde temlik ve tapu siciline tescil olunan gayrimenkullerin daha sonra tekrar aynı mevzuat uyarınca başka birine temliki halinde 2510 sayılı Kanun"un 23. maddesine 3667 sayılı Kanunla eklenen 3. fıkra hükmüne göre iskan mevzuatı çerçevesinde temlik edilen gayrimenkullerde hak iddia eden kişilerin fiilen el koymadan itibaren 1 yıl içinde dava açmaması halinde artık ayni hakkın bedele dönüşeceği” öngörüldüğünden sonradan oluşturulan davacının dayandığı 23.11.1951 tarih 90 sıra numaralı tapu kaydına değer verileceği hususu araştırılıp değerlendirilmeli ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabuül ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının temyiz edene iadesine, 26.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.